<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>izmirLife - izmir kent günlüğü &#187; kanser</title>
	<atom:link href="http://www.izmirlife.com/tag/kanser/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.izmirlife.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Jan 2012 14:45:27 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Bazı kanser tetkikleri ücretsiz hale geldi</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2008/10/17/kanser-tetkikleri-ucretsiz-hale-geldi/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2008/10/17/kanser-tetkikleri-ucretsiz-hale-geldi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2008 19:22:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yıldırım Danışman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Sağlık Uygulama Tebliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=1854</guid>
		<description><![CDATA[

Yeni Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ile artık meme, rahim ağzı, prostat ve kolon kanseri taramaları, Sağlık Bakanlığı&#8217;na bağlı (KETEM) Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezlerinde ücretsiz yaptırılabilecek. 1 Ekim&#8217;de yürürlüğe giren SUT&#8217;a göre, kanserin erken teşhisine yönelik tetkikler, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanacak erken tanı ve tedaviye yönelik sağlık hizmetleri kapsamına alındı. Buna [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2008/10/17/kanser-tetkikleri-ucretsiz-hale-geldi/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2008%2F10%2F17%2Fkanser-tetkikleri-ucretsiz-hale-geldi%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Baz%C4%B1%20kanser%20tetkikleri%20%C3%BCcretsiz%20hale%20geldi%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-1855" style="border: 3px solid black; margin: 5px 10px;" title="Bazı kanser tetkikleri ücretsiz hale geldi" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/2008/10/kanser.jpg" alt="" width="343" height="257" />Yeni Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ile artık meme, rahim ağzı, prostat ve kolon kanseri taramaları, Sağlık Bakanlığı&#8217;na bağlı (KETEM) Kanser <span id="more-1854"></span>Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezlerinde ücretsiz yaptırılabilecek. 1 Ekim&#8217;de yürürlüğe giren SUT&#8217;a göre, kanserin erken teşhisine yönelik tetkikler, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanacak erken tanı ve tedaviye yönelik sağlık hizmetleri kapsamına alındı. Buna göre, KETEM tarafından yapılmak şartıyla; şu işlemler SGK kapsamındaki kişiler için ücretsiz hale getirildi:</p>
<p>-KETEM&#8217;lerde sürdürülen &#8221;Kadınlarda meme kanseri tarama programı&#8221; kapsamında, 50-69 yaş arası kadınlara; her yıl yapılacak muayene, 2 yıl aralıklarla yapılacak mamografi çekimi,gerek görülen vakalarda meme ultrasonografisi.</p>
<p>-KETEM tarafından sürdürülen &#8221;Kadınlarda serviks (rahim ağzı) kanseri tarama programı&#8221; kapsamında, 20 yaş üstü kadınlara; her yıl yapılacak muayene ile birlikte pap smear tetkiki, gerekli görülen vakalarda kolposkopi tetkiki.</p>
<p>-Kolorektal kanserler için 50-74 yaş arası erkek ve kadınlarda her yıl yapılacak &#8221;Gaitada gizli kan tetkikleri&#8221;.</p>
<p>-Prostat kanserleri için 50 yaş üstü erkeklere her yıl yapılacak &#8221;PSA (Prostat Spesifik Antijen) tetkikleri&#8221;.</p>
<p><strong>DÖNÜM NOKTASI<br />
</strong>Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, yeni uygulamaya ilişkin yaptığı açıklamada, yeni SUT ile kanserin erken tanısına yönelik önemli bir zihniyet değişikliğinin hayata geçirildiğini söyledi. Daha önce, kanser taraması için yapılan tetkiklerin geri ödeme kapsamında bulunmadığını kaydeden Tuncer, &#8221;1 Ekimde yürürlüğe giren SUT, ülkemizde kanserle mücadelede bir dönüm noktasıdır, dev bir adımdır&#8221; dedi. 2003 yılında Avrupa ülkeleri başta olmak üzere, dünya genelinde meme, rahim ağzı, kolon ve bağırsak kanserlerinin taramasının yapılmasına ilişkin bir deklarasyon yayımlandığını