<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>izmirLife - izmir kent günlüğü &#187; METROSCENTRIC</title>
	<atom:link href="http://www.izmirlife.com/tag/metroscentric/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.izmirlife.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Jan 2012 14:45:27 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>METROPAGAN KADINLAR</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2009/02/11/metropagan-kadinlar/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2009/02/11/metropagan-kadinlar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2009 07:26:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Sağlam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Sağlam]]></category>
		<category><![CDATA[BANKAMÜLK]]></category>
		<category><![CDATA[co-empathy]]></category>
		<category><![CDATA[DERTPATİ]]></category>
		<category><![CDATA[empati]]></category>
		<category><![CDATA[enlightened]]></category>
		<category><![CDATA[KOMPATİ]]></category>
		<category><![CDATA[METROBURCU]]></category>
		<category><![CDATA[METROPAGAN]]></category>
		<category><![CDATA[METROSCENTRIC]]></category>
		<category><![CDATA[Metroseksüel]]></category>
		<category><![CDATA[morgic]]></category>
		<category><![CDATA[mortgage]]></category>
		<category><![CDATA[tragypathy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=2768</guid>
		<description><![CDATA[


İster beğenin ister dövünün: Değişen ve gelişen Türkçeye her gün yeni sözcükler ve bazılarımızca yadırganacak ifadeler ekleniyor. Yazılı, görsel ve işitsel medyada çok okunan veya izlenen biri ya da herhangi bir yazar, bazılarının hoşuna giden yeni bir sözcük bulduğunda veya -çoğunlukla yapıldığı gibi- tercümesine dahi gerek duymadan dışarıdan aynen ithal ettiğinde, o kelime “medya çalışanları” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2009/02/11/metropagan-kadinlar/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2009%2F02%2F11%2Fmetropagan-kadinlar%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22METROPAGAN%20KADINLAR%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2769" style="border: 3px solid black; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;" title="METROPAGAN KADINLAR" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/2009/02/metropagan.jpg" alt="" width="550" height="126" /><br />
İster beğenin ister dövünün: Değişen ve gelişen Türkçeye her gün yeni sözcükler ve bazılarımızca yadırganacak ifadeler ekleniyor. Yazılı, görsel ve işitsel medyada çok okunan veya izlenen biri ya da herhangi bir yazar, bazılarının hoşuna giden yeni bir sözcük bulduğunda veya -çoğunlukla yapıldığı gibi- tercümesine dahi gerek duymadan dışarıdan aynen ithal ettiğinde, o kelime “medya çalışanları” tarafından o hafta içinde o kadar çok kullanılıyor ki, bir de bakıyorsunuz Türkçemiz yeni bir kelime kazanmış bile&#8230;</p>
<p>Yeni ithal sözcüklerin sayısı çok fazla değil; ama her gün milyonlarca patentin alındığı bir dünyada yıldırım hızıyla üretilip pazarlanan bilimsel ve teknolojik ürünlere verilen isimler, bu ürünlerle birlikte hem evimize ve işyerimize, hem de kelime dağarcığımıza giriyorlar. Ve yaklaşık bir yıl sonra da bu tür kelimeler sözlüklerde yerlerini alıyorlar dilimizi biraz daha “zenginleştirerek”.</p>
