Yazıya ”diÅŸi” derim.
OlduÄŸu gibi kalmadığı, pek çok düşünceyi doÄŸurduÄŸu için. Yazıyı yazan kalem de ”erkek” oluyor haliyle. Kalem, harflerden aksesuarlar yapıyor, kelimelerden elbiseler. DiÅŸi olan yazıyı giydirmek için.Giydirmesini bilirse yazı da güzelleÅŸiyor. Bir kadının üzerindeki elbiseyle güzelleÅŸmesi gibi. Elbisenin kumaşı,modeli hep kalemin elinde. Dekoltesini de kalem açıyor. Kadınının dekoltesi gibi yerinde ve dozunda olursa keyfine doyum olmuyor.
Kalemde zevk yoksa dekolte bozuyor yazıyı. Kalemin ”gusto” su yoksa hem göğüs, hem bacak hem de ayak dekoltesi çıkıyor ortaya. Oysa yazıda da giyinmesini bilen kadın gibi sadece bir dekolte olması güzel. O da belli belirsiz, ortaya dökmeden, varlığını hissettirecek kadar. Açmadan, kışkırtıcı bir vaat olarak kalmasını bilecek kadar.







