<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>izmirLife - izmir kent günlüğü &#187; Aydın Sevinç</title>
	<atom:link href="http://www.izmirlife.com/category/aydin-sevinc/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.izmirlife.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Jan 2012 14:45:27 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Çeşme&#8217;nin En &#8220;Sıkı&#8221; Plajı</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2010/09/15/cesmenin-en-siki-plaji-sera-pilaji/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2010/09/15/cesmenin-en-siki-plaji-sera-pilaji/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Sep 2010 06:03:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Sevinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[Gezerken]]></category>
		<category><![CDATA[çeşme]]></category>
		<category><![CDATA[Dalyan]]></category>
		<category><![CDATA[Sera Pilaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=3698</guid>
		<description><![CDATA[

Hayatım boyunca hatırı sayılır derecede gezip,   tozmuşluğum,   görüp,   geçirmişliğim var diyebilirim rahatlıkla. Özellikle de Ege ve Akdeniz sahil bölgesinde,   hele hele de İzmir çevresinde. Yüzlerce sahil-plaj işletmesi gördüm,   hizmetlerinden yararlandım. Ama burası bir farklı,   bir başka sormayın gitsin.
Bahsettiğim mekan Çeşme-Dalyan’da. “Hacettepeliler Koyu” olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2010/09/15/cesmenin-en-siki-plaji-sera-pilaji/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2010%2F09%2F15%2Fcesmenin-en-siki-plaji-sera-pilaji%2F%22%2C%20%22shorturl%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fbit.ly%2FagMim2%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22%C3%87e%C5%9Fme%27nin%20En%20%5C%22S%C4%B1k%C4%B1%5C%22%20Plaj%C4%B1%22%20%7D);"></div>
<p><span id="lblIcerik"><img class="alignleft size-full wp-image-3699" title="Sera Pilaj" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/post-images/sera-pilaj.png" alt="" width="308" height="231" />Hayatım boyunca hatırı sayılır derecede gezip,   tozmuşluğum,   görüp,   geçirmişliğim var diyebilirim rahatlıkla. Özellikle de Ege ve Akdeniz sahil bölgesinde,   hele hele de İzmir çevresinde. Yüzlerce sahil-plaj işletmesi gördüm,   hizmetlerinden yararlandım. Ama burası bir farklı,   bir başka sormayın gitsin.</span></p>
<p>Bahsettiğim mekan Çeşme-Dalyan’da. “Hacettepeliler Koyu” olarak bilinen,   ünlü “Aya Yorgi Koyu” ile “Dalyan” arasındaki enfes koyda bulunuyor. İsimlerini “Sera Pilaj” koymuşlar. Kendi sloganları ile “hayatı Pi’ye alıyorlar”.</p>
<p>Şezlong,   güneşlik,   masa,   sandalye kapasiteleri oldukça yüksek. DJ yönetiminde müzik yayınları,   kafe-bar-restoran hizmetleri,   duş-tuvalet-kabin gibi bir  plaj   işletmesinde olmazsa olmaz ayrıntıları,   otoparkları kısaca herşeyleri mevcut. Oldukça kalabalık da bir personel kadroları var.</p>
<p>Fiyatları,   Çeşme standartlarına göre normal seviyelerde. Yalnız acayip bir takıntıları var,   bence onları benzer mekanlara göre çok ama çok farklı kılan. Bu farklılığın özeti aslında,   plajın her tarafında görebileceğiniz uyarıcı tabelaların dilinden yansıyan yandaki fotoğrafta,   ayan-beyan ortada.</p>
<p><span id="more-3698"></span>Tesise gelen müşterilerin,   dışarıdan yiyecek-içecek getirmelerine fena halde “kıl oluyorlar”. Bu aslında çok anormal bir şey değil. Ama burada durum cidden farklı. Tesise giriş yapan insanların direkt ellerine,   çantalarına odaklanıyor garsonlar. Hani gıda maddelerine duyarlı bir X-Ray cihası olsa eminim yirmi-otuz tane koyarlar tüm giriş noktalarına. Belki de vardır,   bir araştırsınlar bence.</p>
<p>Üzerinizde herhangi bir yiyecek-içecek maddesi tespit ederlerse yandı gülüm keten helva. Ha yüz gram toz esrarla yakalandınız ha bir tabak zeytinyağlı sarmayla. Direkt sizi tesise alamayacaklarını ifade ediyorlar. “<em>Ya hocam,   bizim çocuklar kahvaltıda kumru yemek ister,   var mı sizde?</em>” falan diyecek oluyorsunuz; “<em>Ayvalık tostu var bizde onu yesinler</em>” deyip konuyu çözüyorlar(!).</p>
<p>Hatta şezlongumun yerini değiştirmeye kalktım son gittiğimde,   görevli kardeşim hemen yanımda bitti. Zaten pek ayrıldıkları yok yanımızdan ya. Zulamda kan ter içinde asi bir ekmek arası kuru köfte çıkar mı acaba diye. Acaba dedim yanlış bir şey mi yaptım kendi kendime. Öyle ya biz böyle yerlerin acemisiyiz,   yol,   yordam,   adap,   görgü,   racon bilmeyiz(!).</p>
<p>“<em>Bir sakıncası var mı acaba sizin için?</em>” dedim. Ne diyecek diye merakımdan. Kendisini iyiden iyiye havaya sokan güneş gözlüklerinin ardındaki gayet cool bir tavırla “<em>bence problem yok ama niye değiştirdiniz</em>” falan diye mırıldandı,   rahatsız olduğunu çok aşikar bir şekilde belli eden beden diliyle.</p>
<p>Ortam çok güzel. Deniz harika. Çeşme’nin diğer yerleri gibi tıklım-tıkış değil mekan. Mutfakları da fena değil. Ama bu gereksiz kasma durumu vallahi beni rahatsız etti.</p>
<p>Biliyorum her ne kadar otoparktaki araçlardan,   şezlong ve şemsiyelerden hatırı sayılır bir para kazansalar da yiyecek-içecekten de kasayı doldurmak istemekteler. Çok da anormal bir durum değil oradaki şartlara göre 33 cl.’lik birayı 7-8 liraya satmaları mesela. Ama neredeyse nazi toplama kampı gibi insanları bu denli kasmalarını doğrusu ben yadırgadım.</p>
<p>Sabahtan akşama kadar orada vakit geçirmek isteyen bir insan zaten illa ki oradan yiyecek-içecek sipariş etmek isteyecektir. Bu denli rahatsız edici olmaya gerek var mı,   takdir sizlerin dostlarım.</p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2010/09/15/cesmenin-en-siki-plaji-sera-pilaji/&title=Çeşme'nin En "Sıkı" Plajı&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2010/09/15/cesmenin-en-siki-plaji-sera-pilaji/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dibi Delinmiş İnsanlık ve Alaçatı</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2010/08/18/dibi-delinmis-insanlik-ve-alacati/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2010/08/18/dibi-delinmis-insanlik-ve-alacati/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Aug 2010 05:57:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Sevinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[Gezerken]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=3651</guid>
		<description><![CDATA[

Yanda görmüş olduğunuz fotoğrafı bu sabah çektim. Sabah yürüyüşümü yapıyordum. Çeşme-Alaçatı’nın meşhur Çamlık Yolu.
Bu yolun her iki kenar güzergahında bulunan; kaldırım, yürüyüş ve bisiklet yolu, dinlenme gruplarının düzenlemeleri, Alaçatı Belediyesi tarafından çok yakın zaman önce tamamlandı. Hatta bazı bankların, çöp kutularının üzerlerinde hala ambalaj poşetleri durmakta.
O güzelim Alaçatı Çamlık Yolu’nun manzarasına bir çöp kutusu dolusu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2010/08/18/dibi-delinmis-insanlik-ve-alacati/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2010%2F08%2F18%2Fdibi-delinmis-insanlik-ve-alacati%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Dibi%20Delinmi%C5%9F%20%C4%B0nsanl%C4%B1k%20ve%20Ala%C3%A7at%C4%B1%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-3650" title="Dibi Delinmiş İnsanlık ve Alaçatı" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/post-images/alacati-cop.png" alt="" width="308" height="231" />Yanda görmüş olduğunuz fotoğrafı bu sabah çektim. Sabah yürüyüşümü yapıyordum. Çeşme-Alaçatı’nın meşhur Çamlık Yolu.</p>
<p>Bu yolun her iki kenar güzergahında bulunan; kaldırım, yürüyüş ve bisiklet yolu, dinlenme gruplarının düzenlemeleri, Alaçatı Belediyesi tarafından çok yakın zaman önce tamamlandı. Hatta bazı bankların, çöp kutularının üzerlerinde hala ambalaj poşetleri durmakta.</p>
<p>O güzelim Alaçatı Çamlık Yolu’nun manzarasına bir çöp kutusu dolusu çöp-pislik eklenmiş iğrenç bir şekilde. Karede düzgün duran iki nesne var sadece: İki adet boş bira şişesi. Hayvanca içilmiş ama insanca konulmuş. Belli ki bu iğrençlikte katkıları var. İçkiyi ağızlarıyla içemeyen magandalara alet olmuşlar.</p>
<p><span id="more-3651"></span>Peki arkadaki güzelim ve yaşlı çam ağacının gövdesi dikkatinizi çekiyor mu? Habis bir ur gibi, onmaz bir yara gibi duruyor değil mi üzerindeki leke? Bir çakı, bıçak ya da her ne haltsa; kesici-delici bir alet-edevatla ağacın da ırzına geçmeye kalkmışlar. Kent dokusunun olduğu gibi.</p>
<p>İşte böyle dostlar. Sabah sporum burnumdan geldi. Böyle bir toplumda yaşadığım için utandım, iğrendim, rahatsız oldum.</p>
<p>Burası Alaçatı. Ülkenin, son yıllarda öne çıkardığı en gözde, en cazip, en revatça turistik bölgelerinden biri. Ve manzara bu dostlar. Manzara bu maalesef.</p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2010/08/18/dibi-delinmis-insanlik-ve-alacati/&title=Dibi Delinmiş İnsanlık ve Alaçatı&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2010/08/18/dibi-delinmis-insanlik-ve-alacati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka Belediye Başkanı&#8217;na Açık Mektup</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2010/07/06/karsiyaka-belediye-baskanina-acik-mektup-cevat-durak/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2010/07/06/karsiyaka-belediye-baskanina-acik-mektup-cevat-durak/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 21:01:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Sevinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[Cevat Durak]]></category>
		<category><![CDATA[Dante Cafe-Bar]]></category>
		<category><![CDATA[Karşıyaka Belediyesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=3623</guid>
		<description><![CDATA[

