<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>izmirLife - izmir kent günlüğü &#187; Muzaffer Tezel</title>
	<atom:link href="http://www.izmirlife.com/category/muzaffer-tezel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.izmirlife.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Jan 2012 14:45:27 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Küçük Mia San”ın Kaderi ve Yılmaz Özdil</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2009/10/08/kucuk-mia-san%e2%80%9din-kaderi-ve-yilmaz-ozdil/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2009/10/08/kucuk-mia-san%e2%80%9din-kaderi-ve-yilmaz-ozdil/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 14:28:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muzaffer Tezel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Muzaffer Tezel]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Gazeteciler Cemiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Mia San]]></category>
		<category><![CDATA[polis muhabirliği]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Asır]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmaz Özdil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=2484</guid>
		<description><![CDATA[


Yıllar önce Yeni Asır Gazetesi’nde polis muhabirliği yaparken gelen bir cinayet ihbarı üzerine Aliağa’ya gittim. İki komşu aile alacak-verecek meselesi yüzünden tartışmaya başlamış tartışmanın büyümesi üzerine silahlar çekilmişti. Sonuç 2 ölü 4 yaralı olmuştu. Diğer gazete ve televizyonların polis muhabirleri geri dönmüştü ama ben haberin detaylarını toplamak için orda kalmıştım. Çünkü benim için her zaman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2009/10/08/kucuk-mia-san%e2%80%9din-kaderi-ve-yilmaz-ozdil/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2009%2F10%2F08%2Fkucuk-mia-san%25e2%2580%259din-kaderi-ve-yilmaz-ozdil%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22K%C3%BC%C3%A7%C3%BCk%20Mia%20San%E2%80%9D%C4%B1n%20Kaderi%20ve%20Y%C4%B1lmaz%20%C3%96zdil%20%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2486" style="border: 3px solid black; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;" title="Küçük Mia San”ın Kaderi ve Yılmaz Özdil " src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/2009/01/mia-san.jpg" alt="" width="550" height="101" /><br />
Yıllar önce Yeni Asır Gazetesi’nde polis muhabirliği yaparken gelen bir cinayet ihbarı üzerine Aliağa’ya gittim. İki komşu aile alacak-verecek meselesi yüzünden tartışmaya başlamış tartışmanın büyümesi üzerine silahlar çekilmişti. Sonuç 2 ölü 4 yaralı olmuştu. Diğer gazete ve televizyonların polis muhabirleri geri dönmüştü ama ben haberin detaylarını toplamak için orda kalmıştım. Çünkü benim için her zaman haberin detayları önemli olmuştu. Ve özel haberler hep detayların arasında gizliydi ve manşetler bu detaylardan çıkardı. Bir süre sonra haberi toparladım ve İzmir’e doğru yola çıktım. Ölenlerin ve yaralananların fotoğraflarının yanında ölenlerin çocuklarının gözü yaşlı fotoğraflarını da çekmiştim.</p>
<p><strong><span id="more-2484"></span>Ve O Kaza;</strong><br />
Büyük bir ihtimalle birinci sayfadan anonslu ve üçüncü sayfadan manşet olacaktı. Hava kararmıştı ve haberi yetiştirmek için  yola çıkmıştık. Menemen’e yaklaştığımız sırada yolda bir kaza gördüm hemen gazetenin aracından indim ve olay yerinde bulunan aracın fotoğraflarını çekmeye başladım. Bu arada oradaki trafik polislerinden ise bilgi alıyordum. İstanbul plakalı araç kiralıktı ve araçta bulunan İngiliz uyruklu yaşlı bir çift olay yerinde hayatını kaybetmişti. Araç fotoğrafı ve İngilizlerin pasaportlarından kimlik fotoğraflarını çektikten sonra tam gazeteye dönmeye hazırlanıyordum ki araçta 6 yaşlarında bir çocuğun daha bulunduğunu ve onun sağ olduğunu öğrendim. Çocuğun Menemen Bölge Trafik’te olduğunu öğrendim ve oraya gittim. İçeri girdiğimde polis arkadaşların çekik gözlü bir çocuğa yemek yedirdiklerini gördüm. Bu çocuk kazadan yara almadan kurtulan çocuktu.</p>
<p><strong>Mia San<br />
</strong>Bölge Trafik Şube Müdürlüğü’ndeki polisler İstanbul’la ve İngiliz Konsolosluğu ile görüştüler ve bilgi almaya başladılar. Olay çok dramatikti. İkisi de mühendis olan İngiliz çift bir yıl önce adının Mia San olduğunu öğrendiğim Güney Koreli çocuğu  evlatlık olarak almıştı. Defalarca tatil için Türkiye’ye gelen çift bu kez evlatlıkları Mia San ile birlikte İstanbul’dan kiraladıkları araçla Kuşadası’na gitmek için yola çıkmış ancak kaza geçirmişlerdi. Mia San’ın da fotoğraflarını çektikten sonra gazeteye doğru yola çıktım. Gazeteye geldiğimde saat 23.00 olmuştu. Önce cinayeti ve daha sonra kaza haberini yazdım ve gece sorumlusu arkadaşa teslim ettim. Cinayet düşündüğüm gibi birinci sayfadan anonslu üçüncü sayfanın manşeti olmuştu ama ya kaza…. Gece sorumlusu arkadaşa kaza haberinin özel olduğunu ancak diğer arkadaşların bir süre sonra kazadan haberlerinin olabileceğini bu yüzden gazetede kullanmamız gerektiğini söyledim. Bunun üzerine gece sorumlusu arkadaş o zamanlar Yazı İşleri Müdürü olan Yılmaz Özdil’i telefonla evinden aradı ve kaza hakkında bilgi verdi. Bir süre sonra Yılmaz Özdil beni aradı ve kazanın detayları hakkında bilgi aldı.</p>
<p>Bir süre sonra Yılmaz Özdil evinden gazeteye geldi ve birinci sayfayı yıktı ve benim haberimi  “Mia San’ın Acı Kaderi” olarak manşet yaptı ve beni tebrik etti. Tabi özel haber logolu ve benim kendi fotoğrafımla birlikte.</p>
<p>Bütün gazeteleri atlatmıştık ve haber adeta tam sayfa manşet olmuştu. Mia San’ın fotoğrafı, ölen İngiliz karı-koca ve aracın fotoğrafı gazetemizde tam sayfaydı. Ve ben bu haber ile o yıl İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yarışması’nda ödül aldım.</p>
<p>İşte Yılmaz Özdil böyle bir gazeteci arkadaşlar. Bu haber için evinden gazeteye geldi ve Mia San haberini hem taşra ve hem de şehir baskısına birinci sayfa manşeti yaptı. Ve birinci sayfayı kendi elleriyle hazırladı.</p>
<p>Şimdi Hürriyet Gazetesi’ndeki yazılarını zevkle okuduğum ve Uğur Dündar’ın sunduğu Star Televizyonu’nun haberlerini hazırlayan Yılmaz Özdil böyle başarılı bir gazeteci ve televizyoncu.</p>
<p>Teşekkürler ve başarılar Yılmaz Özdil.</p>
<p><a title="Diğer Yazılarım" href="http://www.izmirlife.com/category/yazarlar/muzaffer-tezel/"><strong>Muzaffer TEZEL</strong></a></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2009/10/08/kucuk-mia-san%e2%80%9din-kaderi-ve-yilmaz-ozdil/&title=Küçük Mia San”ın Kaderi ve Yılmaz Özdil &srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2009/10/08/kucuk-mia-san%e2%80%9din-kaderi-ve-yilmaz-ozdil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ah be Kaan Tasmalı Neden Öldün Sen?</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2009/04/26/ah-be-kaan-tasmali-neden-oldun-sen/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2009/04/26/ah-be-kaan-tasmali-neden-oldun-sen/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Apr 2009 13:45:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muzaffer Tezel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Muzaffer Tezel]]></category>
		<category><![CDATA[Asayiş Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[Caner Ermiş]]></category>
		<category><![CDATA[cinayet]]></category>
		<category><![CDATA[Enver Kaya]]></category>
		<category><![CDATA[Ertan Gürcaner]]></category>
		<category><![CDATA[Gönül Soyoğul]]></category>
		<category><![CDATA[Hamdi Türkmen]]></category>
		<category><![CDATA[Hürol Dağdelen]]></category>
		<category><![CDATA[Kaan Tasmalı]]></category>
		<category><![CDATA[Neşet Şenizel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=3135</guid>
		<description><![CDATA[

Yıllar önce güzel bir yaz günüydü…. Ama hüzün dolu bir yaz günü olacağını nerden ? bilecektim.
