Sizi bir kaç yıl geriye götürmek istiyorum sevgili İzmir’liler. Bildiğiniz gibi Expo şehir fuarı az daha İzmir’in oluyordu hatta, İzmir’de yapılacağına dair kutlama mesajı atan gsm operatörleri bile vardı o dönemler. Her neyse bir şekilde oldu ve fuar İzmir’den gitti hatta o zamanlar şimdi fuarın yapılacağı fuar hakkında ne dedikodular vardı. Expo 2015 sokaklarında çöp yığınları olan bir şehirde mi olacaktı? Bilmiyorum haberiniz var mı ama Expo 2015 Milano’da olacak ve bu Expo heyetinin aday şehirleri gezdiği sırada Milano’da temizlikten sorumlu işçiler grevdeydiler. Kısacası sokağında çöpüyle ya da bu dedikoduyla bile olsa fuarı almayı başardı. Tabi yapılan yüzlerce şartlı ihale fesh edildi.
Hep kötü şeyler olmadı aslında tarihi mekanların restorasyonuna adaylık sürecindede olsa önem verildi. Agora o seçimden sonra bu hale getirilmek için uğraşıldı. En azından İkiçeşmelikten bakarsak artık biraz daha ferah gözüküyor. Daha sonra şu Priştina Kent Müzesi (Eski itfaiye) yanındaki eski devlet binası da artık çarşafla kapatılıyor önceden kötü bir görüntü sergiliyordu. [devamını oku →]
Motorsikletli servis elemanlarının sokak aralarında bile insan hayatını hiçe sayarcasına hızlı araç kullanmaları kazalara neden olmaya devam ediyor. Eğitimsiz servis elemanlarının birer trafik canavarına dönüştüğü sokak aralarında kazaların ardı arkası kesilmiyor. İzmir Çankaya’da Gonca Kulağıduymaz adlı kadın ara sokakta motorsikletli servis elemanının çarpması sonucu yaralandı. [devamını oku →]
Yanda görmüş olduğunuz fotoğrafı bu sabah çektim. Sabah yürüyüşümü yapıyordum. Çeşme-Alaçatı’nın meşhur Çamlık Yolu.
Bu yolun her iki kenar güzergahında bulunan; kaldırım, yürüyüş ve bisiklet yolu, dinlenme gruplarının düzenlemeleri, Alaçatı Belediyesi tarafından çok yakın zaman önce tamamlandı. Hatta bazı bankların, çöp kutularının üzerlerinde hala ambalaj poşetleri durmakta.
O güzelim Alaçatı Çamlık Yolu’nun manzarasına bir çöp kutusu dolusu çöp-pislik eklenmiş iğrenç bir şekilde. Karede düzgün duran iki nesne var sadece: İki adet boş bira şişesi. Hayvanca içilmiş ama insanca konulmuş. Belli ki bu iğrençlikte katkıları var. İçkiyi ağızlarıyla içemeyen magandalara alet olmuşlar.
Yazının başlığından da çaktığınız üzere bugün karayollarına çıktık. İstikamet Urla. Vızzt diye 15 dakkada Urla’ya varmak için hemen otoyoldayız..
Otoyola çıktık da ne gördük?
Otoyol gişelerinde artık kartlı sisteme geçildi. Hoşşş hâlâ paralı gişe varsa da, sanırım bi süre sonra kapanacak. Vatandaşlarımızın çoğu kart almış. Amma velâkin gelin ve de görün, gördüğünüzde de gözlerinizi açın ki, sürücüler otoyol gişesine girişte kartı basıyorlar.
Hay bindokuzyuzaltmışbindört kunduz. Bi tamponla şunları dokun da olaya uyandır. Gişe girişinde kart basılmıyor abilerim, ablalarım, çıkışta basılıyor. Aynen paralı gişelerde olduğu gibi kuyruk oluşturuyorlar. [devamını oku →]
İki seçim dönemidir başkanı bulunduğunuz Karşıyaka Belediyesi’nin kuruluşlarından biri olan Dante Cafe-Bar işletmesinde, geçtiğimiz cumartesi akşamı başımıza gelen hadiseyi size anlatmasam vicdanen sorumluluk duyacaktım. Çünkü böyle bir olay ancak bir belediye işletmesinde olabilir ama keşke Güzel İzmir’imizin Nazenin Karşıyaka’sında hiç olmasaydı. Belediye kurumu olsa da, olmasaydı.
Geçtiğimiz cumartesi günü, eşimle benim, on birinci evlilik yıldönümümüz idi. Gündüz, bir ara Karşıyaka çarşısına yürürken, Karşıyaka Belediye binasının önünden geçtik. Binanın önünde bulunan dev reklam panosunda, yeni bir düzenleme ile çok daha şık bir hale sokulmuş olan Dante Cafe-Bar’ın afişleri dikkatimizi çekti. Bilenler bilir, bu tesis; Karşıyaka Nikah Sarayı’nın hemen bitişiğidir. Yalıdadır yani. Denizin ortasına doğru giden bir iskele yapılmış ve o bölüme de masa-sandalyeler konmuş.