Sayın Cevat Durak,
İki seçim dönemidir başkanı bulunduğunuz Karşıyaka Belediyesi’nin kuruluşlarından biri olan Dante Cafe-Bar işletmesinde, geçtiğimiz cumartesi akşamı başımıza gelen hadiseyi size anlatmasam vicdanen sorumluluk duyacaktım. Çünkü böyle bir olay ancak bir belediye işletmesinde olabilir ama keşke Güzel İzmir’imizin Nazenin Karşıyaka’sında hiç olmasaydı. Belediye kurumu olsa da, olmasaydı.
Geçtiğimiz cumartesi günü, eşimle benim, on birinci evlilik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2010/07/06/karsiyaka-belediye-baskanina-acik-mektup-cevat-durak/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2010%2F07%2F06%2Fkarsiyaka-belediye-baskanina-acik-mektup-cevat-durak%2F%22%2C%20%22shorturl%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fbit.ly%2Fd3Gu25%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Kar%C5%9F%C4%B1yaka%20Belediye%20Ba%C5%9Fkan%C4%B1%27na%20A%C3%A7%C4%B1k%20Mektup%20%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-3624" title="Cevat Durak" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/post-images/cevatDurak.jpg" alt="" width="233" height="300" />Sayın Cevat Durak,</p>
<p>İki seçim dönemidir başkanı bulunduğunuz Karşıyaka Belediyesi’nin kuruluşlarından biri olan Dante Cafe-Bar işletmesinde, geçtiğimiz cumartesi akşamı başımıza gelen hadiseyi size anlatmasam vicdanen sorumluluk duyacaktım. Çünkü böyle bir olay ancak bir belediye işletmesinde olabilir ama keşke Güzel İzmir’imizin Nazenin Karşıyaka’sında hiç olmasaydı. Belediye kurumu olsa da, olmasaydı.</p>
<p>Geçtiğimiz cumartesi günü, eşimle benim, on birinci evlilik yıldönümümüz idi. Gündüz, bir ara Karşıyaka çarşısına yürürken, Karşıyaka Belediye binasının önünden geçtik. Binanın önünde bulunan dev reklam panosunda, yeni bir düzenleme ile çok daha şık bir hale sokulmuş olan Dante Cafe-Bar’ın afişleri dikkatimizi çekti. Bilenler bilir, bu tesis; Karşıyaka Nikah Sarayı’nın hemen bitişiğidir. Yalıdadır yani. Denizin ortasına doğru giden bir iskele yapılmış ve o bölüme de masa-sandalyeler konmuş.</p>
<p><span id="more-3623"></span>Fotoğraflar çok şıktı. E malum Karşıyaka, yalı, sahil, deniz, nikah sarayı falan peş peşe dizilince bizim evlilik yıldönümü yemeğimizi nerede yiyeceğimiz kararı da kendiliğinden verilmiş oldu. Akşam saatlerinde Dante’de idik.</p>
<p>Önce Nikah Sarayı’nın giriş yolundaki dev nikah yüzüğünün içerisinden geçtik. Sonra da Dante’ye girdik. Mekan oldukça kalabalıktı. Nereye otursak diye bakınırken, denizin içine doğru uzanan ahşap iskelenin girişindeki zincirin, bayan bir garson tarafından açılığını gördük. Hal böyle olunca o tarafa yöneldik.</p>
<p>Bayan görevli, en uçtaki dört masanın rezerve olduğunu diğerlerinden herhangi birine oturabileceğimizi söyledi. Biz de rezerve olduğu belirtilen masalardan sonraki ilk masaya oturduk.</p>
<p>Hatta bu arada ben bayan garsona; self servis mi olduğunu sordum ve kendileri tarafından biraz sonra siparişimizin alınacağı cevabını da aldım.</p>
<p>Bunların üzerinden bir dakika geçmedi ki arka taraftan son derece kaba ve tok bir erkek sesi, oldukça yüksek perdeden ve asabiyetle; iskeledeki tüm masaların rezerve olduğunu, buraya kesinlikle servis açılmayacağını falan bağırıp-çağırmaya başladı. Ve bizim yanımıza geldi. Garsondan çok bodyguarda benziyordu. Neyse…</p>
<p>Ben de, hemen yanında bekleyen bayan görevliyi göstererek bizi kendisinin buraya aldığını, hatta birazdan siparişimizin alınacağını ifade ettiğini söylemeye çalıştım ama anlatmak ve dinletmek ne mümkün.</p>
<p>Öyle bir mekana ve işletmeye, hele hele de Karşıyaka’ya yakışmayacak bir biçimde “<em>kız yanlış biliyor, buralar rezerve, sürekli gelen müşterilere ayrıldı, size servis açamam…</em>” gibisinden konuşuyor; bu arada da zavallı bayan garsona ardı ardına laf sokuyordu.</p>
<p>“<em>Vay be</em>” dedim içimden Sayın Başkan, “<em>vay be</em>”. Demek ki neymiş?</p>
<p>Karşıyaka gibi bence bu ülkenin en güzel ilçelerinden birinde, hem de o Karşıyaka’nın en güzel yerinde, yalısında, denizinin dibinde, en güzel işletmeyi de açsanız. Dev bilboardlarda reklamını da yapsanız. Gurur da duysanız, bol bol övünseniz. Belki haklısınız ama işletmeler insanla çalıştırılır değil mi Sayın Başkan?</p>
<p>Ve o insanların ne derecede eğitimli oldukları, kriz yönetimi becerileri, bırakalım krizi de yönetimini de, en basit insan ilişkilerindeki başarıları sizin yüzünü güldürecek ve başınızı dik tutup, göğsünüzü kabartacak olandır.</p>
<p>Çok açık söylüyorum. Ben o akşam, eşimle birlikte, evlilik yıldönümümüzü kutlamak için gittiğim işletmenizden; biraz daha şansımı zorlasam dayak yiyip çıkabilirdim belki. Ve sırf bir başka işletme görevlisinin bizi, birazdan gelecek olan çok ağır misafirlerin yerine oturttuğu için.</p>
<p>Sahi Sayın Başkan, yoksa orası size mi rezerve edilmişti? Ne bileyim bu da şimdi aklıma geldi.</p>
<p>Dante gibi yarısındayız ömrün Sayın Başkan. Dün gitti ve bitti. Yarın ise bugünden de yakın artık bize.</p>
<p>Umarım ve dilerim ki bu eğitimsizlik örneğini ele alır ve tekrarına izin vermezsiniz. Ben bir Karşıyaka ve Karşıyakalının aşığıyım. Hiçbir magandaca tavır beni bu aşkımdan vazgeçiremez. Ama ya o muamele dışarıdan gelen birine yapılsaydı.</p>
<p>Oraya değil Dante, feriştahını yapsanız faydası olmazdı.</p>
<p>Sağlık ve selametle.</p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2010/07/06/karsiyaka-belediye-baskanina-acik-mektup-cevat-durak/&title=Karşıyaka Belediye Başkanı'na Açık Mektup &srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2010/07/06/karsiyaka-belediye-baskanina-acik-mektup-cevat-durak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz.İsa, 2012&#8242;de Şirince&#8217;de</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2010/05/27/hz-isa-2012de-sirincede/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2010/05/27/hz-isa-2012de-sirincede/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 May 2010 12:51:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Sevinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[Yerken]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. İsa]]></category>
		<category><![CDATA[Şarap]]></category>
		<category><![CDATA[şirince]]></category>
		<category><![CDATA[Yehova Şahitleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=3607</guid>
		<description><![CDATA[

Bu hafta sonu, İzmir ve çevresinin en önemli uğrak yerlerinden biri olan “Efes Antik Kenti-Meryem Ana Evi-Şirince Köyü” bölgesinde idim. Yazacak birkaç konu var ama içlerinden, bana en ilginç geleninden başlamak istiyorum. Diğerleri de sonraki bir ya da iki yazımda…
Şirince’nin, o defalarca gidip gezmeme, dolaşmama rağmen her seferinde farklı lezzetler aldığım, dar ve taşlı yollarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2010/05/27/hz-isa-2012de-sirincede/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2010%2F05%2F27%2Fhz-isa-2012de-sirincede%2F%22%2C%20%22shorturl%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fbit.ly%2FcPsgHo%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Hz.%C4%B0sa%2C%202012%27de%20%C5%9Eirince%27de%22%20%7D);"></div>
<p>Bu hafta sonu, İzmir ve çevresinin en önemli uğrak yerlerinden biri olan “<em>Efes Antik Kenti-Meryem Ana Evi-Şirince Köyü</em>” bölgesinde idim. Yazacak birkaç konu var ama içlerinden, bana en ilginç geleninden başlamak istiyorum. Diğerleri de sonraki bir ya da iki yazımda…</p>
<p>Şirince’nin, o defalarca gidip gezmeme, dolaşmama rağmen her seferinde farklı lezzetler aldığım, dar ve taşlı yollarını hıncahınç dolduran yerli-yabancı turistlerle tıklım tıklım, küçük çarşısında adımlıyorum.<br />
<img class="alignnone size-full wp-image-3608" title="Şirince / Fotoğraf: David  Smith" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/post-images/sirince.jpg" alt="" width="690" height="323" /><br />
Ve her zaman ki gibi bir şarap dükkanının önünde buluyorum kendimi. Başlıyorum tadım yapmaya. Bir, iki, üç, ahududu, böğürtlen, yabanmersini şarabı derken tadımını yaptığım şarapların üreticisi firmanın sahiplerinden; otuzlu yaşlarının hemen başlarındaki genç arkadaşla başlıyoruz sohbete. Tabi ki sohbetin girizgahı şaraplar. Benim şaraptan epeyce anladığımı kısa zamanda fark eden genç adam bırakıyor meyve şaraplarını, tezgahın altından çıkardığı daha özel kırmızılarını tattırmaya başlıyor bana bu sefer.</p>
<p><span id="more-3607"></span>Neyse bu tadım değerlendirmelerimi ve etrafındaki mevzuları başka yazıya bırakacağım. Söz, şaraptan Şirince’ye kayıyor bir süre sonra ve bana çok ilginç gelen bir konuyu anlatmaya başlıyor. Ben de hemen mp3 çalarımın ses kayıt düğmesine basıyor ve buradan itibaren söyleşiyi kaydetmeye başlıyorum.</p>
<p>“<em>Beyefendi</em>” diyor.</p>
<p>“<em>Yehova Şahitleri denen grubun, Hz. İsa’nın, 2012 yılında dünyaya tekrar döneceğine; yeryüzünde ineceğine inanılan iki bölgeden birinin Şirince olduğuna; Meryem Ana’nın evinin de hemen yakındaki Bülbül Dağı’nda olduğu düşünülürse Şirince’nin çok daha kuvvetle muhtemel olduğuna inandıklarını</em>…” anlatıyor.</p>
<p>Bir süredir, bu şirin ve her geçen gün daha bir turistik ve meşhur hale gelen eski Rum Köyü’ndeki arazilere, arsalara, ev ve dükkanlara talep olağan dışı bir şekilde artmış. Ayinler düzenlenmeye, Hz. İsa beklenmeye çoktan başlanmış bile.<br />
<img class="alignnone size-full wp-image-3609" title="Şirince Kilise içi / Fotoğraf: Sonad  Pelit" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/post-images/sirince3.jpg" alt="" width="690" height="324" /><br />
“<em>2012 yılında Şirince’yi kimse tanıyamayacak Ağabey</em>” diyor, bir taraftan da tek bağ ürünü, monosepaj Şiraz kırmızısını bana tattırırken. “<em>Mavi Işıkçılar</em>” adlı bir Hıristiyan tarikattan da bahsediyor bu arada ama o kısım biraz muallakta kalıyor.</p>
<p>Okumuş olduğunuz bu yazımı yazmazdan önce internette biraz aradım, arattım, araştırmaya gayret ettim konuyu. Çok fazla ve doyurucu olmasa da bu konu bir miktar yazılıp çizilmiş. Ama ben bu yayınlarda, genç muhatabımın belirttiği “<em>Yehova Şahitleri</em>”ne rastlayamadım. Ancak bu konuya ciddiyetle bağlanıp inanan gruplar da, gerçekten yok değil.</p>
<p>İster misiniz bizim güzelim Şirince’ye bir buçuk sene sonra İsa Mesih teşrif etsin arş-ı aladan da; o minicik Selçuk köyü sollasın geçsin Papa’nın anlı şanlı Vatikan’ını.</p>
<p>Bu konu, bana biraz “<em>pazarlama-marketing</em>” malzemesi gibi geldi ama olmaz olmaz demeyin, şansınızı deneyin derseniz de itirazım olmaz size. Şunun şurasında ne kaldı 2012 yılına, değil mi ama?</p>
<p><small><br />
1. fotoğraf: <a href="http://www.flickr.com/people/daveinshaw/" target="_blank">David  Smith </a><br />
2. fotoğraf: <a href="http://www.flickr.com/people/47525374@N00/" target="_blank">Sonad Pelit</a><br />
</small></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2010/05/27/hz-isa-2012de-sirincede/&title=Hz.İsa, 2012'de Şirince'de&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2010/05/27/hz-isa-2012de-sirincede/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Birayı İngilizce İçecek Bloger Aranıyor</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2010/04/20/birayi-ingilizce-icecek-bloger-araniyor/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2010/04/20/birayi-ingilizce-icecek-bloger-araniyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Apr 2010 08:18:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Sevinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[Blogger]]></category>
		<category><![CDATA[Efes Pilsen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=3525</guid>
		<description><![CDATA[