Yeni Asır’da polis muhabirliği yaparken İzmir Emniyet Müdürlüğü Bozyaka Hizmet Binası’nda günlük işleri takip ediyordum. Fazla bir işte yoktu , sadece aranan bir kişi yakalanmıştı o kadar. Ancak akşam saatlerinde birden polis telsizinde bir anons başladı;
-Konak Vapur İskelesi önünde bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2009/04/26/ah-be-kaan-tasmali-neden-oldun-sen/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2009%2F04%2F26%2Fah-be-kaan-tasmali-neden-oldun-sen%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Ah%20be%20Kaan%20Tasmal%C4%B1%20Neden%20%C3%96ld%C3%BCn%20Sen%3F%20%22%20%7D);"></div>
<p>Yıllar önce güzel bir yaz günüydü…. Ama hüzün dolu bir yaz günü olacağını nerden ? bilecektim.</p>
<p>Yeni Asır’da polis muhabirliği yaparken İzmir Emniyet Müdürlüğü Bozyaka Hizmet Binası’nda günlük işleri takip ediyordum. Fazla bir işte yoktu , sadece aranan bir kişi yakalanmıştı o kadar. Ancak akşam saatlerinde birden polis telsizinde bir anons başladı;</p>
<p>-Konak Vapur İskelesi önünde bir cinayet ihbarı aldık, en yakın ekip olay yerine gidip bilgi versin”…</p>
<p>Kısa bir süre sonra olay yerine intikal eden Asayiş Şubesi’ne bağlı bir ekip  anons yaptı..</p>
<p>-“Merkez olay yerindeyiz..Bir şahıs yerde yatıyor olay yerine acil bir ambulans gönderin”</p>
<p>-Anlaşıldı tamam.</p>
<p>Olay yerine giden cinayet bürosuna bağlı ekip hemen anonsa başladı:</p>
<p>-Merkez şahıs erkek tabancayla vurulmuş ambulans olay yerinde ancak şahıs eks…(Ölmüş)</p>
<p>-Merkez kimlik bilgilerini biraz sonra bildireceğim</p>
<p>Ben ise gazeteme gitmek için çağırdığım araçla hemen varyanttan Konak Vapur İskelesi’ne doğru yola çıktım.</p>
<p>Kısa bir süre sonra olay yerine geldiğimde ambulans ekibi ve polis ekipleri henüz çalışmalarını tamamlamamıştı.</p>
<p>Ve bir süre sonra ekip anonsa başladı.</p>
<p>-Merkez şahsın ismi Kaan Tasmalı İzmir nüfusuna kayıtlı…. Tabancayla vurulmuş.. Vuran şahıs kaçmış çevreden aldığımız bilgilere göre eşgalini veriyorum……</p>
<p>İşte o an yıkıldım. Hemen vurulan kişinin yanına gittim. Evet Bu Bizim Kaan Tasmalı’ydı</p>
<p>Yeni Asır Gazetesi’nin neşesi, Güzel sesli Kaan’ıydı…</p>
<p>Kaan’ı kanlar içinde görünce beynimden vurulmuşa döndüm. Hemen gazetenin Haber Merkezi’ne anonsa başladım.</p>
<p>-5110 Merkez!..</p>
<p>-Merkez dinlemede.</p>
<p>-Konak’ta bir cinayet var ve bizim Kaan tabancayla öldürülmüş.</p>
<p>Bu anonsum üzerine gazetede herkes bana telsizden sorulara başladı&#8230;</p>
<p>Muzaffer bilgi ver nasıl öldürülmüş, gerçekten bizim Kaan’mı ?</p>
<p>Onu çok seven gazete yönetiminden Hamdi Türkmen, Gönül Soyoğul ve diğer arkadaşlar&#8230;Ertan Gürcaner, Caner Ermiş, Enver Kaya , Hürol Dağdelen, Neşet Şenizel….Herkes olay hakkında benden bilgi almak istiyordu…</p>
<p>Herkes benden bilgi almak istiyordu ama onlara bilgi verirken sanki kelimeler boğazımda düğümleniyordu.</p>
<p>Gerçek şuydu hayat dolu bir insan olan Kaan Tasmalı artık yoktu. Ölmüştü.. ve bedeni yerde yatıyordu..</p>
<p>Ben bir yandan ağlıyor ve bir yandan da görevimi yapmaya çalışıyordum. Polis arkadaşlarımdan bilgi alıyor ve olay yerini fotoğraflıyordum.</p>
<p>Bir süre sonra cenaze aracı geldi ve Kaan’ın cansız bedenini bir tabuta koydular ve cenazesi Mezarlıklar Müdürlüğü’ne doğru yola çıktı. Ve merkezden anons</p>
<p>-Eşgali verilen şahıs için ekipler çalışmaya başlasın…..</p>
<p>O güne kadar yüzlerce cinayete gitmiştim</p>
<p>Ama bu kez gittiğim olayda can veren kişi benim çok sevdiğim Kaan Tasmalı kardeşimdi.</p>
<p>Bize gazetede yanık sesiyle türküler söyleyen,..ucuza aldığı deri montları, çakmakları bize yine çok ucuza satan hatta bazen para bile alamayan Kaan’dı bu kez ÖLEN!&#8230;</p>
<p>Cinayetin detayına asla girmek istemiyorum. Ancak Bu ÖLÜM</p>
<p>Kaan’a hiç yakışmadı..</p>
<p>O şimdi kara toprakta biz arkadaşları ise yine hayat mücadelesinin içindeyiz.</p>
<p>Nur İçinde Yat</p>
<p>Kaan Tasmalı</p>
<p>Bizler Seni Hiç Unutmadık ve Unutmayacağız…</p>
<p>Ama Hiç.</p>
<p><a title="Diğer Yazılarım" href="http://www.izmirlife.com/category/yazarlar/muzaffer-tezel/"><strong>Muzaffer TEZEL</strong></a></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2009/04/26/ah-be-kaan-tasmali-neden-oldun-sen/&title=Ah be Kaan Tasmalı Neden Öldün Sen? &srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2009/04/26/ah-be-kaan-tasmali-neden-oldun-sen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Selena ve Onurlu Bir Anadolu Kadını</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2009/04/13/selena-ve-onurlu-bir-anadolu-kadini/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2009/04/13/selena-ve-onurlu-bir-anadolu-kadini/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2009 06:38:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muzaffer Tezel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Muzaffer Tezel]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu kadını]]></category>
		<category><![CDATA[Selena Efsanesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=3089</guid>
		<description><![CDATA[

Geçtiğimiz haftasonu Bodrum’a giderken yol üzerinde bulunan Bafa Gölü kıyısındaki  Kapıkırı Köyü’ne gittim. Kapıkırı, mitolojide Selena Efsanesinin geçtiği yer. Köyün eski adı ise Herakleia .Yanımda gazeteci arkadaşım Müslüm Karaaslan, biricik eşi Serpil, babası ve arkadaşımız Süleyman vardı. Orada öğretmen arkadaşlarımızla buluştuk. Milas, Denizli ve İzmir’den gelen 25 kişilik bir guruptuk. Milas Anadolu Lisesi müzik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2009/04/13/selena-ve-onurlu-bir-anadolu-kadini/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2009%2F04%2F13%2Fselena-ve-onurlu-bir-anadolu-kadini%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Selena%20ve%20Onurlu%20Bir%20Anadolu%20Kad%C4%B1n%C4%B1%20%22%20%7D);"></div>