<p>Ayrıca, iyi ve kötü yönleriyle kabul etmeye mecbur kaldığımız, güçlü bir kasırga gibi bizi ve diğer tüm kültürleri önüne katıp sürükleyen ve nereye gittiğini kimsenin tahmin edemediği bu küresel düzenin her şeyine biraz da bağnazca karşı koymak, bence, a- olanaksız, b- zararlı. (Burada, Türk Dil Kurumu çalışanlarına çok önemli bir iş düşüyor; ama ne yazık ki dünyayı izleyen ve muhtemel etkilere karşı erken tedbir alabilen dinamik bir iç kurulları olmadığı için çağın gereksinimlerine yanıt veremiyor; aksine, bir bürokrat hantallığı içinde hareket ediyorlar. Aynı hantallık ve umarsızlık onları uyarmayan, onlara yardımcı olmayan bizlerde de var.)</p>
<p><strong>A- Olanaksız;</strong> çünkü bunca yeni kelimeye tez elden karşılık bulmak -gerçekçi olalım ki- artık hiçbir dil için mümkün değil. Siz karşılık buluncaya kadar, teknolojiyi ve kültürel ögeyi ithal edenler o ürünü üretenin koyduğu isimle piyasaya sürüyorlar ve o orijinal isim maalesef kalıcı oluyor. (Bazı bilgisayar terimlerine Türkçe isimler bulunmuş olması yüzde bir gibi çok düşük bir oran oluşturduğu için, sürekli olarak o örneği vermek de bence abes kaçıyor.)</p>
<p><strong>B- Zararlı;</strong> çünkü bir tür dil ırkçılığına varan korumacılıklar, artık dilimizi ve dolayısıyla düşünce hayatımızı fakir bırakmaktan öte bir işe yaramıyor. Bir dilin fakir kalması ve çağdaş kavramların eksikliğini yaşaması demekse; o dili konuşanların sığ düşünmesi ve dünyayı anlayamaması demektir.</p>
<p>Bütün bu nedenlerden ötürü, ben  Türkçe sözcüklerde yer alan bütün yerli ve yabancı kelimeleri kullanmaktan yanayım artık. (Yerli kelime sayımızın yüzde kırklarda olduğunun genel kabul gördüğü düşünülürse, yabancı sözcüklere karşı çıkmanın dilimizi ve dolayısıyla düşüncemizi ne denli sığlaştırdığı daha kolay anlaşılabilir sanıyorum.) Ancak; onları Türkçe’nin ses uyumuna ve yazılışına uyarlamamız da şart.</p>
<p>Gelelim örneklerimize ve önerilerimize&#8230; Bir İngiliz magazin yazarının bulduğu ve bakımlı şehirli erkek tipini tanımlayan METROSEKSÜEL kelimesi bu tür bir ithal “beyin çocuğu”. (İtiraf etmeliyim ki, dilimizi kirlettikleri ve bizi Batılı kavramlarla düşünmeye itip öz kültürümüzden uzaklaştırdıkları için bu tür kelimelere beyin çocuğu yerine, -içimden- “onun bunun çocuğu” deyip hayıflanıyordum daha geçen seneye kadar.)</p>
<p><strong>1- “Metroseksüel”</strong> dilimize ve yazılarımıza tutundu; artık değiştiremezsiniz. Ne var ki, erkekler için bulunan bu sözcüğün dişi versiyonu unutuldu galiba. Benim önerim; <strong>METROBURCU</strong>&#8230; Burcu burcu parfüm kokan, bakımlı şehirli kadınlar&#8230; Bunun İngilizce karşılığına da <strong>METROSCENTRIC </strong>“metrosentrik” sözcüğünü teklif edeceğim bugün. “Scent” hoş koku, parfüm anlamlarına geldiği için&#8230;</p>
<p><strong>2- Bir diğeri;</strong> son zamanlarda sıkça duyduğumuz ve “mortgage” biçiminde yazılan, ipoteğe dayalı ev kredisi anlamına gelen ve “morgıç” diye yanlış telaffuz edilen “morgic” (veya “môgic”). Tüm gazeteler bunu “mortgage” olarak yazıyor, devlet adamlarımız ve bakanlarımız dahi “morgıç” biçiminde telaffuz ediyorlar. Mülk, banka kredisi sayesinde alındığı ve borcu bitinceye kadar bankanın malı sayıldığı için bu sisteme ben ÖDÜNÇEV veya kabullenilmiş bir kelime olan “devremülk”ten hareketle <strong>BANKAMÜLK </strong>karşılıklarını öneriyorum. (“Banka ve mülk sözcükleri de Türkçe değil ki” dediğinizi duyar gibiyim. İşte ben de bunu itiraz ediyorum zaten; kelimenin kökünün Türkçe olması benim için bir zorunluluk değil artık. Anlaşılır olsun ve bizi okunduğu gibi yazılmayan kelimelerden kurtarsın, yeter! ) Bu sözcüğe karşılık olarak TDK “tutsat” kelimesini önermişti, ne yazık ki tutmadı&#8230;</p>
