Her sabah metroyla gidiyorum işe artık.
Üçyol’dan biniyorum sabah.
Yolcu halleri şenlikli biraz :)
İşçisi, memuru, hastası, talebesi dolu vagonlarda.
Bakına bakına giderken, dikaktimi çekti bebekli babalar :)
Sabah işe giderken biniyorlar ufaklık kucaklarında :)
[devamını oku →]
İzmir Metro
Sabah erken saatler…
İşe gitme vakitleri.
İzmir’in içinde oturup da yakın çevre ilçelerde çalışanlar genellikle belediye otobüsü ile gidip geliyor.
Sabah otobüsleri kalabalık oluyor bu yüzden.
Memurlar, tamam…
Öğrenciler, tamam…
Öğretmenler, tamam…
Yaşlı dedelerin ne işi olur o saatte o otobüslerde?
[devamını oku →]
Bir tarif. Yemek tarifi. Nette gezinirken gördüm. Hanımların kişisel blogları var ya hani. Onlardan birindeydi.
Okurken dalıp gitmişim tarifin sıcaklığına. Yorum yazanların samimiyeti de sinmiş sanki o yemeğe. Tek tek okudum hepsini. Annelerimizin camdan cama uzattığı bir tabağın buğusu ve kokusu varmış gibi geldi bana. Sıcak, komşu tadında…
Meraklandım başka başka bloglara da gittim. Dikiş, [...]
[devamını oku →]
Kız kısmı çağırır da oğlan durabilir mi? Uçtu gitti, yanında da biz. ”Abla” kontenjanından oradaydım ben de. Oğlumuz sevdiğiyle barıştı, yüzüğünü taktı. Kısmetse düğünümüz var yakında.
Delikanlı pırlanta gibi bir kardeşimiz. Seviyor kızı, evlenmek istiyor. Aileler de tanıştı, iş tamamına erecek derken amanın! Ayrıldılar.
Oğlan perişan, kız perişan.
[devamını oku →]
Aşk·Evlilik
Öf!
Öf ki ne öf hem de. Futbolla pek ilgim olmadığından bizim takımın formasının rengine de dikkat etmemişim haliyle. Basındaki haberleri de alışveriş, süs vb. haberlerin dışında kaldığından ilgimi de çekmemiş demek. Hala kırmızı beyaz giyiyor sanıyorum millilerimizi. Öyle bilmeye de devam ediyorum. Avrupa kupası başladığından beri acınacak haldeyim. Her gördüğüm sakallıyı babam, her gördüm kırmızılıyı [...]
[devamını oku →]
” Meraklısına…
Ruhsat sahibinden…
Az kullanılmış…
Bakımlı…
Motor kaporta yenilendi…
Motor yüksek devirde bile tam randımanlı, sessizlik garantisi…
Kontrolleri yapılmış…
Trafiğe çıkarılmamış…
Charter’a verilmemiş…
Şık, sportif…
Otomatik vitesli…
Dijital kumanda paneli…
Çok fonksiyonlu…
Hafif bir dokunuşu bile algılayan hassas sensörler…
Kullanması keyifli…
İnanılmaz…
[devamını oku →]
Bir çift kanat…
Bir çift yürek…
O yürekteki bir çift motor…
Biri hayat, biri aşk…
Hayatın içinde anne, baba, çocuk, ”eş” var, iş var, aş var.
Aşk’ ın içinde ”aşk” var, ”eş”, bazen var.
İnsan, ikisiyle bir bütün. İkisi de sorunsuz çalışsın istiyor, ikisiyle kanatlanıyor. İkisiyle birden yaşamın tadına varıyor.
[devamını oku →]
Aşk
Yazıya ”dişi” derim.
Olduğu gibi kalmadığı, pek çok düşünceyi doğurduğu için. Yazıyı yazan kalem de ”erkek” oluyor haliyle. Kalem, harflerden aksesuarlar yapıyor, kelimelerden elbiseler. Dişi olan yazıyı giydirmek için.Giydirmesini bilirse yazı da güzelleşiyor. Bir kadının üzerindeki elbiseyle güzelleşmesi gibi. Elbisenin kumaşı,modeli hep kalemin elinde. Dekoltesini de kalem açıyor. Kadınının dekoltesi gibi yerinde ve dozunda olursa keyfine [...]
[devamını oku →]
Sustular!
Adam kızına tecavüz ediyordu.
Karısı biliyordu. Evin altında neler olduğunu orada kimlerin olduğunu biliyordu, sustu.
Komşuları biliyordu.
Biliyorlardı.
Sustular.
Delikanlı kızı kaçırıp hapsetmişti. İşkence yaptı, kemiklerini kırdı, tıp öğrencisiydi.
Annesi biliyordu, yeri geldi yardım etti, kızın yaralarını sardı gerektiğinde; sustu o da.
Adam bebeğe tecavüz ediyordu, 8 aylıktı o masum.
Annesi biliyordu, hastanede ne diyeceğini bilememişti.
[devamını oku →]
Olmaz mı?
Olur hem de bal gibi olur. Herşeyin taklidi, günümüz deyişiyle ”çakma” sı var da ”koca”nın neden olmasın?
”Çakma koca.”
Çakma çanta gibi aynı. Tanınmış bir markaya paran yetmez, Kapalıçarşı’dan, olmadı Beşiktaş pazarından alırsın hani. Görünüm ve model olarak avutur bir süre. Bir kaç defa dışarı çıkarsın, içine sinmemeye başlar, baktın olacak gibi değil, para biriktirip [...]
[devamını oku →]