<p>Geçtiğimiz haftasonu Bodrum’a giderken yol üzerinde bulunan Bafa Gölü kıyısındaki  Kapıkırı Köyü’ne gittim. Kapıkırı, mitolojide Selena Efsanesinin geçtiği yer. Köyün eski adı ise Herakleia .Yanımda gazeteci arkadaşım Müslüm Karaaslan, biricik eşi Serpil, babası ve arkadaşımız Süleyman vardı. Orada öğretmen arkadaşlarımızla buluştuk. Milas, Denizli ve İzmir’den gelen 25 kişilik bir guruptuk. Milas Anadolu Lisesi müzik öğretmeni dünya iyisi Ali hocanın orgla ve sazla çaldığı müziklere bizde şarkılarla eşlik ettik. Harika bir geceydi. Hele Karia pansiyonun birbirinden güzel yemekleri, şişte yılan balığı ve rakı.  Mutlaka gidin ve güneşin batışını birde orada seyredin….Pişman olmayacaksınız.</p>
<p><strong>Gelelim Selena Efsanesine  </strong><br />
Selena Efsanesi ise şöyle Bafa Gölü kıyısında bulunan şimdi Beşparmak dağları olarak bilinen Latmos Dağı eteklerinde bir çoban yaşarmış. Bu çoban bir gün koyunlarını otlatmaktan yorgun düşmüş ve bir ağacın altında uyumaya başlamış. Ve bu sırada Zeus’un kızı Selena bir anda bu çobana aşık olmuş. O ölümsüz ama çoban ise ölümlüymüş. Babası Zeus kızının aşkını anlamış anlamasına da çoban ölümlü olduğu bu aşka karşı gelmiş.</p>
<p>Selena babasına çobanı çok sevdiğini defalarca söylemiş ama Zeus hep karşı çıkmış. Bir gün çoban yine yorgun düşüp uyuduğu bir gün onu gelmiş ve dudağından öpmüş. Babasıda bunu görmüş ama belli etmemiş çok sevdiği kızı Selena’ya.</p>
<p>Selena babasına çobana aşık olduğunu ölümsüzlüğünü almasını ölümlü olarak çobanla evlenmek istediğini söylemiş.</p>
<p>Zeus sadece bir yol olduğunu bununda çobanı ölüm uykusuna yatırmak olduğunu söylemiş. Selena babasının bu teklifini kabul etmiş.</p>
<p>Çoban ölüm uykusunu yatmış. Selena ise hala ölümsüzmüş. Çobanın ruhu gökyüzüne çıkmış ama Selena’ya dokunamamış bile…Babası oyun oynamış güzeller güzeli kızı Selena’ya yani sözünü tutmamış.</p>
<p>Şimdi her yıl Haziran’ın 15’inde Selena gökyüzündeki dolunayın içine girermiş ve Bafa Gölüne bir damla gözyaşı akıtırmış.</p>
<p>Ve Bafa Gölü Selena’nın gözyaşı ile hırçınlaşır ve o yaz gününde dalgalarla dolu olurmuş.</p>
<p>Bafa Gölü kıyısında oturan Karya’lılar, İyonyalılar ve diğer medeniyetler efsaneyi dilden dile anlatmış ve efsane günümüze gelmiş. </p>
<p>Gelelim Onurlu Bir Anadolu Kadınına,…</p>
<p>Öğretmen ve gazeteci dostlarımla hafif yağmurlu bir havada Bafa Gölü kıyısında gezerken ineklerini otlatan yaşlı bir kadın gördük. Öğretmen arkadaşım Ali’nin eşi onunla sohbet etmeye başladı. Yaşlı kadın köyde kimsesinin olmadığını, eşinin öldüğünü, çocuklarının ise çeşitli şehirlerde olduğunu yapayalnız kaldığını söyledi. Üstü yamalıydı bu yaşlı kadının ve inanmazsınız elindeki şemsiyede yamalıydı. Hayatımda ilk kez yamalı bir şemsiye gördüm.</p>
<p>Hepimiz yaşlı kadının içinde bulunduğu duruma çok üzüldük.  Kadına para vermek istedik ve kadın bize ise hayat dersi verdi.</p>
<p>Yaşlı kadın,” Ben yoksul olabilirim, kimsemde olmayabilir, elimdeki şemsiyede yamalı. Karnım aç, evim viranede olabilir. Ama ben Anadolu kadınıyım. Kurtuluş savaşında cepheye mermi taşıyan yine bendim. Eşimin ölümünün ardından gözyaşı dökende. Gelin kızlarımın adından ağlayan yine bendim. Bana acımanız beni kırdı. Buradaki bütün kadınlarımız hep aynıdır” dedi.</p>
<p>Ve su içen iniklerini ve sırtında çalı çırpı bulunan eşeğini alarak yavaş yavaş uzaklaştı.” Yaşlı kadın gittikten sonra çevrede bulunan köylülere kadının kim olduğunu sorduk. İnanmayacaksınız bunu yazarken ellerim titriyor. Bu kadını kimse tanımıyordu.</p>
<p>Acaba bu yaşlı kadın çobanı seven Bafa Gölü’ne gözyaşı akıtan Selena’nın dünyaya düşen görüntüsümüydü. İnanın günlerdir bunu düşünüyor ve uyuyamıyorum.</p>
<p>İşte Anadolu’nun Onurlu Bir Kadını ve Selena Efsanesi.</p>
<p>Not: Heryeri Atatürk ve çevrenin fotoğrafları dolu olan Karia Pansion’un sahibi Emin Aydın’ı eşini ve oğulları Kemal’i hiç unutmayacağım. Teşekkürler.</p>
<p><a title="Diğer Yazılarım" href="http://www.izmirlife.com/category/yazarlar/muzaffer-tezel/"><strong>Muzaffer TEZEL</strong></a></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2009/04/13/selena-ve-onurlu-bir-anadolu-kadini/&title=Selena ve Onurlu Bir Anadolu Kadını &srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2009/04/13/selena-ve-onurlu-bir-anadolu-kadini/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Aldatma Hikayesi</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2009/02/20/bir-aldatma-hikayesi/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2009/02/20/bir-aldatma-hikayesi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2009 12:48:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muzaffer Tezel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Muzaffer Tezel]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Aldatma Hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[işadamına şantaj]]></category>
		<category><![CDATA[şantaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=2836</guid>
		<description><![CDATA[


Yıllar önce Yeni Asır Gazetesi’nde polis muhabirliği yaparken İzmir’li ünlü bir işadamına şantaj yapıldığı ihbarını aldım.
İşadamının kimliğini öğrenmiştim ama ne yazık ki telefonlarıma dahi çıkmıyordu.