<p><strong>3- Küreselleşme </strong>yüzünden diğer tüm inanç sistemleriyle de sıkı iletişim kuruyor; etkileniyor ve etkiliyoruz. Ayrıca, son yıllarda giderek artan çok iyi plânlanmış ve geniş bütçeli misyoner faaliyetleri bazılarımızı din değiştirmeye kadar sürükledi. Hint, Çin ve Japon inançlarına dayalı “kişisel gelişim ve mutluluk” dersleri veya uygulamalı kursları büyük şehirlerimizde papatyalar gibi bitivermeye başladı. Buralara yüksek ücretler ödeyip yeni “inanç”lar edinen ve kendini iyi hisseden bay ve bayanlarımız giderek artıyor. Ama bunlara yeni bir isim konmuş değil. Benim önerim; <strong>METROPAGAN</strong>. Neden pagan?.. Çünkü bunların tümü eski pagan inançlarının birer modern versiyonu da ondan.</p>
<p>Daha önceleri önerdiğim bazı kelimeleri henüz kullanana rastlamadım; ama ben kitaplarımda kullanıyorum ve İnternet tarihine kaydolsun diye burada tekrar hatırlatmayı da uygun buluyorum:</p>
<p><strong>4- KOMPATİ:</strong> İngilizcesi “empathy” olan “empati” kelimesi dilimize çoktan girdi, iyi de oldu, herkes sık sık kullanmaya başladı ve en azından başkalarının duygularını anlamamıza bir nebze katkısı oldu. Ancak; empati bazen yanlış kullanılıyor. Empati, bir duygu değildir; bir anlama biçimidir. Karşımızdakinin duygu ve deneyimlerini hayal gücü sayesinde anlamaktır; bunları onunla paylaşma yeteneğini gösterme yoludur; kurduğumuz “duyguları anlama köprüsü”nde buluşmaktır. Ancak, bu iletişim o iki kişiyi her zaman mutlu etmez. Üzerinde mutlu olunan köprüye KOMPATİ “<strong>co-empathy</strong>” denir.</p>
<p><strong>5- DERTPATİ: </strong>Sempati, empati, antipati, kompati derken; bari bir de dertpati olsun dedim. Buna İngilizcede bir karşılık yoktu; onlara da “<strong>tragypathy</strong>” kelimesini önerdim. (Ne yazık ki Oxford sözlüklerine henüz girmediğini de biliyorum.)<br />
Dertpatiyi, aradaki nüansı kaçırdıktan sonra dertleşme kavramı ile karıştırmayın lütfen. Birinin dertlerini, acılarını dinlemeye, Türkçede “dertleşme” diyoruz. Dertpati ise daha derin bir kavram. Biriyle empati köprüsünde durup konuşurken ve acılarını anlayıp paylaşırken onun derdiyle dertleniyorsak, bu dertpatidir. Yani, karşılıklı dertlenmek gibi bir duygusal paylaşım&#8230; (Yıllar önce, çok sevdiği kocasını kaybetmiş bir komşumuz vardı. Haftada bir gün bize gelir, annemle karşılıklı ağlaşırlardı. Dertpati kelimesini o teyzeye adıyorum.)</p>
<p><strong>6-  Aydın</strong> ve entelektüel kavramları da apayrı iki şey; fakat maalesef aynı anlamda kullanılıyorlar. Dünyada sayıları çok az olan aydınlara yakışan ve “<strong>enlightened</strong>” kavramına karşılık olacak bir başka sözcük bulmanızı rica ediyorum hepinizden ve özellikle TDK’dan.</p>
<p>“Dilde anarşiye ve bağnazlığa hayır; yaratıcılığa evet” sloganıyla bitirirken, hepinize sevgi ve saygılarımı gönderiyorum.</p>
<p><strong><a title="Diğer yazılarım" href="http://www.izmirlife.com/category/yazarlar/mehmet-saglam-yazarlar/">Mehmet Sağlam</a></strong></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2009/02/11/metropagan-kadinlar/&title=METROPAGAN KADINLAR&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2009/02/11/metropagan-kadinlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

