Prof. Dr. Emre Kumral, şiddet olayları ve provokatif eylemlerde kullanılan kişilerin uyuşturucu hap ve psikolojik telkinlerle daha kolay şartlandırılıp yönlendirilebileceğine dikkat çekiyor: “Uyuşturucular, kişiyi gerçeklik duygusundan koparıp, telkine açık hale getiriyor.”

Psikiyatrik ilaçlar insanları telkine açık hale getirdiği için ilaçlarla insanların acımasız katillere dönüşmesinin mümkün olduğu belirtildi. Ege Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emre Kumral, aşırı dozda verilen yeşil ve kırmızı reçeteli ilaçlar ile uyuşturucu maddelerin insanları telkinlere açık hale getirdiğini söyledi. Yüksek dozda uyuşturucu ve ilaç alan kişinin yeri, zamanı ve çevresindekileri tanımadığını belirten Kumral, bu durumdaki insanlara istenmeyen veya anlamsız şeyler yaptırılabileceğini kaydetti.
Herkese merhaba…
Kaliteli bir yaşam sürmek hepimizin elinde. Bilim her geçen gün sağlığımız için yepyeni buluşlar sunuyor bizlere. Ama bizler gerek hayat kargaşası, gerekse maddi problemlerden dolayı, özellikle sağlığımızı hep geri planda bırakıyor ve hasta olmadan maalesef kendimizle ilgilenmiyor ve bünyemizi güçlendirecek destekler kullanmıyoruz.

Bugün lactoferrin mucizesinden bahsedeceğim. İlginiz çeker umarım. Lactoferrin, gözyaşı ve kan da dahil olmak üzere , tüm vücut sıvılarımızda bulunan bir madde. Yaşamın yapıtaşı ve canlıların doğumdan sonra aldığı ilk besindir. Anne sütü bağırsak sağlığı için çok gerekli ve yararlı olan lactoferrin içerir. Bu lactoferrin dediğimiz maddeyi yaşamın temeli olarak da düşünebiliriz aslında.
Melatonin denilen hormon beyinde ve sadece 23:00 ile 05:00 saatleri arasinda salgilanan bir hormondur.
Hormonun temel görevi vücudun biyolojik saatini koruyup ritmini ayarlamak.
Jetlag denilen hadisenin sebebi de bu hormon.
Hormon diger aktioksidan tesirlerini de güçlendiriyor, kanserli hücrelere karsi koruma sagliyor, üreme sistemiyle baglantisindan tutun da yorgunluk , isteksizlik gibi durumlarin nedenlenlerini de olusturabiliyor.
Kaliteli yaşam danışmanı olarak sağlık magnetleriyle yaklaşık 6 ay önce tanıştım. Çok uyuyor ama sabahları kalkamıyor ya da dinlenmiş olmuyordum. Magnet kullandığım ilk hafta bu durum şaşırtıcı biçimde değişti. Artık sabahları dinlenmiş ve zinde kalkıyorum. Bu ilginç durumu araştırdığımda harika bir dünyayla karşılaştım.

Avrupa CE ve ISO9001 kalite belgelerine sahip bu urunlerin genel ismi sağlık magneti.
Magnetler:Uyku duzensizligi, Stres, Regl agrilari, Migren, Bas, boyun, sirt ve bel agrilari, Disk kaymasi, Romatizma, Eklem agrilari, Mafsal iltahabi, Alerjiler, Kalp ve dolasim bozukluklari, Menopoz problemleri, Cilt hastaliklari. (egzama, sedef, vb)· Uyusukluk· Endise, Sinirlilik hali, Hiperaktivite, Melankoli, Kulak cinlamalari, Spor ve cinsel aktivitede performans artisi gibi durumlarda etkili oluyor.
Magnet Nasıl Etkili Oluyor?
Yeniden merhaba… Kaliteli Yaşamın en önemli ve ilk unsuru hayat kaynağımız “Su”dur. Susarız, su içeriz, sonra tekrar susarız ve tekrar su içeriz. Ta ilk günden beri insanlar böyledir.Suyu hep hayatımızı sürdürebilmek için bir araç olarak kullanmışızdır. Hangimiz suyu karşımıza alıp- hani bazılarının çiçeklerle konuştuğu gibi- ona masal anlatıp, şiirler şarkılar söyleyip onunla dertleşmişizdir.

Fotoğraf: İlke Koşar
Masaru EMOTO . Japon bilim adamı . Pek çoğumuz onu SUYUN BİLİNMEYEN GÜCÜ adlı kitabıyla tanıyor. Yeryüzündeki en garip insanlar Japonlar.
Başlığı okuyupta eğer ilginizi çektiyse şu anda bu satırlara göz gezdiriyor olabilirsiniz.
Siz iyi bir tiryakide olabilirsiniz ya da hayatınızda hiç sigarayla tanışmamış biri de. Farketmez.
Ya da bu yazıyı okurken bir elinizde kahveniz , bir elinizde sigaranız keyif yapıyorda olabilirsiniz. Ama unutmayın ki siz sigaranızı söndürdüğünüzde –ortalama 5 dakikalık bir süreç- ortalama 50 kişi o elinizdeki canavar yüzünden hayata veda etmiş olacak. Bu sadece 5 dakikada ortaya çıkan bilanço. Gerisini siz hesaplayın.

Yaşamınızda kaliteyi koruyarak ve kendinize saygı duyarak hayatınızda bir dönüm noktası yaratmak elinizde ya da kendinizi önemsemeden hayatınıza devam etmekte karar sizin…
Bağışıklık sistemimizin nasıl her geçen gün durmadan binlerce saldırıya karşı dayanmak ve kendini savunmak zorunda olduğunu bir düşünün.Doğal tedavi ve bitkisel ilaçlar uzmanı Richard Shultze bir kitabında diyor ki;” Eğer et yiyen bakterilerin , lejyoner hastalığının ve öldürücü grip virüslerinin kötü olduğunu düşünüyorsanız , tıbbi ve bilimsel araştırmalar , açıkça kanıtlamıştır ki; bağışıklık sistemine saldıran en kötü düşmanlar MİKROPLAR değil.
Aklınızdan geçenler ve ağzınızdan çıkanlardır.Dahası vücudumuzun direncini arttırmaya yarayan en sağlıklı besinlerden mineral, vitamin, enzim, meyve suları, hatta şifalı bitkilerden bile sağlıklı olanı SEVGİ’dir.”

Gerçek araştırmacıların ”deli saçması veya komik” çalışmalarını ödüllendiren ‘İg-Nobel’i kazananlar, Harvard Üniversitesi’nde düzenlenen törende buluştu.Yaklaşık bin davetlinin huzurunda düzenlenen 17′inci törende, tıp ödülünü “kılıç yutmanın yan etkileri”yle ilgili çalışma kazandı. Kimya ödülü ise “inek tezeğinden vanilya elde etme” çalışmasına verildi.
Dünya büyük bir hızla kuraklığa doğru gidiyor…
Bugüne kadar hiç bitmeyecek gibi kullanılan su kaynakları için tehlike çanları çalmaya başladı. Sahip olduğumuz doğal kaynakları bugüne kadar sürdürülebilir kullanmayı beceremedik. Son günlerde artık ana haber bültenlerinde özellikle büyükşehirlerdeki barajların su seviyesinin durumu hakkında bilgiler verilmeye başlandı. Büyükşehir belediyeleri yeni su kaynaklarını şehirlere taşımak için var gücüyle çalışmakta..