İşadamı bir arkadaşına kendisine uzun süredir santaj yapıldığını anlatmış ve arkadaşı ise yine zamanında çok büyük operasyonlara imza atmış Ahlak Bürosu Amiri’ne durumu bildirmişti. Ki bu Amir şimdi önemli bir turistik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2009/02/20/bir-aldatma-hikayesi/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2009%2F02%2F20%2Fbir-aldatma-hikayesi%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Bir%20Aldatma%20Hikayesi%20%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2837" style="border: 3px solid black; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;" title="Bir Aldatma Hikayesi " src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/2009/02/santaj.jpg" alt="" width="550" height="217" /><br />
Yıllar önce Yeni Asır Gazetesi’nde polis muhabirliği yaparken İzmir’li ünlü bir işadamına şantaj yapıldığı ihbarını aldım.</p>
<p>İşadamının kimliğini öğrenmiştim ama ne yazık ki telefonlarıma dahi çıkmıyordu.</p>
<p>İşadamı bir arkadaşına kendisine uzun süredir santaj yapıldığını anlatmış ve arkadaşı ise yine zamanında çok büyük operasyonlara imza atmış Ahlak Bürosu Amiri’ne durumu bildirmişti. Ki bu Amir şimdi önemli bir turistik ilçemizde Emniyet Müdürü olarak görev yapıyor ve halen basından takip ettiğim kadarıyla yine başarılı işler gerçekleştiriyor.</p>
<p>Neyse..</p>
<p>Polis şefinin sayesinde olayı polise anlatan işadamının arkadaşına ulaştım ve her şeyi öğrendim.</p>
<p><strong>Olay şöyle gerçekleşmişti:<br />
</strong>İki oğlu olan işadamı uzun süredir eşiyle problemler yaşıyordu ve bir akşam tek başına Alsancak’ta ünlü bir gece kulübüne giti.</p>
<p>Bara oturdu ve içmeye başladı. Bir tane , bir tane daha ve bir tane daha</p>
<p>Saat gece yarısını çoktan geçmişti.</p>
<p>Bu sırada çok güzel sarışın bir bayan barda bulunan hemen yanındaki tabureye oturdu ve bir martini istedi.</p>
<p>Sarışın kadın hemen hamleye girişti ve işadamından tanışmak bahanesiyle bir sigara istedi.</p>
<p>İşte her şey bu sigara istemeyle başladı.</p>
<p>İşadamı artık bayağı alkol almıştı.</p>
<p>Sohbet koyulaştı ve sarışın kadın işadamına birlikte kendi evine gitmeyi teklif etti. İşadamı zaten bunalımdaydı. Teklifi hiç düşünmeden kabul etti. Zaten kadında dişiliğini kullanmıştı kendinden emindi. Ret edilmeyeceğini biliyordu.</p>
<p>Birlikte sarışın kadının Güzelyalı’da bulunan evine gittiler.</p>
<p>Eve girdiler ve içki içmeye devam ettiler.</p>
<p>Bir süre sonra da yatağa geçtiler.</p>
<p>İşadamı kendinden geçmişti. Çünkü sarışın kadın içkisine uyku ilacı koymuştu.</p>
<p>Sarışın kadın cep telefonu ile birisini aradı . Sabah olmak üzereydi ki kapı zili çaldı.</p>
<p>Sarışın kadın yataktan kalktı ve kapıyı açtı.</p>
<p>Bir adam içeri girdi ve yatakta çırılçıplak yatan işadamının sarışın kadınla birlikte fotoğraflarını çekmeye başladı. Flaşlar ardı ardına patlıyordu ama işadamı hiçbir şeyin farkında değildi çünkü uyku ilacının da etkisiyle kendinden geçmişti.</p>
<p>Fotoğraf çekme işi bittikten sonra adam yine geldiği gibi gitti.</p>
<p>Aradan birkaç gün geçtikten sonra sarışın kadın işadamının verdiği kartvizitten ona ulaştı ve mutlaka görüşmek istediğini söyledi.</p>
<p>İşadamı kabul etti ve onu Konak’ta bulunan bir otoparkın önünden arabasıyla aldı.</p>
<p>Yolda giderken sarışın kadın çantasından bir sarı zarf çıkardı ve zarfın içindeki ikisinin yatakta çırılçıplak görüntülerinin bulunduğu fotoğrafları gösterdi.</p>
<p>İşadamı neye uğradığını şaşırmıştı.</p>
<p>Kadın fotoğrafların çekildiğinden haberi olmadığını kendisinin de aşırı alkollü olduğunu fotoğrafları ayrı yaşadığı kocasının çektiğini anlattı.</p>
<p>Sarışın kadın fotoğrafların bazılarının eline geçmemesi için kocasının 100 milyar istediğini söyledi.</p>
<p>İşadamı bir süre bağırdıktan sonra fotoğraflar için para vermeyi kabul etti ama süre istediğini söyledi.</p>
<p>İşadamı olayı en yakın arkadaşı olan K.’ye anlattı. K. ise ünlü polis şefine. Polis şefi  işadamına ulaştı ve kadının adresini öğrendi ve operasyon için düğmeye basıldı.</p>
<p>Kadın ve fotoğrafları çeken adam yakalandı. Bu iki kişilik şebekeni bu yolla birçok işadamından milyarlarca lira para aldığı ortaya çıktı. Ama bu çok önemli operasyon yine önemli kişilerin araya girmesi üzerine gazetelerde yer alamadı.</p>
<p>Siz siz olun birlikte olduğunuz kadınlara dikkat edin. Küçük bir kaçamak size birçok şeye malolabilir.</p>
<p><a title="Diğer Yazılarım" href="http://www.izmirlife.com/category/yazarlar/muzaffer-tezel/"><strong>Muzaffer TEZEL</strong></a></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2009/02/20/bir-aldatma-hikayesi/&title=Bir Aldatma Hikayesi &srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2009/02/20/bir-aldatma-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seven Bir Genç Kızın Hüzünlü İntiharı…</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2009/01/17/seven-bir-genc-kizin-huzunlu-intihari%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2009/01/17/seven-bir-genc-kizin-huzunlu-intihari%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jan 2009 13:21:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muzaffer Tezel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Muzaffer Tezel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=2527</guid>
		<description><![CDATA[

Her şey soğuk bir kış gecesi başlamıştı… Yeni Asır Gazetesi’nde gece muhabirliği yapıyordum ve saat sabaha karşı 06.00 sıralarıydı. Birden polis telsizinden intihar anonsu geçti. Hatay Üçyol’da bir genç kız kendisini 7. kattan aşağıya atmış ve intihar etmişti. 155 Polis İmdat’tan intihar yerinin açık adresini aldıktan sonra gazetenin aracıyla olay yerine hareket ettim.
Olay yerine geldiğim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2009/01/17/seven-bir-genc-kizin-huzunlu-intihari%e2%80%a6/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2009%2F01%2F17%2Fseven-bir-genc-kizin-huzunlu-intihari%25e2%2580%25a6%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Seven%20Bir%20Gen%C3%A7%20K%C4%B1z%C4%B1n%20H%C3%BCz%C3%BCnl%C3%BC%20%C4%B0ntihar%C4%B1%E2%80%A6%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-2529" style="border: 3px solid black; margin: 5px 10px;" title="Seven Bir Genç Kızın Hüzünlü İntiharı…" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/2009/01/intihar.jpg" alt="" width="200" height="267" />Her şey soğuk bir kış gecesi başlamıştı… Yeni Asır Gazetesi’nde gece muhabirliği yapıyordum ve saat sabaha karşı 06.00 sıralarıydı. Birden polis telsizinden intihar anonsu geçti. Hatay Üçyol’da bir genç kız kendisini 7. kattan aşağıya atmış ve intihar etmişti. 155 Polis İmdat’tan intihar yerinin açık adresini aldıktan sonra gazetenin aracıyla olay yerine hareket ettim.</p>
<p>Olay yerine geldiğim zaman polisler çevre emniyetini almış ve ambulans gelmişti. Diğer gazete ve televizyonlarda çalışan polis muhabiri arkadaşlarımla çekim yapmaya ve bilgi toplamaya başladık.</p>
<p>Genç kız Ege Üniversitesi’nde okuyan bir öğrenciydi. Bornova’da iki arkadaşıyla birlikte oturuyordu ve bir süre önce aralarında söz kestikleri erkek arkadaşının evinin balkonundan atlayarak intihar etmişti. Olay yerinin, genç kızın öğrenci kimliğinin ve hıçkıra hıçkıra ağlayan erkek arkadaşının fotoğraflarını çekmiştim. Bir süre sonra cenaze arabası geldi ve genç kızın cansız bedenini morga götürmek üzere yola çıktı.</p>
<p>Aldığımız bilgiler genç kızın intiharının erkek arkadaşının ayrılmak istemesi üzerine gerçekleştiğini gösteriyordu. Karakoldan aldığımız bilgilerde bu yöndeydi. Çünkü erkek arkadaşı olayının sebebinin kendisinin aldığı ayrılma kararı üzerine olduğunu söylemişti.</p>