anlatan Tuncer, KETEM&#8217;lerde yürütülen tarama programını buna göre inşa ettiklerini belirtti. Bugüne kadar taramaların daha çok dar kapsamlı, pilot bölgelerde yürütüldüğünü kaydeden Tuncer, şunları söyledi: &#8221;Artık yeni uygulamayla ülkemizde her kadına meme ve rahim ağzı; hem kadın hem de erkeklere kolon kanserinin tanısına yönelik taramalar ve gerektiğinde ileri tetkikler ücretsiz yapılacak. Bu taramalar kanseri yok ediyor. Çünkü, bu tetkikler sayesinde kanser öncesi lezyonlar tespit edilebildiği için, kanser gelişmeden önlenebiliyor. Bu nedenle 49 yaş üstündeki her kadının her yıl meme muayenesi, 2 yılda bir ise mamografi, 20 yaşını aşmış ve cinsel yaşamı başlamış kadınların yılda bir rahim ağzı kanseri taraması, 50 yaş üstü erkeklerin prostat kanseri için her yıl PSA, 50 yaşını aşmış herkesin yılda bir dışkıda kan tetkikiyle kolon kanseri taraması yaptırmasını öneriyoruz.&#8221;</p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2008/10/17/kanser-tetkikleri-ucretsiz-hale-geldi/&title=Bazı kanser tetkikleri ücretsiz hale geldi&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2008/10/17/kanser-tetkikleri-ucretsiz-hale-geldi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arsenikli su ne yapar?</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2008/06/22/arsenikli-su-ne-yapar/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2008/06/22/arsenikli-su-ne-yapar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Jun 2008 19:11:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Melek</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[arsenik]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/2008/06/22/arsenikli-su-ne-yapar/</guid>
		<description><![CDATA[

EÜ FEN FAKÜLTESİ KİMYA BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. HENDEN AÇIKLADI
&#8216;Kansorejen etkiye sahiptir&#8217;
&#8220;1 litresinde 10 mikrogramı geçen arsenikli suyun, uzun yıllar alımı halinde cilt, akciğer ve tiroid kanserleri ortaya çıkabiliyor&#8221;
&#8220;Toprakları arsenik zengini olan Ege Bölgesi&#8217;nde özellikle kuyuların ağır metal bakımından kontrolleri büyük önem taşıyor&#8221;
İzmir&#8217;in içme suyunda yüksek miktarda arsenik olduğu iddialarının ardından, şehir şebekesine su sağlayan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2008/06/22/arsenikli-su-ne-yapar/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2008%2F06%2F22%2Farsenikli-su-ne-yapar%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Arsenikli%20su%20ne%20yapar%3F%22%20%7D);"></div>
<p><img src="http://www.ntvmsnbc.com/news/264239.jpg" border="3" alt="" hspace="5" width="300" height="251" align="left" />EÜ FEN FAKÜLTESİ KİMYA BÖLÜMÜ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. HENDEN AÇIKLADI<br />
&#8216;Kansorejen etkiye sahiptir&#8217;</p>
<p>&#8220;1 litresinde 10 mikrogramı geçen arsenikli suyun, uzun yıllar alımı halinde cilt, akciğer ve tiroid kanserleri ortaya çıkabiliyor&#8221;</p>
<p>&#8220;Toprakları arsenik zengini olan Ege Bölgesi&#8217;nde özellikle kuyuların ağır metal bakımından kontrolleri büyük önem taşıyor&#8221;</p>
<p>İzmir&#8217;in içme suyunda yüksek miktarda arsenik olduğu iddialarının ardından, şehir şebekesine su sağlayan 100 kuyudan 29&#8242;unun kapatılması üzerine konunun uzmanları, İzmir&#8217;in içme suyunun ne kadar güvenli olduğunu, arseniğin suya karışma yollarını, arsenikli sudan içen insanlara neler olabileceğini, dünyadaki içme suyu uygulamalarını yanıtladı. İzmir&#8217;de suyun patronu ve aynı zamanda da bu iddiaların muhatabı olan İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ise, musluklarımızdan akan suyun hangi kaynaklardan nasıl temin edildiğini, hangi aralıklarla ve ne şekilde tahlil yapıldığını İzmir halkının bilgilendirmesi için anlattı.</p>
