Kapı vurulmuştu. Kendisinin hazır olup olmadığını soruyordu bir ses. Bu o olmalı diye düşündü. “Hazır mıyım? gerçekten.” diye sordu kendine. Hazır olmadığını kimseye anlatamamıştı ki! Öylece beyazların içinde kendine bakarken “Çok güzel! Maşallah” seslerini işitiyor aynada kaybettiği bir şeyi görmeye çalışıyor gibiydi. Hayata ne gibi bir kötülüğü dokunmuştu da tüm bunlarla cezalanıyordu? Gözleri yere indi. [...]
Fatma Tezcan
Sansüre Hayır!!!
Kasım 06, 2008 · İlk yorum sizden olsun · Fatma Tezcan
“Sansür, insan ifadesinin çeşitli yollarla kontrol altına alınmasıdır. Pek çok durumda hükümet tarafından uygulanır. En somut amacı toplumu korumak ve devletin üzerinde kontrol sağlayacağı şekilde geliştirmektir. Genellikle toplumu etkileyen durumlarda/eylemlerde uygulanır ve ifade özgürlüğünü suistimal eden düşünceleri bastırma amacı güder.”
Bu tanımlama bana ait değil ama tanımlamadan yola çıkarak bir şeyi anlamaya çalışıyorum. “İfade özgürlüğünü suistimal [...]
Bir adam var düşlerimde…
Haziran 22, 2008 · İlk yorum sizden olsun · Fatma Tezcan
Bir adam var düşlerimde…
Dokunmaya kalksam kayboluyor, yüzünü tam olarak göremiyorum. Kaçıp gidiyor benden. Oysa ki onu tanımak istiyorum. İncinmek değil tanımak istiyorum o adamı…
Bir adam var düşlerimde…
Gün içinde beni izliyor hissine kapıldığım, bazen her dakika yanımda hissettiğim, bazen de nefesini hissettirecek kadar yakınlaştığı duygusuna kapıldığım…
Bir adam var düşlerimde…
Var olma, Filozofça yaklaşımlar
Mayıs 19, 2008 · İlk yorum sizden olsun · Fatma Tezcan
Var olma amacı! Var mısın yok musun? Bu değil var olma amacın sadece. Hayatta var olma amacın ne?
Kaygılar taşıyarak büyüdüğün hayatta bir şeyleri elde edebilmenin çabasını verirken varlığının amacını sorgulamak! Sorun bu mu değil mi? Neden yaşıyoruz sorusunun cevabını verebilmek mi? Yoksa bu soruyu sorabilme cesaretini daha da fazlası verebildiğimiz cevapla yüzleşebilmek mi?
Sorulardan kaçarak yaşamak [...]
Mühendisler, doktorlar istedi mi seni?
Mayıs 12, 2008 · 2 Yorum · Fatma Tezcan
Pişştt!
Kız kime diyom? Baksana kör olmayacası?
Efendim? ( Şaşırmıştı, kendisine böyle seslenen kadını önce çıkartamadı. Tanıdık geliyordu siması ama tanıyamamıştı. “Tanımak zorunda mıyım?” diye geçirdi aklından.)
Kız ne güzel olmuşsun. Büyümüşsün maşallah!
( Kız “La havle…” modunda.)
Sağolun.
Yavuklun var mı kız senin?
“Yok dayanamayacağım şu kadına. Şeytan diyor bir tane geçir. Töbe töbe… İnsanı günaha sokar böyleleri…”
Anlat be koce şehir!
Nisan 27, 2008 · İlk yorum sizden olsun · Fatma Tezcan
Ey koca şehir!
Kimleri ezip de geçtin?
Kimler yok olup gitti?
Denizine mi sormalıyım? Kaç kişi yok oldu sularında diye, yoksa sana mı sormalıyım?
Ağzın olsa, konuşsan benimle, anlatsan “Yokuşunun sokaklarından kimler geçip gitti?” diye uzun bir hikaye anlatsan!
İyilik mi? Kötülük mü?
Nisan 16, 2008 · İlk yorum sizden olsun · Fatma Tezcan
Sokaklarda yürüyordu, torbası elinde. Ne vardı torbasında? Bilemiyorum. İri gözlerine takılıp kalmıştım. Esmer, ufak boylu, 8-9 yaşlarında bir oğlan çocuğuydu. Karşımdan gelip geçiyordu, derdinin büyük olduğu hissiyatine kapılıyordu insan.
Birden ürperdim, rüzgarla birlikte onun torbası yere düştü ve benim yanıma kadar sürüklendi. İri gözleriyle baktı bana. İri ve simsiyah…
Ortaçağ’da Sanat, güzellik ve estetik
Nisan 13, 2008 · İlk yorum sizden olsun · Fatma Tezcan
Ortaçağ estetiği, sanat ve güzellik. Estetik, güzellik ve sanat. Birbirine yakışan, birbirini tamamlayan değerler.
Yunan mitolojisi ve Tanrıları estetik değerlerin gelişmesine, ünlü ressamların eserlerine konu teşkil etmiştir. Rönesans döneminden önce de ortaçağ sanatının var olduğu ve Rönesans dönemi kadar çarpıcı ve damga vuran bir dönem olmamasına rağmen; Rönesans akımının sahiplerine ilham vermişlerdir.
Kimliksizdir Ortaçağ sanatı. Taklit ve [...]
Hoca Efendiye Vaazımdır!
Nisan 02, 2008 · 2 Yorum · Fatma Tezcan
Artık uyanın! Hristiyan,
yahudi, ister kafir olalım,
içimizi korkuyla titretecek an geldi,
işte ağırıyor yeni gün.
Kutsal kitap, gerçeğiyle bizi eğitti,
o anın geldiğini sezdiren belirtiler
artık çokça görüldü.
İzmarit ve Hayatın Düşüşü
Mart 31, 2008 · İlk yorum sizden olsun · Fatma Tezcan
Yataktan huzursuzca kalkmış, dikkatli gözleriyle odasına göz geçirmişti. “Her şey aynı.” diyerek, canı sıkılarak kalkmıştı yeni güne. Onun her günü aynıydı. İtiraf bile etmek istemiyordu bunu kendine. Bazen canı yataktan bile çıkmak istemiyordu. Hayattan kopmuş, soyutlanmış hissediyordu kendini.
“O olsaydı…” dedi kendi kendine fısıldarmış gibi. Ama yoktu. Hayat devam ediyordu. Klasik olan bazen söz olarak dile [...]