<p>Bu haber ertesi gün gazetemin birinci sayfasından anonslu üçüncü sayfaya “Acı İntihar” olarak değerlendirildi.</p>
<p>Ancak ben haberin devamı için ertesi gün uyumadan genç kızın okuduğu okula giderek arkadaşlarıyla görüşmeye başladım. Arkadaşları Aydın’lı olan bu genç kızın uzun süredir bunalımda olduğunu söylüyorlardı. Ama ben olayın üzerine gitmeye kararlıydım . Çünkü erkek arkadaşının gözyaşları beni derinden etkilemişti. Bu arada bu kızın ev arkadaşlarını buldum ve öğrendiklerim beni daha da etkiledi. Daha sonra karakola uğrayarak gencin ifadesinin detaylarını öğrendim.</p>
<p>Olayın gerçek yüzü şuydu;<br />
Genç kız  yıllar önce bir komşularının tecavüzüne uğramıştı. Üniversite sınavını kazanıp İzmir’e geldikten sonra ikinci sınıfta bu gençle tanışmış ve birbirlerinin deliler gibi sevmişlerdi. Ve bu sevgi sonucu evlenmeye karar vermişler arkadaşlarının da katıldığı bir törenle aralarında sözlenmişlerdi.<br />
Ancak tecavüz sonucu artık bakire olmayan bu genç kız sevdiği erkeğe bunu nasıl anlatacaktı. Yıllar geçmesine rağmen bu iğrenç tecavüzü unutamıyordu. Ev arkadaşlarından birisi gerçekten seven bir insanın sevdiğine bütün gerçekleri anlatması gerektiğini söyleyerek onu ikna etti. Günler boyu bunun düşünen genç kız sonunda erkek arkadaşına yaşadığı bu acı olayı anlatmaya karar verdi.</p>
<p>Gündüz erkek arkadaşıyla önce bir sinemaya gittiler ve sinemadan sonrada onun evine. Evde romantik bir akşam yaşamak için şarap içmeye başladılar. Bir kadeh daha, bir kadeh daha. Artık kararlıydı bütün cesaretini toplayarak olayı bütün açıklığıyla anlatmaya başladı. İçindeki acıyı döktü. Arkadaşı duyduklarına inanamıyordu çok sevdiği ve evlilik hayalleri kurduğu arkadaşı tecavüze uğramıştı ve artık bakire değildi.<br />
Ve erkek arkadaşı onu sevdiğini ancak bu olayı kabullenemeyeceği için ayrılmaları gerektiğini söyledi. Bunun üzerine genç kız ani bir hareketle mutfağa koştu ve eline aldığı bir bıçakla kendisini öldüreceğini söyledi. Ama sevgilisi ani bir hareketle genç kızın elindeki ekmek bıçağını almayı başardı. İkisi de ağlıyordu. Nasıl gelmişti bunlar başlarına. İki sevgili olanları unutmaya karar verdi. Ve saatlerce dertleştiler ve daha sonra uyumak üzere yatak odasına geçtiler.</p>
<p>Ama genç kızın huzursuz olmuştu ve bu gerçeğin ileride yüzüne tokat gibi atılacağını biliyordu. Buna emindi çünkü sevgilisini çok iyi tanıyordu. Önce uyumakta olan sevgilisinin alnından şevkatle öptü, balkon kapısını açtı ve yedinci kattan kendini boşluğa bıraktı.</p>
<p>Geride cansız bir beden ve çok sevdiği aşkını kaybeden bir genç kaldı.<br />
İnanın bu olayı aradan yıllar geçmesine rağmen unutamadım ve sizlerle paylaşmak istedim. Siz siz olun sevdiğinize karşı acımasız olmayın.<br />
İnsan çukura düşebilir ama önemli olan dışarı çıkabilmek için gereken sadece bir ip değildir. Sevgidir, Saygıdır ve Anlayıştır…..</p>
<p><a title="Diğer Yazılarım" href="http://www.izmirlife.com/category/yazarlar/muzaffer-tezel/"><strong>Muzaffer TEZEL</strong></a></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2009/01/17/seven-bir-genc-kizin-huzunlu-intihari%e2%80%a6/&title=Seven Bir Genç Kızın Hüzünlü İntiharı…&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2009/01/17/seven-bir-genc-kizin-huzunlu-intihari%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güle Güle Polis Ali</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2008/11/07/gule-gule-polis-ali/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2008/11/07/gule-gule-polis-ali/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2008 19:58:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muzaffer Tezel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Muzaffer Tezel]]></category>
		<category><![CDATA[Polis Ali]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=2112</guid>
		<description><![CDATA[

Yıllar önce serin bir ilkbahar sabahı Polis Memuru Ali işine gitmek için hazırlanıyordu….
İşini çok seven Ali mutlu değildi. Çünkü çok borcu vardı ve zor geçiniyordu. Eşi taşradan gelmiş, şehir hayatının kendi içinde erittiği ve yozlaştırdığı insanlardan birisi olmuştu. Herşeye, herkese özeniyordu. Polis Ali eşinin maddi ihtiyaçlarını karşılamak için boş vakitlerinde dolmuş şoförlüğü de yapıyordu.
Çaresizdi.. Maaşı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2008/11/07/gule-gule-polis-ali/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2008%2F11%2F07%2Fgule-gule-polis-ali%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22G%C3%BCle%20G%C3%BCle%20Polis%20Ali%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-2114" style="border: 3px solid black; margin: 5px 10px;" title="Güle Güle Polis Ali" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/2008/11/polis.jpg" alt="" width="250" height="357" />Yıllar önce serin bir ilkbahar sabahı Polis Memuru Ali işine gitmek için hazırlanıyordu….</p>
<p>İşini çok seven Ali mutlu değildi. Çünkü çok borcu vardı ve zor geçiniyordu. Eşi taşradan gelmiş, şehir hayatının kendi içinde erittiği ve yozlaştırdığı insanlardan birisi olmuştu. Herşeye, herkese özeniyordu. Polis Ali eşinin maddi ihtiyaçlarını karşılamak için boş vakitlerinde dolmuş şoförlüğü de yapıyordu.</p>
<p>Çaresizdi.. Maaşı zaten azdı polis Ali’nin. İki çocuğuna bakmak onları okula göndermek, en önemlisi memleketinden çok severek kaçırdığı ve daha sonra evlendiği eşinin ihtiyaçlarını yetiştirmek zorundaydı.</p>
<p>Bütün bir gece uyumamıştı Polis Ali.</p>
<p>Eşi yatmadan önce yeni alacağı makyaj malzemesi için ondan para istemişti. Borcu arttıkça artıyordu. Yine borç alması gerekiyordu. Kahvaltı bile etmeden sabah erkenden evinden çıktı Polis Ali.</p>
<p>İzmir’in kenar semtlerinde iki katlı bir evin alt katında oturuyordu. Bahçeye geldiğinde artık kararını vermişti. Maaşının azlığından zaten istediği gibi bir hayat yaşamıyordu. Bıkmıştı bu hayattan.</p>
<p>Küçük oğlu iki gün önce kendisinden bir kitap istemiş ama parası olmadığından ne yazık ki alamamıştı. Bahçede bulunan odunluğa gitti.</p>
<p>Artık kararını vermişti.</p>
<p>Bu hayatta mutlu değildi.  İpi boynuna geçirdi, çok sevdiği silahını öptü.. Şark hizmeti yaparken bir terörist gurupla çatışma sırasında kollarında ölen can arkadaşı Kemal’i düşündü. Eşi ve çocukları birbir gözünün önünden geçti.</p>
<p>İçerisi biraz karanlıktı. Sandalyeye çıktı ve hazırladığı ipi boynuna geçirdi ve “Allahım Beni Affet“ dedi</p>
<p>ve sandalyeyi ayaklarıyla itti.</p>
<p>Polis Ali umutlarıyla, özlemleriyle, sevgisiyle, insanlığı ile bu dünyadan göçtü.</p>
<p>Ardında bir eş, iki çocuk ve onu çok seven memleketinde yaşayan annesini bıraktı..</p>
<p>Bir de gözyaşı..</p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2008/11/07/gule-gule-polis-ali/&title=Güle Güle Polis Ali&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2008/11/07/gule-gule-polis-ali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GAZETECİLERDE AĞLAR</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2008/11/01/gazetecilerde-aglar/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2008/11/01/gazetecilerde-aglar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Nov 2008 20:25:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muzaffer Tezel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Muzaffer Tezel]]></category>
		<category><![CDATA[Gazeteci]]></category>
		<category><![CDATA[polis muhabiri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=2115</guid>
		<description><![CDATA[

15 yıl polis muhabirliği yaptım ve bu görev sırasında sayısız cinayet, yaralama, intihar, hırsızlık, kaza, yangın gibi olaylarla karşılaştım.
Gazeteci görevini yaparken duygularına hakim olmak zorundadır ancak öyle olaylar vardır ki bizde duygularımıza zincir vuramayız.