<p><span id="more-1115"></span>Birleşmiş Milletler&#8217;in 2006 tarihli İnsani Gelişme Raporu&#8217;nda, Türkiye, sularında arsenik zehirlenmesi ihtimali olan ülkeler arasında yer alıyor. Yeraltı sularında arsenik problemi olan başlıca ülkeler arasında Türkiye&#8217;nin yanısıra Arjantin, Bangladeş, Şili, Çin, Macaristan, Hindistan, Meksika, Tayvan, Vietnam gibi ülkeler de gösteriliyor. 1 litresinde 10 mikrogramı geçen arsenikli suyun uzun yıllar alımı halinde cilt, akciğer, yemek borusu, tiroid kanserlerine neden olduğu biliniyor. İlk çağlardan beri bilinen en zehirli elementlerden biri olan arseniğin İzmir&#8217;in sularına nasıl karışabildiğini yorumlayan Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Emür Henden, İzmir&#8217;deki sorunun bir endüstriyel kirlilikten ziyade doğal yapıdan kaynaklanmış olabileceğini belirtiyor.</p>
<p><strong>DOĞAL KÖKENLİ</strong><br />
Henden, &#8220;Arsenik zehirleyici ve kansorejen etkiye sahiptir. Bir bölgede kanser vakası yaygınsa &#8216;Burada kanser yaygın&#8217; deyip geçiliyor. Oysa işin temeline inmek lazım. Bir bölgede kanser yaygınsa ilk sorulması gereken &#8220;Bu bölgede arsenik analizleri yapıldı mı?&#8221; sorusu olmalıdır. Kanser için pek çok neden olabilir. Ancak ilk araştırılması gerekenlerden biri arseniktir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin ve özellikle Ege Bölgesi&#8217;nin arsenik bakımından çok zengin olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Henden, bu nedenle bu bölgelerde yeraltı sularının çok daha titiz bir çalışma gerektirdiğini ifade etti.</p>
<p>İzmir&#8217;deki sorunun bir çevre kirliliğinden ziyade doğanın kendi yapısından kaynaklanan bir olay gibi göründüğünü kaydeden Henden, İzmir&#8217;in suyundaki arsenik kirlenmesini şöyle değerlendirdi:<br />
&#8220;İzmir&#8217;in suyundaki arseniğin endüstriyel kökenli değil, doğal kökenli olduğunu sanıyorum. Arsenik toprakta katı halde ve genellikle çözülmeyecek yapıda bulunur. Doğada çözülmeyecek yapıda olan arsenik ya endüstriyel kullanımla zararlı hale gelebilir ya da yeraltı sularına doğal yollardan karışabilir. Yeraltı suları, arsenikli minerallerin bulunduğu bölgeden geçerken katı halde bulunan arseniği bir miktar çözerek ilerler. Bu durum da arseniğin suya karışmasına neden olur. Bir toprağın yapısında kırmızımsı bir görüntü varsa veya suyun dibinde kırmızı bir tortu geliyorsa o su mutlaka arsenik taramasından geçirilmelidir. Çünkü bu kırmızılık ya demiroksittir ya demirsülfürüdür. Bu demir oksit ve demir sülfürleri arseniği adeta bir mıknatıs gibi çekerler. Ancak, suda kırmızımsı tortu varsa bu durum &#8216;kesinlikle arsenik vardır&#8217; anlamı taşımaz ama yine de arsenik olma olasılığı çok yüksektir. Ancak öte yandan kırmızı tortu olmayan bir suda da &#8216;arsenik yoktur&#8217; denemez&#8221;</p>
<p><strong>DEĞERLER DEĞİŞİYOR</strong><br />
İzmir içme ve kullanma suyunun yüzde 30&#8242;unu Tahtalı Barajı, yüzde 60&#8242;ını kuyular, yüzde 3&#8242;ünü Balçova Barajı ve diğer kaynaklardan temin ediliyor. Yeraltı sularının kuraklık, yoğun tüketim ve doğal pekçok nedenle sık sık yön değiştirmesi kuyu sularının kullanımını da güçleştiriyor. Zaten toprakları arsenik bakımından zengin olan İzmir ve Ege Bölgesi&#8217;nde özellikle kuyuların ağır metal bakımından kontrolleri büyük önem taşıyor. İzmir&#8217;in içme suyundaki en önemli sıkıntısının yeraltı kaynakları olduğunu kaydeden Henden özellikle Karşıyaka ve Bornova bölgesine su temin eden kuyularla ilgili olarak şunları söylüyor:<br />
&#8220;İzmir&#8217;in en büyük sıkıntısı çok sayıda kuyusu olması. İçme ve kullanma suyumuzun yüzde 60&#8242;ı derin kuyulardan sağlanıyor. Bu kuyulardan devamlı analizler yapılıyor. Ancak, kuraklık olunca yeraltı suyu bileşim değerleri değiştirebilir. Arsenikli olmayan su bir anda arsenikli olmaya başlayabilir. Bu nedenle kuyulardan alınan suların tek tek şebekeye verilmesi yerine en uygun sistem, tüm kuyuların belirli merkezlerde toplanıp arıtılarak verilmesidir. Belli merkezlerde toplanan kuyu suları, hem bu merkezlerde harmanlanabilir, hem de kontrolleri tek bir elden yapılır. Arsenik yüksek ise, arıtma tesisi kurularak yeniden şebekeye verilir.&#8221;</p>
<p><strong>Asıl mağdurlar kuyu açanlardır</strong><br />