Malumunuz, bir süredir blog dünyamıza enteresan bir renk geldi. Efes Pilsen markası, kurumsal blog yazarı olarak bir kişiyi bünyesine taşımak istediğini memlekete deklare etti ve bunun için de bir yarışma süreci başlattı. Hayırlı olsun.

Fotoğraf: Ethem Pekin
Bizim de bu günlerde elimiz boş, gönlümüz hoş ya… Bir inceleyim bakalım, nedir mevzu, bize uyar mı gibisinden; olaya duhül [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2010/04/20/birayi-ingilizce-icecek-bloger-araniyor/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2010%2F04%2F20%2Fbirayi-ingilizce-icecek-bloger-araniyor%2F%22%2C%20%22shorturl%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fbit.ly%2FaREtQV%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Biray%C4%B1%20%C4%B0ngilizce%20%C4%B0%C3%A7ecek%20Bloger%20Aran%C4%B1yor%22%20%7D);"></div>
<p>Malumunuz, bir süredir blog dünyamıza enteresan bir renk geldi. Efes Pilsen markası, kurumsal blog yazarı olarak bir kişiyi bünyesine taşımak istediğini memlekete deklare etti ve bunun için de bir yarışma süreci başlattı. Hayırlı olsun.</p>
<p><a href="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/post-images/efes.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3527" title="efes pilsen" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/post-images/efes.jpg" alt="" width="690" height="297" /></a><br />
Fotoğraf: <a href="http://www.flickr.com/photos/peixesloucos/" target="_blank">Ethem Pekin</a></p>
<p>Bizim de bu günlerde elimiz boş, gönlümüz hoş ya… Bir inceleyim bakalım, nedir mevzu, bize uyar mı gibisinden; olaya duhül ettim. İçine girdim yani olayın. Serde gurmelik, yemek-mutfak-bira-şarap merakı da var ya hasbelkader.</p>
<p>Ben de alışkanlıktır; prospektüsünü son harfine kadar okumadan Aspirin bile içmem. Hayatımda içtiğim bininci Aspirin kutusu bile olsa. Yirmi liraya transistörlü radyo alsam, kullanma talimatını son kelimesine kadar okumadan elimi sürmem alete. İşte bu yarışma da neyin nesiymiş diye katılım şartnamesini okuyum dedim ilk önce, son maddesine kadar…</p>
<p>Madde yirmi iki ne diyor biliyor musunuz? Efes Pilsen kurumsal blog yazarı olacak olan kişi çok iyi derecede İngilizce bilmeliymiş. Dumura uğradım resmen. Yapmayın be kardeşim yahu. Etmeyin eylemeyin.</p>
<p><span id="more-3525"></span>Tamam, “evde çocuk bakacak yatılı bayan aranıyor” ilanlarında bile -ucubelik ve aşağılık kompleksleri zirve yapıp- İngilizce bilmesi şarttır maddesi ekleniyor artık maalesef ilanlara da bu “kurumsal arkadaş”, kendi anadiliyle yazacak ve yazdığını bu memleketin aynı anadilini paylaştığı insanı okuyacak yahu. Gözünüzü seveyim.</p>
<p>Ben şimdi canına yandığımın Efes birasını Türkçe içeceğim, İngilizce sindirip, neyce göndereceğim Allahaşkınıza?</p>
<p>Tamam, şunu anlıyorum. Festivallerde yabancı gruplar gelecek, onlarla sahne arkası röportajları falan yapacak, ecnebi memleketlere gidecek… O zaman bence yarışmadan ziyade dil sınavı yapın. Nasıl olsa İngilizcesi mükemmel olan bir kurumsal namzedi arkadaş, olayı deruhte edecektir.</p>
<p>Bira kültürüymüş, gastronomi bilgisiymiş, gurme tarafıymış, şaraptan-viskiden-rakıdan-yemekten-mutfaktan anlamasıymış, müzik bilir, sanattan anlarmış önemli değil. Varsın kalemi, o kadar da güçlü olmasın. Ammaa…İllaki kutsal İngilizcesi kuvvetli olsunmuş.</p>
<p>Vah gülüm vah.</p>
<p>Vah my rose vah.</p>
<p>Not: “Blog Ödülleri 2010” organizasyonunda finalist olan bu blog için bana destek vermek isterseniz, oylama için aşağıdaki linki tıklayabilir, oy kullanabilirsiniz:<br />
<strong><a href="http://2010.blogodulleri.com/frame/show/aydin-lik-ve-sevinc-e-dair-531" target="_blank">http://2010.blogodulleri.com/frame/show/aydin-lik-ve-sevinc-e-dair-531</a></strong></p>
<p>Şimdiden teşekkürler ediyorum.</p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2010/04/20/birayi-ingilizce-icecek-bloger-araniyor/&title=Birayı İngilizce İçecek Bloger Aranıyor&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2010/04/20/birayi-ingilizce-icecek-bloger-araniyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yine Zaman, Enginar Zamanı &#8211; Enginar Tarifi</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2010/01/26/yine-zaman-enginar-zamani-enginar-tarifi/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2010/01/26/yine-zaman-enginar-zamani-enginar-tarifi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jan 2010 16:59:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Sevinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[Yerken]]></category>
		<category><![CDATA[Enginar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=3450</guid>
		<description><![CDATA[