Bizde ağlarız…
Yine bir gece Yeni Asır’da çalışırken telsiz anonsundan Buca Şirinyer’de bir kaza olduğu anonsu geçti. O zamanlar gazete muhabirleri ile  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2008/11/01/gazetecilerde-aglar/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2008%2F11%2F01%2Fgazetecilerde-aglar%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22GAZETEC%C4%B0LERDE%20A%C4%9ELAR%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-2116" style="border: 3px solid black; margin: 5px 10px;" title="GAZETECİLERDE AĞLAR" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/2008/11/gazeteci.jpg" alt="" width="300" height="200" />15 yıl polis muhabirliği yaptım ve bu görev sırasında sayısız cinayet, yaralama, intihar, hırsızlık, kaza, yangın gibi olaylarla karşılaştım.</p>
<p>Gazeteci görevini yaparken duygularına hakim olmak zorundadır ancak öyle olaylar vardır ki bizde duygularımıza zincir vuramayız.</p>
<p>Bizde ağlarız…<br />
Yine bir gece Yeni Asır’da çalışırken telsiz anonsundan Buca Şirinyer’de bir kaza olduğu anonsu geçti. O zamanlar gazete muhabirleri ile  birlikte Yeni TV’den de kameraman bir arkadaş bizimle gelirdi. Biz gazetemize haber yaparken oda televizyonu için kamera çekimi ve haber yapardı.</p>
<p>Anons üzerine Yeni TV polis muhabiri Kadir Kemaloğlu ile birlikte hemen olay yerine hareket ettik. Kaza yerinede fotoğraf çekimi yaptık, polislerden yeni doğan bir bebeğin olay yerinde öldüğünü anne ve babasının hafif şekilde yaralandığını öğrendik. Bebeğin fotoğrafını bulamayacağımız için kaza yeri görüntüleri, olay hakkındaki bilgilerle gazeteye döndük.</p>
<p>Ertesi gün olay küçük bir haber olarak yer aldı ama Kadir ve ben olaydan çok etkilenmiştik ve ertesi gün gazeteye erken gelerek gazete aracıyla kaza yapan ailenin evine gittik. Evin dışındaki yakınlarından kaza geçiren anne ve babanın hasta olan bir yakınlarını ziyaretten döndüğünü ve Şirinyer’de bulunan evlerine yaklaştıkları sırada hatalı sollama yapan bir araçtan kurtulmaya çalışırken babanın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine elektrik direğini çarptığını öğrendik. Kadının kucağında bebeği olduğu halde eşinin yanında önde oturduğunu ancak emniyet kemerinin takılı olduğunu öğrendik. Aracın elektrik direğine çarpmasıyla birlikte kadının elindeki bebek ön camdan fırlamış ve asfalta düşerek hayatını kaybetmiş .<br />
Bu arada yakınlarından hafif sıyrıklarla kazayı atlatan annenin çocuğunun öldüğünden haberi olmadığını da öğrendik. Akrabalarını evin içinde çekim yapmak için ikna ettik ve Kadir ile birlikte eve girdik. Eve girdiğimizde eşyalardan dar gelirli bir aile olduklarını da gözlemledik. Baba çok üzgün bir durumda bir koltuğa oturmuş boş gözlerle etrafına bakıyordu. Kadir babayla televizyonu için küçük bir röportaj yaptı ve kazayı anlattırdı. Bu arada ben babadan annenin fotoğrafını çekmek istediğimi bunun için  izin vermesini istedim.</p>
<p>Baba olumlu karşıladı ve hep birlikte yan odada bulunan annenin yanına gittik. Annenin elinde çaputlardan yapılmış ve sanki içinde bir bebek olduğu izlenimini veren bir kundak vardı. Anne çocuğunun öldüğünden habersiz ve yakınları tarafından çaputtan yapılan kundağı sanki bebeği içindeymiş gibi yattığı yerde kucağında sallıyor ve ona ninniler söylüyordu. Kadir ve ben bu manzarayı görünce işimizi bırakıp hüngür hüngür ağlayamaya başladık. Bu keze bizi teselli etmek baba ve akrabalarına düşmüştü.<br />
Meslek hayatım boyunca karşılaştığım hiçbir olayda bu kadar ağlamamıştım. Şimdi ne zaman Kadir ile karşılaşsak bu olay aklımıza gelir ve hüzünleniriz.</p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2008/11/01/gazetecilerde-aglar/&title=GAZETECİLERDE AĞLAR&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2008/11/01/gazetecilerde-aglar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kredi Kartları Yüzünden Boşanan Avukat Arkadaşım</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2008/10/03/kredi-kartlari-yuzunden-bosanan-avukat-arkadasim/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2008/10/03/kredi-kartlari-yuzunden-bosanan-avukat-arkadasim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2008 20:29:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muzaffer Tezel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Muzaffer Tezel]]></category>
		<category><![CDATA[Boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[Kredi Borcu]]></category>
		<category><![CDATA[Kredi Kartı]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici kredisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=2118</guid>
		<description><![CDATA[

Köşemde ne yazacağım diye düşünürken birden aklıma kredi kartları ile bir şeyler yazmak geldi.
Kredi kartları yüzünden bunalıma giren ve intihar eden insanlar, yıkılan yuvalar, çöken ekonomi ve bunun gibi birbirini tamamlayan şeyler…
Geçtiğimiz günlerde Kemeraltı’nda Yeni Asır gazetesinde polis muhabirliği yaparken bir olay sırasında tanıştığım çok eski bir arkadaşıma rastladım. Arkadaşım bir avukat ve yıllar öncesinden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2008/10/03/kredi-kartlari-yuzunden-bosanan-avukat-arkadasim/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2008%2F10%2F03%2Fkredi-kartlari-yuzunden-bosanan-avukat-arkadasim%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Kredi%20Kartlar%C4%B1%20Y%C3%BCz%C3%BCnden%20Bo%C5%9Fanan%20Avukat%20Arkada%C5%9F%C4%B1m%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-2119" style="border: 3px solid black; margin: 5px 10px;" title="Kredi Kartları Yüzünden Boşanan Avukat Arkadaşım" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/2008/11/kredi-karti.jpg" alt="" width="300" height="328" />Köşemde ne yazacağım diye düşünürken birden aklıma kredi kartları ile bir şeyler yazmak geldi.</p>
<p>Kredi kartları yüzünden bunalıma giren ve intihar eden insanlar, yıkılan yuvalar, çöken ekonomi ve bunun gibi birbirini tamamlayan şeyler…</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde Kemeraltı’nda Yeni Asır gazetesinde polis muhabirliği yaparken bir olay sırasında tanıştığım çok eski bir arkadaşıma rastladım. Arkadaşım bir avukat ve yıllar öncesinden tanıdığım çok dürüst ve hayat dolu bir insan.</p>
<p>Pasaportta birer çay içmeye karar verdik ve oraya gittik. Ben oldum olası Pasaport’ta güneşin batışını seyretmeye bayılırım. Bazen tek başıma ve bazende arkadaşlarımla birlikte orada çay içerim. O an zaman sanki benim için durmuş gibidir. “Her batan güneşin sonunda yeni bir güneş doğar ve her doğan gün yarınların umut kapısıdır çünkü”.</p>
<p>Neyse asıl konumuza dönelim..<br />
Pasaportta çaylarımızı yudumlarken ismini vermek istemediğim arkadaşımda bir değişiklik olduğunu fark ettim. O tuttuğunu koparan neşeli o insan gitmiş ve sanki onun yerine başka birisi gelmişti.</p>
<p>Bana bir şeyler söylemek istediği belliydi ama bir türlü konuya giremiyordu ancak bir süre sonra konuyu açtı ve arkadaşımın niye değiştiğini anlamış oldum.</p>
<p>Arkadaşım eşinden yeni ayrılmıştı.. Çok seviyordu eşini bunu iyi biliyorum çünkü ikisini de iyi tanıyordum. Duyduğuma inanamadım.</p>
<p>Bana, “Biliyormusun Türkiye’de en çok boşanma İzmir’de oluyor” dedi ve başladı anlatmaya.<br />