İzmir ve Ege&#8217;de kuyu suyu ve artezyen kullanımının çok yaygın olduğuna da dikkat çeken Prof.Dr.Emür Henden, evlerinde köylerinde yeraltı sularını kullananların da önemli tehdit altında olduğunu ifade ediyor. Bergama&#8217;da kuyu sularının tahlil edildiğini ve önemli bir bölümünün sınır değerlerin çok çok üzerinde çıktığını dile getiren Prof. Henden şu uyarılarda bulunuyor:<br />
&#8220;Biz hep büyükşehirleri göz önüne alıyoruz. Ancak, asıl mağdur olacak olanlar bahçesine kuyu kazıp kullanan Ege Bölgesi insanlarıdır. Geçen yıllarda Kimya Mühendisleri Odası&#8217;nın yönlendirdiği analizlerde Bergama&#8217;da bazı kuyularda çok yüksek oranda arsenik çıktı. Bir litrede 50 mikrogramın üzerinde arsenik çıktı. Yani insan sağlığı açısından derhal kullanımına son verdilmesi gereken bir oran. Dünyada litrede 10 mikrogramın üzerinde arseniğin zararlı kabul edildiği düşünülürse bu rakamın vehameti de kendiliğinden ortaya çıkar. O nedenle yeraltı kaynaklarının gelişigüzel halka verilmesine dur denilmeli. Örneğin Salihli, Akhisar gibi Ege&#8217;deki pekçok yerde doğal olarak arsenik çok yüksek.&#8221;<br />
Suda arsenik çıkmasının o su kaynağından vazgeçileceği anlamı taşımadığını da vurgulayan Henden, arsenikli suların dünyada çeşitli yöntemlerle arıtıldığını belirtiliyor. Suyun günümüzde çok değerli olduğunu ve teknoloji yardımıyla yeniden kullanılabileceğini kaydeden Henden, şunları söyledi:<br />
&#8220;Arsenikli su konusundaki çözüm arıtma sistemlerinin kurulmasıdır. Dünyada suyu arsenik bakımından zengin olan birçok ülke arıtma sistemleriyle arsenikli sularını arıtmakta. İzmir&#8217;de de bu kuyular tek tek tespit edilip ne kadar arsenik varsa arıtılabilir. Her kuyunun başına bir arıtma sistemi konulabileceği gibi kuyulardan gelen sular tek bir merkezde toplanıp burada arıtmadan geçirildikten sonra yeniden şehir şebekesine verilebilir.&#8221;</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de tarama yok</strong><br />
Dünyada içme sularının sık sık ciddi arsenik taramalarından geçirildiğini kaydeden Henden, Türkiye&#8217;de birçok bölgede arsenik sorunu bulunmasına rağmen herhangibir tarama yapılmadığını belirtiyor. Ege&#8217;nin birçok bölgesinde sulara arsenik karışmasından olayı ciddi zehirlenme vakalarınınn dahi yaşandığını kaydeden Prof. Henden şunları söylüyor:<br />
&#8220;Türkiye&#8217;de birçok bölgemizde yeraltı sularında arsenik tehdidi vardır. Ancak Türkiye&#8217;de ne yazık ki, bu konuda yeterli bir tarama yapımlmamıştır. Sansasyonel haberler çıkınca devlet işe sahip çıkıyor. Arsenik tartışmalarının ardından da Sağlık Bakanlığı 81 ilde tarama başlattı.&#8221;</p>
<p>Ağır metallerin insan vücudunda birikerek çeşitli zararlara yol açtığını kaydeden Henden, 81 ilde başlatılan içme suyu taramasının sadece arsenik ile sınırlı kalmaması gerektiğini özellikle vurguluyor. Prof Henden ağır metallerin insan sağlığına etkileri konusunda şunları söylüyor:<br />
&#8220;Sağlık Bakanlığı&#8217;nın 81 ildeki taraması sadece arsenik ile sınırlı kalmamalıdır. Ağır metallerin hepsi vücutta birikir ve toksik veya kanserojen etkiye sahiptir. Bu nedenle katmiyum, civa, antimon, selenyum metalleri de taranmalıdır. Bu metallerin hepsi analizi zor olan metallerdir. Karaciğer, böbrek, dalakta birikerek uzun vadde organ yetmezliğine, sinir sistemi bozukluğuna neden olur. Sonra hastalar peş peşe gelmeye başlayınca nedeni bilinmez ve &#8216;Böbrek yetersiz&#8217; denilir geçilir. Oysa ki, organ yetmizliklerinin temelinde bu tür sorunlar olabilir. Bu nedenle ağır metal taramaları çok önemlidir ama maalesef ülkemizde yeterince önemsenmemektedir.&#8221;</p>
<p><strong>YARIN:Arsenikli su insana ne yapar?</strong></p>
<p>Yeni Asır<strong><br />
</strong></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2008/06/22/arsenikli-su-ne-yapar/&title=Arsenikli su ne yapar?&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2008/06/22/arsenikli-su-ne-yapar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