“Haziran Gecesi” adlı diziyi eminim ki bir çoğunuz hemen hatırlayacaktır. Havin ve Baran&#8217;ın tutkulu aşkları, uzunca bir süre dizi severleri kendilerine meftun etmişti. İşte o Haziran Gecesi&#8217;nde, çok şık bir restoran-bar vardı. Galata, Kuledibi&#8217;nde. Muhteşem ismiyle, &#8220;Enginar&#8220;ı iple çekerdim diziyi izlerken. Enginar&#8217;da müzik yapan Melih Görgün&#8217;ün duygulu şarkısı &#8220;On Dört Bahar Geçti&#8221;, nerede ise dizi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2010/01/26/yine-zaman-enginar-zamani-enginar-tarifi/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2010%2F01%2F26%2Fyine-zaman-enginar-zamani-enginar-tarifi%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Yine%20Zaman%2C%20Enginar%20Zaman%C4%B1%20-%20Enginar%20Tarifi%22%20%7D);"></div>
<p>“<em>Haziran Gecesi</em>” adlı diziyi eminim ki bir çoğunuz hemen hatırlayacaktır. Havin ve Baran&#8217;ın tutkulu aşkları, uzunca bir süre dizi severleri kendilerine meftun etmişti. İşte o Haziran Gecesi&#8217;nde, çok şık bir restoran-bar vardı. Galata, Kuledibi&#8217;nde. Muhteşem ismiyle, &#8220;<em>Enginar</em>&#8220;ı iple çekerdim diziyi izlerken. Enginar&#8217;da müzik yapan Melih Görgün&#8217;ün duygulu şarkısı &#8220;On Dört Bahar Geçti&#8221;, nerede ise dizi kadar popüler olmuştu. Bugün, hala Kuledibi&#8217;ne yolunu düşürenler, Enginar&#8217;ı yerinde görebileceklerdir.<br />
<img class="alignnone size-full wp-image-3453" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="Enginar" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/post-images/enginar.jpg" alt="" width="690" height="224" /><br />
Yaşadığımız günler efendim, İzmir ve Ege&#8217;nin pazarlarında, o &#8221; enginar  &#8221; denilen mucizevi sebzenin arz-ı endam ettiği, pazar tezgahlarının gelini olduğu günlerdir. Bölgenin en önemli enginar yetiştiricileri, İzmir&#8217;in mahzun ve muhteşem bölgesi Karaburun tarafındadır. Karaburun-Mordoğan yöresinin kendine has bir çok güzelliğinden sadece birisi de enginarın nerede ise anavatanı olmasıdır.</p>
<p>Enginar, son derece lezzetli aroması, tadı ve ağızlara layık yemekleri ile önemli bir gastronomik ajan olmasının yanısıra inanılmaz bir sağlık dostu da aynı zamanda. Her türlü karaciğer hastalığında, doktorların nerede ise ilaçlardan önce tavsiye ettikleri enginarın şeker, mide, tansiyon gibi sıhhat problemlerinde de olumlu etkileri olduğu biliniyor. Müthiş bir vitamin ve doğal enerji kaynağı aynı zamanda.</p>
<p><span id="more-3450"></span>Efendim, Ege-Akdeniz mutfağında ve beslenme tarzında enginarın yeri çok başka. Zeytinyağlı yapılabildiği gibi kıymalı enginar dolması da sıkça  yemek   masalarını süslemekte. Nadiren de olsa muhteşem bir lezzet olan enginar çorbası, yemek başlangıçlarını oluşturabiliyor. Leziz kestirmeli terbiyesi, havuç ve patates garnitürleri ve dereotu aromatik katkısı ile bembeyaz bir porselen tabakta servis edilen soğuk zeytinyağlı enginarı tabi ki es geçmem mümkün değil ama naçizane benim favori enginar yemeğimin, kıymalı enginar dolması olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.</p>
<p>Dolmasını yapmak için alacağınız enginarların, yaprak uçlarının kapalı, dışa doğru açılmamış olması gerekiyor. Tabi ki enginarın tazeliğini, tarladan yeni kesilip tezgaha konulup-konulmamış olduğunu anlamak çok önemli. Bunun da en basit ve bilinen yöntemi, enginarı, uzun sapının ucundan tutup çıngırak sallar gibi sallamak. Sapın, kazık gibi olmaması, gayet elastik bir şekilde sallanması gerekiyor ki sulu ve taze olduğunu anlayabilelim. Bir diğer önemli husus da yaprakların uçlarının yeşil rengini değiştirmemiş olması. Şayet kahverengimsi lekeler mevcut ise yaprak uçlarında, o zaman ürünün soğuk aldığını ya da başka bir organik problemi olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Enginarlarımızın, çanak şeklinde olan tepe bölgesini en dip kısmından, kesmek suretiyle sapından ayırıyoruz. Parmağımızla, hafifçe ortasından ayırıp akar suyun altında yıkıyor ve büyükçe bir kaba koyduğumuz limonlu suyun içinde beklemeye alıyoruz. Tüm çanaklar bu şekilde hazırlandıktan sonra kalın saplarının dışında bulunan sert kabuğunu bıçakla soyuyor ve içindeki beyaz kısmını da çubuklar şeklinde doğrayıp limonlu suya koyuyoruz.</p>
<p>Enginarlar suda beklemede iken içini hazırlayabiliriz. Isıttığımız yağda kuru soğanlarımızı pembeleşene kadar sote ediyor, kıymamızı kavuruyor ve nihayetinde domates salçamızı, bir miktar dolmalık pirincimizi, tuzumuzu, karabiberimizi de ilave edip ateşi kapatıyoruz. Ve işin bir diğer önemli lezzet ayrıntısı: Dereotu. Dereotu ile enginar ayrılmaz ikilidirler. Tüm enginar yemeklerinde mutlaka dereotunu kullanırız. Burada da son olarak bir demet, taze dereotunu çok ince kıyıp dolma içimize karıştırıyoruz.</p>
<p>Bundan sonrası bilindik uygulamalar. Enginarlarımızın içini dolduruyor, kıymanın üzerine bir miktar limon sıkıyor ve saplarıyla birlikte az suda pişmeye bırakıyoruz. Enginar dolmasını yemek de ayrı bir ritüel. Önce yapraklarının iç kısımlarını alt ve üst dişlerimizin arasında sıyırıyoruz. Arada birkaç çatal da dolma içinden ve saplarından alıyoruz. Tüm yaprakları sıyırıp-soyma işi bittikten sonra afiyetle, göbek denilen ortada ve en dipteki kısmı kalıyor. İşte hazine orada, ulaştınız. Üzerinde, çok ince ayva tüylerinden oluşan bir tabaka var. O kısmı çatalla kazıyorsunuz. Kazıyorsunuz derken kolayca çıkıyor ve işte o göbek kısmının lezzetini size nasıl tarif edebilirim ki? Hiçbir şeye benzemiyor hayatta, çok farklı bir aroması ve lezzeti var. Ama çok çabuk bitiyor. Belki de ondan çok lezzetli.</p>
<p>İşte böyle dostlar. Zaman, enginar zamanı. Ege&#8217;de, yapmayanı döverler zaten. Ancak diğer bölgelerimize de şayet enginar geliyorsa, pazarlarda, marketlerde bulunabiliyorsa; bu muhteşem lezzeti denemeyenlere ısrarla tavsiye ederim ki damaklarını enginarın mucizevi tadından, bünyelerini sağlık faydalarından mahrum bırakmasınlar.</p>
<p>Not: 01/02/2007 Tarihinde yazmış olduğum bir yazımdı. Üzerinde çok kısa ilaveler yaparak, bu sene ki enginar sezonumu açmam münasebetiyle sizlerle yeniden paylaşmak istedim. Ağzınız tadı, gönlünüz muradı daim ve baki olsun efendim. Hoşça bakın zatınıza.(A.S.)</p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2010/01/26/yine-zaman-enginar-zamani-enginar-tarifi/&title=Yine Zaman, Enginar Zamanı - Enginar Tarifi&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2010/01/26/yine-zaman-enginar-zamani-enginar-tarifi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kaplan Dağ Restoran &#8211; Tire</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2010/01/10/kaplan-dag-restoran-tire/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2010/01/10/kaplan-dag-restoran-tire/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Jan 2010 19:18:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Sevinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[Yerken]]></category>
		<category><![CDATA[Tire]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=3434</guid>
		<description><![CDATA[

Rezervasyon yaptırmış olduğumuz saate göre yaklaşık yarım saat gecikmeli olarak ulaşabiliyoruz Kaplan Dağ Restoran’a. Ve kapıda araçlarımızı park etmeye çalışırken, cep telefonlarımızdan aranıyoruz. Eğer gelemeyeceksek masamız kapanın elinde kalacak. Geldik, kapıdayız diyoruz da durumu kurtarıyoruz.
Evet, İzmir’in yeşiller diyarı bereketli ilçesi Tire’nin Kaplan köyünde bulunan “Kaplan Dağ Restoran”ı, her geçen gün ününe ün katmaya devam ediyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2010/01/10/kaplan-dag-restoran-tire/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2010%2F01%2F10%2Fkaplan-dag-restoran-tire%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Kaplan%20Da%C4%9F%20Restoran%20-%20Tire%22%20%7D);"></div>
<p>Rezervasyon yaptırmış olduğumuz saate göre yaklaşık yarım saat gecikmeli olarak ulaşabiliyoruz Kaplan Dağ Restoran’a. Ve kapıda araçlarımızı park etmeye çalışırken, cep telefonlarımızdan aranıyoruz. Eğer gelemeyeceksek masamız kapanın elinde kalacak. Geldik, kapıdayız diyoruz da durumu kurtarıyoruz.</p>
<p>Evet, İzmir’in yeşiller diyarı bereketli ilçesi Tire’nin Kaplan köyünde bulunan “Kaplan Dağ Restoran”ı, her geçen gün ününe ün katmaya devam ediyor. E haklılık payları da yok değil tabi bu durumda.</p>
<p>Burası daha önceleri köyün kahvesi imiş… Ve işletmecisi tarafından kiralanarak bir  restoran   haline dönüştürülmüş. Özellikle Ege otları ve tabi ki meşhur Tire köftesi ağırlıklı zengin mutfakları ile kısa zamanda adlarını duyurmayı başarmışlar. Ünlü gezgin ve gurme Mehmet Yaşin’in yazı ve kitaplarında, tv programında kendilerinden bahsetmesiyle de bilinirlikleri iyiden iyiye artmış.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-3435" title="Kaplandağ Restoran" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/post-images/tire-kaplan-restoran.jpg" alt="" width="690" height="298" /><br />
Şu anda “Kaplan Dağ Restoranı”na rezervasyon yaptırmadan gittiğinizde boş masa bulup da yemek yeme şansınız yok denecek kadar zayıf. Belki çok sakin ve hafta içi günlerinde bir ihtimal.</p>
<p><span id="more-3434"></span><br />
Tire’nin içinden Toptepe mevkiine doğru, kısa ama inanılmaz virajlı ve dik bir yoldan tırmandıktan sonra Kaplan Köyü’ne ve harikulade-enfes orman yolunun bittiği yerde de restorana ulaşıyoruz. Sağımız solumuz, her yer; ceviz, kestane, palamut ve çam ağaçları ile çevrilmiş durumda. Tertemiz bir serinlik var, doğal mı doğal ortamda. Ve hemen aşağıda göz alabildiğince geniş ve bereketli Tire Ovası uzanıyor.</p>
<p>Kartal yuvası gibi dağın ovaya tüm ihtişamıyla nazar ettiği uçurumda kurulu mekana girdiğimizde, rezerve edilen masamıza yerleşiyoruz. Yaklaşık on beş kadar çeşidin olduğu meze tabaklarından müteşekkil tepsi ile garsonumuz meze siparişlerini almaya geliyor yanımıza. Envai çeşit ve türde zeytinyağlıların neredeyse her birinden birer tabak sipariş etmemek için kendimizi zorluyoruz.</p>
<p>Kabak çiçeği dolmaları, zeytinyağlı yaprak sarmaları, sızma zeytinyağı ve baharatlarla aromatize ettikleri arpacık soğan turşuları ve mellengeçli kara kabakları özellikle dikkatimi çekiyor.</p>
<p>Ana yemek olarak tabi ki Tire köftesi ve keşkek söylüyoruz. Koyun kıymasından yapılan köfteler ve az pişirilmiş domatesleri oldukça lezzetli. Keşkek de başarılı ama üzerinde salça ile servis etmelerini biraz yadırgıyorum. Bunun yerine tereyağında çevrilmiş kırmızı pul biber sosu ilave ederek sunsalar sanki daha iyi olacak gibime geliyor. Üzerine koyacakları birkaç dal maydonoz ise ala olacak bence.</p>
<p>Serviste biraz geç kalabiliyorlar. Bu denli yoğun trafiği olan meşhur bir restoran için çok daha profesyonel işleyen bir servis sistemi arıyor gözlerim. Ekmekler kızarmış geliyor ama yemek esnasında sipariş ettiğinizde biraz beklemeniz gerekebiliyor.</p>
<p>Özetle, Tire Kaplan Dağ Restoranı damak tutkunları için kesinlikle gidip görülmesi ve lezzetlerinden tadılması gereken bir mekan. Bence geliştirmeye açık yönleri var ama yine de kazanmış oldukları ünlerini hak ederek bu noktaya geldikleri kesin.</p>
<p>Midenizi tıka basa doyurduysanız da dert etmeyin. Yemeğin üzerine yapacağınız bir dağ yürüyüşü tüm yediklerinizi eritecek kadar güçlü bir etkiye sahip. Gökyüzünüzü göremeyeceğiniz kadar sık ağaçlarla kaplı ormana bırakabilirsiniz kendinizi.</p>
<p>Fotoğraf: <a href="http://www.flickr.com/photos/40893191@N04/" target="_blank">Yalçın Özgül</a> (Flickr)</p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2010/01/10/kaplan-dag-restoran-tire/&title=Kaplan Dağ Restoran - Tire&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2010/01/10/kaplan-dag-restoran-tire/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>15</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;in Kayak Merkezi</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2009/11/17/izmirin-kayak-merkezi-bozdag/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2009/11/17/izmirin-kayak-merkezi-bozdag/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 20:47:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Sevinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[Gezerken]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=3332</guid>
		<description><![CDATA[