“Ben biliyorsun eşimi çok seviyordum ama bu sevginin yerini bir süre sonra nefret ve sürekli tartışmalar almaya başladı. 5 yıldır evliyim ama son zamanlarda eşimin geceleri yataktan kalkıp salonda oturup sürekli düşünmesi dikkatimi çekmeye başladı. Ben acaba hayatına başka birisimi girdi diye düşünmeye ve içim içime yemeye başlarken gerçeği sonunda öğrendim. Eşim kredi kartları yüzünden çok borçlanmıştı. Bu yüzden bunalıma girmişti. Eşim öğretmen biliyorsun. Bugünün ekonomik şartlarında  öğretmen maaşları ile geçinmenin de zor olduğunu biliyorsun. Ama eşim üç kredi kartı yüzünden aşırı borçlanmıştı. Ve bu yüzden bunalıma girmişti.</p>
<p>O neşeli eşim gitmiş yerine başka birisi gelmişti. Sürekli sinirleniyordu ve önemsiz şeyler yüzünden tartışmaya başlamıştık. Artık sabah akşam tartışmaya başlamıştık. Eşimin rahatsızlığı yüzünden zaten çocuğumuz olmuyordu yapılan tedavilerde sonuç vermemiş çocuğumuz olmamıştı. Belki bu yüzden eşim kendini alışverişe vermişti kim bilir. Neyse evdeki tartışmalar artık yuvamızın çatırdamaya başladığını göstermeye başladı. Ve iki ay önce boşanmaya karar verdik ve anlaşmalı olarak boşandık” dedi.</p>
<p>Eşimi seviyorum ama boşanmayı kendisi istedi ben ne yapabilirdim diye bana sordu,<br />
O artık mutsuzdu bunu görebiliyordum ona isterse eşiyle konuşabileceğimi söyledim ama bunu istemedi.</p>
<p>Gözleri batan güneşe daldı ve bu arada ben onu izlemeye başladım.</p>
<p>Arkadaşımın durumuna çok üzüldüm ama onları bu duruma düşürenler utansın demeyi de ihmal etmedim tabiî ki.</p>
<p>Hayat şartları insanları ne durumlara düşürebiliyor. Birbirini çok seven avukat arkadaşım ve öğretmen olan eşi ayrılmıştı.</p>
<p>Gerçi gazetelerden kredi kartı yüzünden intihar edenleri, boşananları biliyoruz ama bu kez tanıdığım ve çok sevdiğim bir arkadaşımın kredi kartı yüzünden çok sevdiği eşinden boşanması inanın beni çok üzdü.</p>
<p>İşte size son olarak bir kredi kartı borçları araştırması. Okuyun ve siz karar verin. Kredi kartı borçları sadece intihar ettirmiyor, yuvaları yıkmıyor ülkemizin ekonomisini de çökertiyor.</p>
<p>Yurttaşların tüketici kredisi ve kredi kartı borçları, 15-22 Şubat haftasında 31.6 milyon YTL artarak 95 milyar 438.9 milyon YTL&#8217;ye çıktı.</p>
<p>Yurttaşların bankalara olan tüketici kredisi ve kredi kartı borçları, 15-22 Şubat haftasında 31.6 milyon YTL artarak 95 milyar 438.9 milyon YTL&#8217;ye yükseldi.</p>
<p>Bankaların tüketici kredisi alacakları anılan haftada 656.5 milyon YTL artarak 68 milyar 612.3 milyon YTL&#8217;ye çıkarken, kredi kartı alacakları 584.9 milyon YTL azalarak 26 milyar 826.5 milyon YTL&#8217;yi indi.</p>
<p>ANKA&#8217;nın Merkez Bankası&#8217;nın verilerinden yararlanarak yaptığı hesaplamaya göre, konut kredisi alacakları 227 milyon YTL&#8217;lik artışla 32 milyar 437.3 milyon YTL oldu. Taşıt kredilerinin 36 milyon YTL&#8217;lik azalışla 5 milyar 790.3 milyon YTL&#8217;ye indiği bu dönemde, diğer tüketici kredileri ise 425.5 milyon YTL artarak 30 milyar 384.6 milyon YTL&#8217;ye çıktı.</p>
<p>Tüketicilerin bankalara olan kredi kartı borçlarının 26 milyar 784.7 milyon YTL&#8217;sinin Türk parası, 41.8 milyon YTL&#8217;sinin ise yabancı para cinsinden olduğu belirlendi. Anılan haftada YTL cinsinden kredi kartı borçlarında 577 milyon YTL, yabancı para cinsinden kredi kartı borçlarında ise 7.7 milyon YTL&#8217;lik azalma yaşandı.</p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2008/10/03/kredi-kartlari-yuzunden-bosanan-avukat-arkadasim/&title=Kredi Kartları Yüzünden Boşanan Avukat Arkadaşım&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2008/10/03/kredi-kartlari-yuzunden-bosanan-avukat-arkadasim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zeki Müren fotoğrafı için Reşit’e dayak</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2008/09/14/zeki-muren-fotografi-icin-dayak/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2008/09/14/zeki-muren-fotografi-icin-dayak/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Sep 2008 20:51:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muzaffer Tezel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Muzaffer Tezel]]></category>
		<category><![CDATA[Bülent Ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[Cem Öksüz]]></category>
		<category><![CDATA[Reşit Çağlayangil]]></category>
		<category><![CDATA[TRT]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf Çınar]]></category>
		<category><![CDATA[Zeki Müren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=2122</guid>
		<description><![CDATA[

Hürriyet Gazetesi’nin usta polis muhabiri arkadaşım Reşit Çağlayangil’e atılan dayak hiçbir zaman hafızamdan çıkmamıştır. Gazetesine bir fotoğraf çekmek için mücadele eden Reşit’e büyük bir saygısızlık yapılmıştı.
Ünlü sanatçı Zeki Müren bir ödül almak için o zamanlar İzmir Kültürpark’ta  bulanan TRT İzmir Bölge Müdürlüğü Stüdyoları’na gelmişti. Ödül tören için ise gazetemizin magazin muhabiri Yusuf Çınar ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2008/09/14/zeki-muren-fotografi-icin-dayak/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2008%2F09%2F14%2Fzeki-muren-fotografi-icin-dayak%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Zeki%20M%C3%BCren%20foto%C4%9Fraf%C4%B1%20i%C3%A7in%20Re%C5%9Fit%E2%80%99e%20dayak%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-2123" style="border: 3px solid black; margin: 5px 10px;" title="Zeki Müren fotoğrafı için Reşit’e dayak" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/2008/11/zeki-muren.jpg" alt="" width="300" height="255" />Hürriyet Gazetesi’nin usta polis muhabiri arkadaşım Reşit Çağlayangil’e atılan dayak hiçbir zaman hafızamdan çıkmamıştır. Gazetesine bir fotoğraf çekmek için mücadele eden Reşit’e büyük bir saygısızlık yapılmıştı.</p>
<p>Ünlü sanatçı Zeki Müren bir ödül almak için o zamanlar İzmir Kültürpark’ta  bulanan TRT İzmir Bölge Müdürlüğü Stüdyoları’na gelmişti. Ödül tören için ise gazetemizin magazin muhabiri Yusuf Çınar ve foto muhabiri Cem Öksüz görevlendirilmişti. Ben ise Bozyaka’da meydana gelen bir trafik kazasında bulunuyordum.</p>
<p>Bu arada merkezden telsizle benimde acil olarak takviye için ödül törenine gitmem söylendi. Gazetemin aracıyla fuarda bulunan TRT İzmir Bölge Müdürlüğü’ne gittim. Zeki Müren ödül töreninde fenalaşmış ve hastaneye kaldırılmak istenirken hayatını kaybetmişti benim oraya gönderilme sebebim buydu. Bunu orada öğrendim.</p>
<p>Bir süre sonra Zeki Müren’in cenazesi bir cenaze aracıyla gözyaşları içinde Yenişehir’de bulunan Mezarlıklar Müdürlüğü’ne götürüldü.</p>
<p>Bende arkadaşlarım Yusuf Çınar ve Cem Öksüz ile birlikte oraya gittik ve bu arada gazetelerin ve yerel televizyonların muhabirleri de oraya geldi. Gelenlerden biriside Hürriyet Gazetesi’nden arkadaşım ve o dönemde en büyük rakibim Reşit Çağlayangil’di.</p>
<p>Reşit benim polis muhabirliği dönemimde her zaman örnek aldığım ancak sürekli rekabet halinde olduğum bir arkadaşımdı. Biz polis muhabirleri Mezarlıklar Müdürlüğü’ne gelen gideni fotoğraflarken bir yandan da gelişmeleri sürekli olarak telsizden merkezde bulunan arkadaşlarımıza iletiyorduk. Saatler ilerledi ve hava kararmaya başladı. Öte yandan herhangi bir olaya karşı İzmir Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü  ekipleri Mezarlıklar Müdürlüğü önünde önlem almışlardı.</p>