Turgutlu-Ahmetli-Salihli-Sart-Bozdağ-Gölcük-Ödemiş-Tire-Kaplan Köyü-Torbalı-İzmir rotasını takip ederek gerçekleştirmeyi planladığımız, bir günlük gezi turumuza sabah erken saatlerde çıktık. Öyle ya kış öncesi, bu enfes güz günlerini iyi değerlendirmek gerekti.
Sart’ı geçer geçmez sağa, Bozdağ istikametine doğru ana devlet yolundan ayrıldıktan sonra, o ihtişamlı Batı Anadolu dağının ayakucunda hissettim kendimi. Yol hemen çok dik bir rampa halini aldı. Çam, ceviz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2009/11/17/izmirin-kayak-merkezi-bozdag/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2009%2F11%2F17%2Fizmirin-kayak-merkezi-bozdag%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22%C4%B0zmir%27in%20Kayak%20Merkezi%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-3333" title="Bozdağ" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/post-images/Bozdag.jpg" alt="Bozdağ" width="690" height="272" /><br />
Turgutlu-Ahmetli-Salihli-Sart-Bozdağ-Gölcük-Ödemiş-<a href="http://www.izmirlife.com/2009/10/20/izmirin-gorulesi-yerleri-tire/">Tire</a>-Kaplan Köyü-Torbalı-İzmir rotasını takip ederek gerçekleştirmeyi planladığımız, bir günlük gezi turumuza sabah erken saatlerde çıktık. Öyle ya kış öncesi, bu enfes güz günlerini iyi değerlendirmek gerekti.</p>
<p>Sart’ı geçer geçmez sağa, Bozdağ istikametine doğru ana devlet yolundan ayrıldıktan sonra, o ihtişamlı Batı Anadolu dağının ayakucunda hissettim kendimi. Yol hemen çok dik bir rampa halini aldı. Çam, ceviz ve kestane ağaçlarıyla sıkı sıkıya birbirine sarılı yemyeşil orman yolunun; bir zamanlar burada mevcut bulunmadığını ve bu toprakların, yiğit ve mangal yürekli koca efelerin mekanı olduğunu düşündüm.</p>
<p><span id="more-3332"></span>Karşımıza çıkan ilk dağ köyü “Allahdiyen” idi. Kirazıyla meşhur olan bu sevimli köyde, tabi ki şu an zamanı geçtiği için kiraz bulup yemek mümkün olmadı. Ama köyü çıkıp da Bozdağ’a biraz daha yaklaştığımızda, bin metre yükseklikteki zirve noktasında bulunan “Kırkoluk” mevkii ve buz gibi suyuyla çeşmesi bizi beklemekteydi.</p>
<p><img class="size-full wp-image-3334 alignleft" title="40 Oluk" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/post-images/bozdag-40-oluk.jpg" alt="40 Oluk" width="350" height="408" />Rivayet odur ki buradan akmakta olan yan yana tam kırk adet çeşme, şehit olmuş kırk yiğidin rahmetine çağlamaktadır. Her bir çeşmeden birer yudum da olsa içenin dileği yerine gelir. Bu nedenle, ellerindeki şişelere her çeşmeden azar azar olmak üzere su dolduran insanlar vardı. Kırkoluk mevkiinde, çeşme başında; gözleme, ceviz, bal, çeşitli reçeller, incir ve muhtelif hediyelik eşyalar satan köylülerin taleplileri de hiç azımsanacak ölçüde değildi.</p>
<p>Mis gibi dağ havasını ciğerlerime doldurup devam ettim. Ve çok kısa süre içerisinde Bozdağ’a girdim. İzmir yöresinin en iyi, en kınalı, tam pilakilik barbununu, en kaliteli cevizlerini, en kebap kestanelerini yetiştiren bu dağ yerleşimi son zamanlarda adını her türlü kış sporunun yapılabildiği  kayak   merkezi ile duyurdu. İzmir gibi sıcak ve kırk yılda bir kar gören deniz memleketinde kayak merkezi ayrıcalığını yaşamak isteyenler için Bozdağ çok enteresan ve görülesi bir yer. Hem de İzmir’in burnunun dibinde. Ve aynen kışın olduğu gibi yaz aylarında da harikulade.</p>
<p>Bozdağ’ı çıkıp bir beş dakika kadar devam ettikten sonra Ödemiş istikametine doğru ova aşağıya, sağ kolunuzda Gölcük ayrımına geliyorsunuz. Aman ha Gölcük’ü pas geçip de kendinizi Ödemiş Ovası’na bırakıvermeyiniz. Çünkü o ayrımdan hemen birkaç kilometre içeride İsviçre Alplerinden çok da farkı olmayan müthiş manzaralar sizi bekliyor olacak. Gölcük’te, müthiş bir doğal güzellik olan volkanik dağ gölü kesinlikle görülmeye değer. Kıyısındaki çay bahçeleri, her daim sıcacık ekmekler çıkaran fırını, kestane, ceviz, incir, keçiboynuzu, erişte, salça, bal, yöre reçelleri satan satıcıları ile şirin mi şirin bir belde Gölcük.</p>
<p>Gölcük’ten sonra yılan gibi kıvrılan dağ yolundan kendinizi bereketli ve geniş Ödemiş Ovası’na bırakıyorsunuz. Aklımdan, içimden hep Demirci Mehmet Efe ve kızanlarının buralardan defalarca gelip-geçtiği, at sürdükleri, sırtta çapraz mavzer Kuvay-ı Milliye günleri gelip geçiyor, aracımı kullanırken. Ödemiş’in, Tire’nin, Kiraz’ın, Bayındır’ın, İzmir’in yürekli ve yiğit efeleri.</p>
<p>Ödemiş’te çok fazla kalmadan Tire’ye devam ediyorum. Tire-Kaplan Köyünde bulunan “Kaplan Dağ Restoranı”nda yaptırdığımız yemek rezervasyonu saatimizi çoktan geçirmiş olduğumuz için Ödemiş’le birlikte tarihi Birgi’yi ve İmam Birgivi Türbesi’ni ziyaretimi de bir sonraki yöre gezime bırakıyorum. Daha önce defalarca gezip gördüğüm için bu durumu çok problem etmiyorum.</p>
<p>Tire’nin içinden geçip Toptepe mevkiine doğru çok dik ve virajlı dağ yoluna sapıyor, yolun sonundaki gastronomik keşfimize hazırlanıyoruz.</p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2009/11/17/izmirin-kayak-merkezi-bozdag/&title=İzmir'in Kayak Merkezi&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2009/11/17/izmirin-kayak-merkezi-bozdag/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;deki 25 Yıllık Lezzet Markası: Kokoreççi Baki Usta</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2009/10/14/izmirdeki-25-yillik-lezzet-markasi-kokorecci-baki-usta/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2009/10/14/izmirdeki-25-yillik-lezzet-markasi-kokorecci-baki-usta/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2009 22:48:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Sevinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[Yerken]]></category>
		<category><![CDATA[Baki Usta]]></category>
		<category><![CDATA[Kokoreç]]></category>
		<category><![CDATA[Şemikler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=3035</guid>
		<description><![CDATA[

Uzun zamandır niyet ediyordum ama kısmet bu akşamaymış. Karşıyaka-Şemikler’in, o daracık ve hareketli sokaklarında, aracımı park edebilecek bir köşecik yer buldum ve doğruca soluğu, meşhur kokoreççi Baki Usta’nın yanında aldım.
Baki Usta’nın küçük ama sevimli mekanı, Anadolu Caddesi’nden Şemikler’e girer girmez, hemen elli metre içeride, sağ kolun üzerinde kalıyor. Gerçi O, “dükkanın önüne de park edebilirdiniz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2009/10/14/izmirdeki-25-yillik-lezzet-markasi-kokorecci-baki-usta/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2009%2F10%2F14%2Fizmirdeki-25-yillik-lezzet-markasi-kokorecci-baki-usta%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22%C4%B0zmir%27deki%2025%20Y%C4%B1ll%C4%B1k%20Lezzet%20Markas%C4%B1%3A%20Kokore%C3%A7%C3%A7i%20Baki%20Usta%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-3036" style="border: 3px solid black; margin: 5px 10px;" title="İzmir'deki 25 Yıllık Lezzet Markası: Kokoreççi Baki Usta" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/2009/03/kokorec-baki-usta-karsiyaka-izmir.jpg" alt="" width="288" height="216" />Uzun zamandır niyet ediyordum ama kısmet bu akşamaymış. Karşıyaka-Şemikler’in, o daracık ve hareketli sokaklarında, aracımı park edebilecek bir köşecik yer buldum ve doğruca soluğu, meşhur kokoreççi Baki Usta’nın yanında aldım.</p>
<p>Baki Usta’nın küçük ama sevimli mekanı, Anadolu Caddesi’nden Şemikler’e girer girmez, hemen elli metre içeride, sağ kolun üzerinde kalıyor. Gerçi O, “<em>dükkanın önüne de park edebilirdiniz aracı”</em> dedi ama akşamın o hareketli vaktinde arabamı, işaret ettiği yere park etsem, en hafifinden benim ve yakınlarımın bayağı bir hatırı sorulurdu, kızgın sürücüler tarafından.</p>
<p>Açık söyleyeyim, Baki Usta’nın kokoreci, İzmir’de ve Türkiye genelinde yediğim en iyi kokoreç. Bugüne kadar, özellikle İstanbul ve Bursa olmak üzere pek çok farklı kentte ve pek çok farklı ve ünü ülke çapına yayılmış mekanda kokoreç yeme imkanım oldu. Çok lezzetli olanlarını da tattım. Lakin, Baki Usta’nınki bir başka. Cidden öyle.</p>
<p><span id="more-3035"></span>Kömürün üzerinde, misler gibi kokan kokoreç pişmeye, yarım ekmek arası nar gibi kızarmaya devam ederken; ayaküstü ocakbaşı sohbetine başladık Baki Bey ile. İşin sırrını ve mekanın tarihini sordum özellikle kendisine.</p>
<p>Karşıyaka-Şemikler’li meşhur kokoreççi Baki Usta, aslen Çanakkale’li imiş. Ve yıllar önce İzmir’e gelip yerleşmiş. Tam 25 sene önce de “<em>Kokoreççi Baki Usta</em>” adı altında Şemikler’deki mekanını açmış. İlk dükkan, yine aynı yol üzerinde ama biraz daha içeride, Şemikler merkez meydana doğru imiş.</p>
<p>İlk yerinde, kısa sürede sadık ve devamlı müşteri sayısını artıran Baki Bey’e, kiracısı olduğu dükkanın mülk sahibi, bir hafta içerisinde dükkanını boşaltmasını söylemiş. O da bu zamansız gelişme neticesinde apar topar şimdiki yerine geçmiş. Eski yerinde ise yeni bir kokoreççi açılmış. Merak ettim oraya da gidip baktım. Devren satılık ya da kiralık yazıyordu.</p>
<p>Bu müthiş Baki Usta kokorecinin, yıllar yılı değişmeyen lezzetinin üç temel sırrından bahsetti Baki Bey: Temizlik, tazelik ve koyun bağırsağı.</p>
<p>Her sabah, erken saatlerde Turgutlu’ya gidiyor ve malzemesini oradan alıyormuş. Yine “<em>Kasaba</em>”da güzelce temizliğini yapıyor ve günlük-taze malzeme ile müşterilerine, yıllardır değişmeyen “<em>Baki Usta Kokoreci</em>”ni sunmaya hazırlanıyormuş.</p>
<p>İlla ki koyun olacak diyor başka bir şey demiyor Baki Usta. Danadan yapılan kokoreç, damağa yapışır, lezzetsiz ve ağır olur; oysa ki koyun ya da kuzu kokoreci, ağızda dağılır gider diyerek savını güçlendiriyor.<br />
İşin maliyetinden dolayı piyasada genelde danadan kokoreç yapılıyor diyorum, kafa sallıyor. Bir danadan iki sıra kokoreç çıkarken; beş koyundan bir sıra kokoreç çıkıyormuş. Öyle dana gibi kocaman kokoreçler görürseniz iyi düşünün derim size.</p>
<p>Ya baharatlar diyorum. Benim kısa süre önce yazdığım “<em>İzmirli Kokorece Kimyonla Atar İmzasını</em>” başlıklı yazımı sanki okmuş gibi kimyonu besmele ediyor sözüne. Kırmızı toz biber ve tuz diyor arkasından. Yan tarafta duran kekiği ve naneyi gösteriyor. Ancak özellikle isteyen müşteri olursa kullanıyormuş. Baharat illa ki taze çekilmiş olacak diyor.</p>
<p>Bir taraftan da kömür ateşinde dönen kokoreci kontrol ediyor. Bazı büyük ve meşhur kokoreççiler böyle kömür ateşinde değil de büyük tandırlarda pişirip, ancak göstermelik olarak müşterinin önünde, kömür ateşi üzerinde pişmiş görüntüsü vererek şişe takıp satabiliyorlarmış.</p>
<p>Yine ateşin üzerinde nar gibi kızarttığı ekmek arasının içine kokoreci koyup, ekmekle birlikte küçük küçük kesmeye başlıyor. Ekmek içine, kokorecin iyice nüfuz etmesine çalışıyor. Baharatını ekiyor ve lütfen soğutmadan, sıcağı sıcağına yiyin diyerek paketi veriyor.</p>
<p>Çanakkale’li Baki Usta’nın, Kasaba’nın koyunundan-kuzusundan hazırladığı kokoreci, tam çeyrek asırdır; İzmir’de, Karşıyaka-Şemikler’de, müdavimlerinin damaklarını şenlendirmeye devam ediyor.</p>
<p>Bir gün yolunuz Karşıyaka Anadolu Caddesi’nden geçerse, Şemikler ışıklardan girip Baki Usta’nın müthiş lezzetini tatmanızı ısrarla önereceğim. Çünkü pişman olmayacağınıza eminim. Hatta bana teşekkür yorum-mesajları dahi atabilirsiniz. Yok zaten oralarda yaşıyor da hala bu tadı damaklarınızdan mahrum etmişseniz; eh, ne diyeyim ben size?</p>
<p>Kokoreci yasaklatmaya çalışan AB yetkililerini, buradan, bu sayfalardan; Kokoreççi Baki Usta’nın mütevazı mekanında kokoreç yemeye davet ediyorum. Hesaplar benden, Sayın Genişlemeden Sorumlu AB Yüksek Komiseri. Yanında, Tarsus’tan gelme acılı şalgam suyu da cabası.</p>
<p><a title="Diğer yazılarım" href="http://www.izmirlife.com/category/yazarlar/aydin-sevinc/"><strong>Aydın Sevinç</strong></a></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2009/10/14/izmirdeki-25-yillik-lezzet-markasi-kokorecci-baki-usta/&title=İzmir'deki 25 Yıllık Lezzet Markası: Kokoreççi Baki Usta&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2009/10/14/izmirdeki-25-yillik-lezzet-markasi-kokorecci-baki-usta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;in adamları</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2009/10/10/izmirin-adamlari/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2009/10/10/izmirin-adamlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Oct 2009 01:11:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Sevinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Sevinç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=1224</guid>
		<description><![CDATA[


Onlarca kitap, yüzlerce yazı, binlerce sayfa yazılmıştır, İzmir kızları, İzmir kadınları için. Doğrudur, haklarıdır, daha bir bu kadar daha yazılsa kifayetsiz kalır, emin olun. Yazılmışlar içinde üç-beş satır, naçizane bendenizin de katkısı vardır. Helal-i hoş olsun.
Ya İzmir’in adamları? İzmir erkekleri kimdir, nasıldır, nasıl bir şeydirler? Bu toplumun, kadim Anadolu kültürünün yiğit yürekli, ak alınlı, adam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2009/10/10/izmirin-adamlari/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2009%2F10%2F10%2Fizmirin-adamlari%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22%C4%B0zmir%27in%20adamlar%C4%B1%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-1226" style="border: 3px solid black; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;" title="İzmir'in adamları" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/2008/08/izmirli-asiklar.jpg" alt="" width="575" height="236" /><br />
Onlarca kitap, yüzlerce yazı, binlerce sayfa yazılmıştır, İzmir kızları, İzmir kadınları için. Doğrudur, haklarıdır, daha bir bu kadar daha yazılsa kifayetsiz kalır, emin olun. Yazılmışlar içinde üç-beş satır, naçizane bendenizin de katkısı vardır. Helal-i hoş olsun.</p>
<p>Ya İzmir’in adamları? İzmir erkekleri kimdir, nasıldır, nasıl bir şeydirler? Bu toplumun, kadim Anadolu kültürünün yiğit yürekli, ak alınlı, adam gibi adamlarına, efelerine selam olsun diyerek, birkaç kelime etmeme, lütfen müsaade buyurun&#8230;</p>
<p><span id="more-1224"></span>Her şeyden önce dağ gibi yürekleri vardır. Efedirler, efeleniverirler. Çabucak parlar, çabucak yatışırlar. Sıcak Akdeniz ikliminin ateşi dolaşır damarlarında. Erkeklik göstergeleri hiçbir zaman; kadın dövmek, zamparalıklarıyla övünmek, sağa sola madik atıp, ona buna yalakalık yapmak değildir.</p>
<p>O meşhur ve nadide İzmir kadınlarının; dokunup can verdiği adamlardır, İzmir’in adamları. Dünyadaki tüm kadınların saçlarının, İzmir denizi gibi koktuğunu, tenlerinin yosun tadında olduğunu sanırlar. Ve dünyanın neresine gitseler, Karşıyaka ya da Göztepe yalısında, midye dolma yerken, yanındaki İzmir kokulunun, midyesine limon sıktığı gibi kadınlık göreceklerini.</p>
<p>Erkekler ağlamaz safsatasına inat, dünyadaki milyonlarca erkek gibi ağlar, gözyaşlarını bir milim ardında hazır tutarlar her daim göz kapaklarının, İzmir’in adamları. Harmandalı çalan bir klarnetin yürek burkan tınısında, Kordon’da içilen buz gibi rakının kadehinde bıraktığı buğusunda, bir liraya üç adet gül satan Çingene kızının gözlerindeki kömür karasında, bayram sabahı, çocuklarını nafile bekleyen yetmiş yaşındaki karı-kocanın şeker tabağına bakan nemli gözlerinde, bir şarkıda, şiirde, reklam filminde, ne bileyim işte her an her yerde akıverir yaşları, delikanlı gözlerinden İzmir adamlarının.</p>
<p>Dünyadaki en yakışıklı, en mert, en delikanlı, en adam gibi adamların İzmir erkekleri olduğuna şeksiz şüphesiz iman etmiş İzmir kadınlarının, kızlarının; ağabeyleridir, kocalarıdır, babalarıdır, sevgilileri, yavuklularıdır onlar, İzmir’in adamları. İşte bu yüzdendir güneş batıp da akşam eve geldiklerinde; imbatın henüz kurutmaya başladığı yeni yıkanmış balkonlarında, caanım İzmir yemek ve zeytinyağlıları ile mükellef sofralarını hazır bulmaları. Bir ufak rakının yarısını, muhabbetlerine meze yapıp; İzmirli aşklarında yitip gitmeleri. Karı, koca, çoluk, çocuk, samimi, sevgi dolu, İzmir dolu.</p>
<p>Kadınla, kızla konuşmasını bilir; laf atmasını bilmez İzmir’in adamları. Yemesini, içmesini bilir; kaçmasını, göçmesini bilmez İzmir’in adamları. Oynamasını, çalmasını, söylemesini bilir; soytarılık, şaklabanlık, yağdanlık nedir bilmez İzmir’in adamları. Sevmesini, saymasını, ahd-e vefayı bilir; sövmesini, yermesini, laf ebeliğini bilmez İzmir’in adamları.</p>
<p>Asfalyaları attı mı çatura çıkarmayı kesmek gerek. Çiğdemi, boyozu, kumruyu, gevreği; ha bir de radika, arapsaçı, kuzu kulağı, şevket-i bostanı öğrenmeden evlenmemek gerek.</p>
<p>Hayatı güzellikler içinde geçer, İzmir’in adamları. Bir güzelliğin içinde hayat bulmuş, dokuz ay bekleyip ve bir başka güzelliğin içinde gözlerini açmışlardır İzmir’in adamları. Bir güzelden diğerine kanat çırpmış; akıl kemale erip de dalgalar durulunca, kendisi için en güzelinde karar kılmıştır. Ve o, son güzelin kollarında ölüp gitmek, yitip gitmek ister İzmir’in adamları.</p>
<p>Dedik ya, İzmir kadınlarının dokunduğu adamlardır İzmir adamları.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><a title="Aydın Sevinç" href="http://blog.milliyet.com.tr/aydinsevinc" target="_blank"><strong>Aydın Sevinç</strong></a></span></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2009/10/10/izmirin-adamlari/&title=İzmir'in adamları&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2009/10/10/izmirin-adamlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk futbolunun &#8220;en değerli&#8221; adamları</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2009/04/15/turk-futbolunun-en-degerli-adamlari/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2009/04/15/turk-futbolunun-en-degerli-adamlari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2009 06:30:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Sevinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Terim]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Futbolu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=3104</guid>
		<description><![CDATA[