<p>Bu arada bize telsizden ses sanatçısı Bülent Ersoy’un oraya geleceği ve bunu fotoğraflamamız talimatı verildi. Hepimiz Bülent Ersoy’u bekliyorduk. Ben ise Zeki Müren’in son fotoğrafını çekmek için fırsat kolluyordum. Amacım Mezarlıklar Müdürlüğü’nün demir duvarından atlayarak içeri girmek ve ne pahasına olursa olsun o fotoğrafı çekmekti.</p>
<p>İşte ben bu planları yaparken birden Mezarlıklar Müdürlüğü’nün içinden bir çığlık duyuldu. Demir duvara iyice yanaştığımda ise bu çığlığın sahibinin Reşit olduğunu anladım ama içerisini göremiyordum, çünkü karanlıktı. Hemen orada nöbet tutan polislere haber verdim. Ben ve diğer polis muhabiri arkadaşlarımla birlikte bizde polislerle birlikte demir duvardan içeri atladık. İçeri girdiğimizde Reşit’i kanlar içinde yerde yatarken gördük Mezarlıklar Müdürlüğü’nde çalışan bir görevli hala tekmeyle yerde kıvranan arkadaşımıza vuruyordu. Polislerinde yardımıyla hemen o kişiyi etkisiz hale getirdik ve kanlar içinde bulunan Reşit için bir ambulans çağırdık. İlk yardım çantası ile gelen doktor başı yarılan arkadaşımıza ilk yardımı yaptı ve hepimiz karakola gittik. Karakolda Reşit’in ve benim gibi diğer arkadaşlarımızın ifadeleri alındı. Bütün bu gelişmeler olurken Bülent Ersoy Mezarlıklar Müdürlüğü’ne gelmiş ve dua ettikten sonra gitmişti.<br />
Ama kimin umurundaydı. Biz arkadaşımızın derdindeydik.</p>
<p>İşte Değerli Okuyucularımız Polis Muhabirliği böyle zor bir branştır gazetecilikte. Ama ben hala ısrar ediyorum en azından bir yıl polis muhabirliği yapan gazetecilik mesleğinde başarılı olur yapmayan ise bir süre sonra meslekten silinir gider.</p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2008/09/14/zeki-muren-fotografi-icin-dayak/&title=Zeki Müren fotoğrafı için Reşit’e dayak&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2008/09/14/zeki-muren-fotografi-icin-dayak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dostluk İşte Böyle Bir Şey!</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2008/06/30/dostluk-iste-boyle-bir-sey/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2008/06/30/dostluk-iste-boyle-bir-sey/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 20:41:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Muzaffer Tezel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Muzaffer Tezel]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Işın Gürel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=2121</guid>
		<description><![CDATA[

Yıllar önce Yeni Asır Gazetesi’nde çalışırken gazetem tarafından görevli olarak Genelkurmay Başkanlığı’nın düzenlediği Güneydoğu gezisine katıldım.
İzmir’den Ankara’ya THY yollarının uçağıyla yola çıktım ve Yeni Asır’ın Ankara temsilcisi
(Şu anda da aynı görevi sürdürüyor) Şebnem Bursalı’nın talimatı ile beni havaalanında bir gazete aracı karşıladı ve Ankara’nın önemli otellerinden birinde  kaldım.
Ertesi gün  sabah çok erken bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2008/06/30/dostluk-iste-boyle-bir-sey/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2008%2F06%2F30%2Fdostluk-iste-boyle-bir-sey%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Dostluk%20%C4%B0%C5%9Fte%20B%C3%B6yle%20Bir%20%C5%9Eey%21%22%20%7D);"></div>
<p>Yıllar önce Yeni Asır Gazetesi’nde çalışırken gazetem tarafından görevli olarak Genelkurmay Başkanlığı’nın düzenlediği Güneydoğu gezisine katıldım.</p>
<p>İzmir’den Ankara’ya THY yollarının uçağıyla yola çıktım ve Yeni Asır’ın Ankara temsilcisi<br />
(Şu anda da aynı görevi sürdürüyor) Şebnem Bursalı’nın talimatı ile beni havaalanında bir gazete aracı karşıladı ve Ankara’nın önemli otellerinden birinde  kaldım.</p>
<p>Ertesi gün  sabah çok erken bir saatte Ankara’dan askeri bir nakliye uçağıyla diğer yerli ve yabancı gazeteci arkadaşlarım ile birlikte Ankara’dan Diyarbakır’a doğru yola çıktık.</p>
<p>Uçakta sonradan önemli bir gazeteci olan Işın Gürel’de vardı. Ülkemizin ve dünyanın önemli gazetecileri ile birlikte olmak beni çok heyecanlandırmıştı ve gazetem bana bu görevi verdiği için ayrıca bende çok gururluydum.</p>
<p>Uçakta Hollandalı bir gazeteci son teknoloji ürünü olan fotoğraf makinaları ile dikkat çekiyordu.</p>
<p>Bu gazeteci şimdi ne yazık ki adını unuttum dünyanın önde gelen savaş muhabirlerinden biriydi. Dünyanın bütün savaş bölgelerinde görev yapmış ve çektiği fotoğraflar yine dünyanın önde gelen gazete ve dergilerinde yayınlanıyordu.</p>
<p>Bu gazetecinin sağ elinin işaret parmağındaki büyükçe taşlı gümüş bir yüzük dikkatimi çekti. Fotoğraf makinesındaki deklanşöre bu parmağıyla basıyordu. Yolumuz uzundu ve gazeteciler birbirleriyle sohbete başladılar. Bende bu meslektaş sohbetleri arasında bu Hollandalı gazetecinin işaret parmağındaki yüzüğün hikayesini öğrendim.</p>
<p>Bu Yüzüğün dramatik hikâyesi şöyleydi:<br />
Yıllar önce Uluslar arası bir haber ajansında görevli savaş muhabiri bu Hollandalı gazeteci ve rakip haber ajansında çalışan İngiliz meslektaşı Afrika’da bir yere görevli olarak gitmiş.<br />
Bu Afrika ülkesinde iç savaş varmış ve bu iki gazeteci iç savaşın dehşetini yansıtan fotoğrafları gazete ve dergilere gönderiyorlarmış.</p>
<p>Ancak görevlerinin ikinci haftasında iki ateş arasında kalmışlar ve İngiliz gazeteci  gelen bir  kurşunla ağır şekilde yaralanmış ve arkadaşları tarafından hemen hastaneye kaldırılmış.<br />
Ancak İngiliz gazeteci hastanede görevli doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetmiş.</p>
<p>Olayı haber alan eşi ise eşinin ölüm haberi üzerine hemen İngiltere’den bu Afrika ülkesine gelmiş. Hollandalı gazeteci en iyi arkadaşının görev sırasında ölümü yüzünden çok üzgünmüş. Eşi ikisinin de çok iyi arkadaş olduklarını bildiğinden eşinin parmağındaki yüzüğü çıkarmış ve bu Hollandalı gazeteciye vermiş. Hollandalı gazeteci ise arkadaşının anısını yaşatmak için yüzüğü fotoğraf makinasındaki deklanşöre basmak için kullandığı işaret parmağına takmış. Çünkü her deklanşöre bastığında arkadaşı için fotoğraf çekiyormuş. İşte arkadaşlık ve dostluk böyle bir şey.</p>
<p>Bende İzmirli bütün gazeteci meslektaşlarımın aynı bu yüzük hikayesindeki gibi dost olmasını diliyorum.<br />
Çünkü her şey gelip geçici önemli olan dostluklar.<br />
Saygılarımla.</p>
<p>Not: Bu gezide Irak, İran ve Suriye’deki bütün sınır karakollarını gezdim ve oralarda vatan aşkıyla görev yapan Mehmetçiklerin yaşadıklarını gördüm. Yaşadıklarım ise Yeni Asır Gazetesi’nde yayınlandı. Dizideki logoda ise ben boynumda fotoğraf makinası ile PKK’nın yaptığı baskında vatan evlatlarının şehit olduğu Üzümlü Karakolu’nun önündeydim. Yine bu gezide Amerikan Çekiç Gücü’nün PKK’lı teröristlere attığı ilk yardım paketlerini gözlerimle gördüm. Başka bir yazımda bunları da anlatacağım.</p>
<p><strong><a href="http://www.izmirlife.com/category/yazarlar/muzaffer-tezel/">Muzaffer TEZEL</a></strong></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2008/06/30/dostluk-iste-boyle-bir-sey/&title=Dostluk İşte Böyle Bir Şey!&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2008/06/30/dostluk-iste-boyle-bir-sey/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