Dün akşam, bu ülkede; futbol sporunun neredeyse tabulaştırıldığı, putlaştırıldığı, üzerine “futbol endüstrisi” gibi cilalı lafların yapıştırıldığı bu coğrafyada bir utanç yaşandı.
Milyonların gözü önünde, bazı “en değerli” adamlar gırtlak gırtlağa geldi. Birbirlerine küfürler etti. Yumruklar sıkıldı, kaşlar-gözler-dudaklar yarılmasına ramak kaldı.
Kimdi bu “en değerli” adamlar? Bir ülkeyi temsil eden milli takımın değişmez oyuncularıydı. Milyonlarca insanın gönüllerine taht [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2009/04/15/turk-futbolunun-en-degerli-adamlari/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2009%2F04%2F15%2Fturk-futbolunun-en-degerli-adamlari%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22T%C3%BCrk%20futbolunun%20%5C%22en%20de%C4%9Ferli%5C%22%20adamlar%C4%B1%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-3105" style="border: 3px solid black; margin: 5px 10px;" title="Türk futbolunun &quot;en değerli&quot; adamları" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/2009/04/gs-fb-derbi.jpg" alt="" width="250" height="330" />Dün akşam, bu ülkede; futbol sporunun neredeyse tabulaştırıldığı, putlaştırıldığı, üzerine “<em>futbol endüstrisi</em>” gibi cilalı lafların yapıştırıldığı bu coğrafyada bir utanç yaşandı.</p>
<p>Milyonların gözü önünde, bazı “<em>en değerli</em>” adamlar gırtlak gırtlağa geldi. Birbirlerine küfürler etti. Yumruklar sıkıldı, kaşlar-gözler-dudaklar yarılmasına ramak kaldı.</p>
<p>Kimdi bu “en değerli” adamlar? Bir ülkeyi temsil eden milli takımın değişmez oyuncularıydı. Milyonlarca insanın gönüllerine taht kurmuş, sempatilerini kazanmış, yeni doğan çocuklarına adlarını verdirecek kadar sevilmiş, değer verilmiş insanlardı.</p>
<p>Futbol oynadıkları kulüplere, milyonlarca dolarlara mal olan; satılmaya kalksalar servet edecek “<em>çok değerli</em>” oyunculardı Onlar.</p>
<p>Küfürler ettiler. Ana-avrat düz gittiler. Yumruk sıkıp, gırtlağa yapıştılar. Çok “değerli” fotoğraf kareleri verdiler, bu ülkenin sosyal hafızasına.</p>
<p>Bugünden tezi yok, çıkın Beyler kamuoyu önüne ve binlerce defa özür dileyin. Birbirinizden dilemeseniz de olur. Kumaş belli oldu, yok yek diğerinizden farkınız. Bu insanlardan özür dileyin.</p>
<p>Çocuklarına Sizin isimlerinizi koyan; sırtlarınızda adlarınızın yazılı olduğu formalarını ilahi bir kıyafet gibi giyen, taşıyan; yolda, sokakta sizlere “en değerli” insan muamelesi yapan halkınızdan özür dileyin.</p>
<p>Yaptığınız milli maç sonrasında, Sizlerden istediği terli formalarınızı bir hatıra olarak evinde saklayan Başbakan’ınızdan özür dileyin.</p>
<p>Canlı yayınladığı maçı, yaşanan çirkinlikleri seyircilerine göstermekten utanan İspanyol televizyonundan ve cümle aleme bizi rezil ettiğiniz için Bizden özür dileyin.</p>
<p>Ve Sayın Fatih Terim. Bu “<em>en değerli</em>” oyuncularınız, bu milletin gönlünü almaz, adam gibi özür dileyip, yaptıkları pespayeliğin hesabını toplum önünde vermez, veremezlerse; Türk Milli Takımı’nda bu “<em>en değerli</em>” adamlar olmaz olsun!</p>
<p>Son Söz: Üç kuruşluk adama, beş kuruşluk değer verirsen kalan iki kuruşa seni satar. Ben, bu insanların üç kuruşluk adamlar olduklarına inanmıyorum. Ama dün gece Ali Sami Yen stadyumunda yaptıkları hareketler için tek kuruşluk bir değer biçmenin dahi imkanı yok galiba.<br />
<a title="Diğer yazılarım" href="http://www.izmirlife.com/category/yazarlar/aydin-sevinc/"><strong>Aydın Sevinç</strong></a></p>
<p>Not: &#8220;<strong>Blog Ödülleri 2009</strong>&#8221; Yarışmasında &#8220;<strong>Kişisel Bloglar</strong>&#8221; kategorisinde finalist olan &#8220;<strong>Aydın&#8217;lık ve Sevinç&#8217;e Dair</strong>&#8221; başlıklı bu sayfa için oylarınızla destek olmak isterseniz, aşağıdaki linke tıklayıp, e-posta adresiniz ile giriş yaparak oy kullanabilirsiniz. Destekleriniz için teşekkür ederim.</p>
<p><a href="http://2009.blogodulleri.com/blog/aydin-lik-ve-sevinc-e-dair" target="_blank">http://2009.blogodulleri.com/blog/aydin-lik-ve-sevinc-e-dair</a></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2009/04/15/turk-futbolunun-en-degerli-adamlari/&title=Türk futbolunun "en değerli" adamları&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2009/04/15/turk-futbolunun-en-degerli-adamlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Blog Ödülleri 2009&#8243; da desteğinizi bekliyorum</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2009/04/14/blog-odulleri-2009-da-desteginizi-bekliyorum/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2009/04/14/blog-odulleri-2009-da-desteginizi-bekliyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2009 06:25:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Sevinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[Blog Ödülleri Adayı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=3094</guid>
		<description><![CDATA[


Sevgili Dostlar,
&#8220;Blog Ödülleri 2009&#8221; adlı yarışma için oylama süreci bugün başladı ve 26 Nisan gününe kadar devam edecek. Ülkemizdeki blog yazarlarının, blog sayfalarının oylama yoluyla değerlendirildiği bu organizasyonda, bloglar pek çok farklı kategoride yarışıyor.
Naçizane bendeniz de “Kişisel Bloglar” kategorisinde, &#8220;Aydın&#8217;lık ve Sevinç&#8217;e Dair&#8221; başlıklı blogla finalistler arasına kabul edilmiş bulunmaktayım. Kategoride tespit edebildiğim kadarıyla tam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2009/04/14/blog-odulleri-2009-da-desteginizi-bekliyorum/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2009%2F04%2F14%2Fblog-odulleri-2009-da-desteginizi-bekliyorum%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Blog%20%C3%96d%C3%BClleri%202009%5C%22%20da%20deste%C4%9Finizi%20bekliyorum%20%22%20%7D);"></div>
<p><a title="bö!2009'da bu bloga oy verin!" href="http://2009.blogodulleri.com/blog/aydin-lik-ve-sevinc-e-dair"><img src="http://2009.blogodulleri.com/public/banner/spaksu/468x60/kisisel468.png" alt="Bu blog bö!2009 adayı ve sizin oyunuzu bekliyor!" /></a></p>
<p>Sevgili Dostlar,</p>
<p>&#8220;<strong>Blog Ödülleri 2009</strong>&#8221; adlı yarışma için oylama süreci bugün başladı ve 26 Nisan gününe kadar devam edecek. Ülkemizdeki blog yazarlarının, blog sayfalarının oylama yoluyla değerlendirildiği bu organizasyonda, bloglar pek çok farklı kategoride yarışıyor.</p>
<p>Naçizane bendeniz de “<strong>Kişisel Bloglar</strong>” kategorisinde, &#8220;<strong><em>Aydın&#8217;lık ve Sevinç&#8217;e Dair</em></strong>&#8221; başlıklı blogla finalistler arasına kabul edilmiş bulunmaktayım. Kategoride tespit edebildiğim kadarıyla tam 418 tane blog yazarı yarışmakta. Ve yine görebildiğim kadarıyla, Milliyet Blog ailesinden tek finalist benim. Kaçırmış olduğum bir MB yazarı dostumuz varsa da peşinen özürlerimi sunarım.</p>
<p>Değerli Dostlar,</p>
<p>Önümüzdeki 15 gün boyunca devam edecek olan bu oylama sürecinde değerli katkı, yardım ve desteklerinizi beklerim. Her IP adresinden tek bir oy kullanılabilmektedir. Oylarınızla, mail gruplarınızdaki arkadaşlarınıza yapabileceğiniz yönlendirmelerinizle, yazı ve önerilerinizle ve aklıma şu anda gelmeyen ama sizin uygun bulacağınız diğer yöntemlerle vereceğiniz destekler için şimdiden teşekkürler ediyorum.</p>
<p>Umarım Milliyet Blog camiasından bir blog sayfasını ve yazarını, orada temsil ettirebilmeyi başarabiliriz.</p>
<p>Aşağıdaki linkten direkt olarak oylama sayfasına ulaşabilirsiniz. Önce bir mail adresi ile sisteme kaydolmanız gerekmekte. Sonra da oyunuzu kullanabilirsiniz.</p>
<p>Ben de pazartesi gününden itibaren, bu okumuş olduğunuz blogun altında günlük olarak oylama sonuçlarının güncel bilgilerini geçeceğim.</p>
<p>Yardım ve destekleriniz için şimdiden kalbi teşekkürlerimi sunuyor, sağlıcakla kalınız diyorum.</p>
<p><a href="http://2009.blogodulleri.com/blog/aydin-lik-ve-sevinc-e-dair" target="_blank">http://2009.blogodulleri.com/blog/aydin-lik-ve-sevinc-e-dair</a></p>
<p>İletişim için: <a href="mailto:sevinc35.5@hotmail.com" target="_blank">sevinc35.5@hotmail.com</a></p>
<p>@ Yarışma organizasyonu, oylama süreci devam ederken sadece toplam kullanılan oy rakamını ve giriş yapan yarışmacının oy sayısını görmeye müsaade ettiği için neticeler hakkında güncel bilgi verebilmem mümkün olamıyor. Bu nedenle sonucu, bekleyip göreceğiz doğal olarak:) Bilgilerinizi rica ederim. (A.S. 14/04/2009)</p>
<p><a title="Diğer yazılarım" href="http://www.izmirlife.com/category/yazarlar/aydin-sevinc/"><strong>Aydın Sevinç</strong></a></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2009/04/14/blog-odulleri-2009-da-desteginizi-bekliyorum/&title=Blog Ödülleri 2009" da desteğinizi bekliyorum &srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2009/04/14/blog-odulleri-2009-da-desteginizi-bekliyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Muhsin Yazıcıoğlu ve bir ülke ayıbı</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2009/03/26/muhsin-yazicioglu-ve-bir-ulke-ayibi/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2009/03/26/muhsin-yazicioglu-ve-bir-ulke-ayibi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2009 09:56:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Sevinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[BBP]]></category>
		<category><![CDATA[Helikopter Kazası]]></category>
		<category><![CDATA[Muhsin Yazıcıoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=3052</guid>
		<description><![CDATA[

Bu ülkede son on altı saattir bir ayıp yaşanıyor. Olay mahallinin genel anlamıyla belli olduğu, hatta birtakım teknik tespitlerin de yapılabildiği bir helikopter enkazına, bilebildiğimiz kadarıyla, neredeyse tüm devlet imkanları seferber edildiği halde ulaşılamıyor. Yazık.
Düşen helikopterde tam altı tane memleket evladı vardı. Kimliklerini bir tarafa bırakıyorum, tam altı can vardı. Ki bunlardan biri ülke çapında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2009/03/26/muhsin-yazicioglu-ve-bir-ulke-ayibi/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2009%2F03%2F26%2Fmuhsin-yazicioglu-ve-bir-ulke-ayibi%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Muhsin%20Yaz%C4%B1c%C4%B1o%C4%9Flu%20ve%20bir%20%C3%BClke%20ay%C4%B1b%C4%B1%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-3053" style="border: 3px solid black; margin: 5px 10px;" title="Muhsin Yazıcıoğlu" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/2009/03/muhsin-yazicioglu.jpg" alt="" width="250" height="377" />Bu ülkede son on altı saattir bir ayıp yaşanıyor. Olay mahallinin genel anlamıyla belli olduğu, hatta birtakım teknik tespitlerin de yapılabildiği bir helikopter enkazına, bilebildiğimiz kadarıyla, neredeyse tüm devlet imkanları seferber edildiği halde ulaşılamıyor. Yazık.</p>
<p>Düşen helikopterde tam altı tane memleket evladı vardı. Kimliklerini bir tarafa bırakıyorum, tam altı can vardı. Ki bunlardan biri ülke çapında tanınan, bilinen; yapılagelen tüm seçimlere katılmış, ülke çapında teşkilatlanması olan bir siyasal partinin, milletvekili Genel Başkanı’dır. Bir diğeri gazetecidir. On altı saattir ulaşılamayan kaza mahallinde bulunanlar içerisinde parti il başkanı, meclis üyesi, ordu emeklisi helikopter pilotu sıfatlarına haiz insanlar vardır. Başta da dediğim gibi tüm sıfatlarını bir kenara koyunuz, altı “insan” vardır.</p>
<p><span id="more-3052"></span>Koskoca bir devlet, gerçekleşmesinin üzerinden on altı saat geçmiş olmasına rağmen bir kaza yerine, bir enkaza ve yaralı ya da ölülere nasıl ulaşamaz? Akıl sır erecek gibi değil.</p>
<p>Hiç kimse ağır iklim koşullarına, şuna, buna sığınmasın. Bu durum tam anlamıyla bir “ayıp”tır.</p>
<p>Muhsin Yazıcıoğlu’nun temsil ettiği vizyonu kabul eder ya da etmeyiz. Kendisini sever ya da sevmeyiz. Siyasi çizgisine gönül verenlerimiz de olabilir, ucundan kıyısından geçmeyenlerimiz de. Dünya görüşünü taban tabana eleştirebiliriz de. Mesele bu değildir.</p>
<p>Büyük Birlik Partisi kurucu Genel Başkanı’nın insanlığını, dürüstlüğünü, mütevazı duruşunu ve samimiyetini sanıyorum bu topraklar üzerinde kimse tartışmaz.</p>
<p>Bindiği helikopter, medyaya yansıyan haberlerden anladığımız kadarıyla, bölgedeki mitinglere mutlaka yetişebilmesi için partililer tarafından toplanan paralarla kiralanabilmiş. Normalde seçim gezilerini, maddi imkansızlıklar nedeniyle karayolu ile yapmaktaymış. Son mitinginde yaptığı konuşmada, hazine yardımı almadan mitingli seçim propagandası yapmaya çalışan tek parti oldularını ifade ediyor. Diğer tarafta da devlet imkanlarını, otobüsünü, uçağını, makam araçlarını önlerine serenleri düşünmeden yapamıyor insan.</p>
<p>Parti Genel Sekreteri, yaptığı basın açıklamalarında Cumhurbaşkanı’nın bir kez, Başbakan’ın da üç kez kendilerini arayıp destek ve bilgi verdiğini ifade etti dün akşam. Sonuç. Koskoca bir sıfır</p>
<p>Yazıcıoğlu, mitingini yaptığı sırada, helikopterin bilinmeyen bir yere gidip geldiği yazılıyor. Çok kısa süre önce Uluslar arası bir havacılık örgütünün, düşen helikopter modeli için acil koduyla genel bir güvenlik ikazı geçtiği ifade ediliyor. Ve bunca süre geçmesine, bölgede saatlerdir hava aydınlanmış olmasına rağmen enkaza ulaşılamıyor.</p>
<p>Kazazedeler yaralı olarak kurtulmuş olsalar bile o soğuk ve ağır iklim şartlarında, bu saate kadar kendi kendilerine, hayatlarını idame ettirebilmişler midir, sorusunun cevabını bile vermek istemiyorum kendi kendime.</p>
<p>Bu memleketin; ilkeli, dürüst, mütevazı, ne oldum delisi olmayan, onurunu paraya satmamış, fedakar, gönlü dağlar kadar yüce, vicdanı sızım sızım sızlayan, adam gibi adamlara, ok gibi dosdoğru, insan gibi insanlara o kadar çok ihtiyacı var ki.</p>
<p>“Keşke o helikopterde sen olmasaydın be Muhsin Bey” diyesi geliyor insanın.</p>
<p>Her ne kadar umutlarımız azalsa da yine de bir mucizeye tanık olmak istiyor tüm ülke. Ve bu ayıbın sorumlularının, bir an evvel çıkıp ortaya, kamuoyu önünde hesap vermelerini.</p>
<p><a title="Diğer yazılarım" href="http://www.izmirlife.com/category/yazarlar/aydin-sevinc/"><strong>Aydın Sevinç</strong></a></p>
<p><a href="http://www.izmirlife.com/2008/02/26/komutanim-sehit-oldu/">&#8220;<strong>Komutanım Şehit Oldu&#8221;</strong></a><br />
<a href="http://www.izmirlife.com/2008/10/20/anladin-mi-lan-yavsak/"><strong>&#8220;Anladın mı Lan Yavşak</strong>&#8220;</a><br />
<a href="/Blog.aspx?BlogNo=32438" target="_blank"></a></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2009/03/26/muhsin-yazicioglu-ve-bir-ulke-ayibi/&title=Muhsin Yazıcıoğlu ve bir ülke ayıbı&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2009/03/26/muhsin-yazicioglu-ve-bir-ulke-ayibi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seninle Benim Aramda Kocaman Bir Fark Var</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2009/03/21/seninle-benim-aramda-kocaman-bir-fark-var/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2009/03/21/seninle-benim-aramda-kocaman-bir-fark-var/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Mar 2009 22:39:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Sevinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[Ceza]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=3031</guid>
		<description><![CDATA[


Oğlum yedi yaşında. İlkokul birinci sınıf öğrencisi. Ve müthiş bir rap tutkunu. Benim, sıkı bir Türk Sanat Müziği yolcusu olduğumu bilen yakınlarım, eşim, dostum hatta zaman zaman bu durumu espri konusu yapmaktalar: Udi Aydın Sevinç’in oğlu, “rap”çi mi olurmuş, diye.
Bense bu durumdan zerrece rahatsız değilim. Çünkü, her ne kadar Türk Sanat Müziği’yle çok ilgiliysem de, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2009/03/21/seninle-benim-aramda-kocaman-bir-fark-var/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2009%2F03%2F21%2Fseninle-benim-aramda-kocaman-bir-fark-var%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Seninle%20Benim%20Aramda%20Kocaman%20Bir%20Fark%20Var%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-3032" style="border: 3px solid black; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;" title="Seninle Benim Aramda Kocaman Bir Fark Var" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/2009/03/ceza.jpg" alt="" width="550" height="227" /><br />
Oğlum yedi yaşında. İlkokul birinci sınıf öğrencisi. Ve müthiş bir rap tutkunu. Benim, sıkı bir Türk Sanat Müziği yolcusu olduğumu bilen yakınlarım, eşim, dostum hatta zaman zaman bu durumu espri konusu yapmaktalar: Udi Aydın Sevinç’in oğlu, “rap”çi mi olurmuş, diye.</p>
<p>Bense bu durumdan zerrece rahatsız değilim. Çünkü, her ne kadar Türk Sanat Müziği’yle çok ilgiliysem de, yıllarımı uduma verdiysem, amatörce ve naçizane beste çalışmalarım olduysa da bu durum benim, her türlü müzik türünün, seviyeli ve kaliteli çalışmalarına olan ilgime engel olmadı, olamadı. Bu anlamda, rap ya da R&amp;B diye adlandırılan müzikal yapıyı çok ama çok orijinal ve dinlenesi buluyorum.</p>
<p>Oğluma, daha iki-üç yaşında, Harmandalında yere diz vurmasını, karşılıklı zeybek oynayarak öğreten ben; şu anda Ceza’nın bir parçasında, karşı karşıya geçip, kendisiyle rap yapmaktan müthiş haz duyuyorum. Ve o küçük ama engin yüreğiyle yüreğimin arasına sıra dağlar örmek gibi bir niyetim ise kesinlikle yok.</p>
<p>Son zamanlarda diline doladığı ve hem söyleyip hem de dans ettiği favori şarkısının sözleri “<em>seninle benim aramda kocaman bir fark var</em>” diye başlıyordu. İtiraf ediyorum ilk kez kendisinden duydum.</p>
<p>Televizyonla, diziyle-miziyle çok aram olmadığından olsa gerek; son zamanlarda baya bir sükse yapmış olan “<em>Adanalı</em>” dizisinin film müziğiymiş mesela bu parça, bilmiyordum. Adanalı’yı bir kez olsun seyretmedim ki.<br />
İsmini duysam da, şarkılarına çok da vakıf olmadığım, ünlü rap sanatçısı “<em>Ceza</em>” imiş şarkının sahibi ve solisti. Buldum nette ve dinledim baştan sona kadar, birkaç defa. Acayip hoşuma gitti. Ceza ile ilk tanışmam, bir Mercan Dede albümünde olmuş ve etkilenmiştim. Albümün ismi sanıyorum “<em>Su</em>” idi.</p>
<p>İşte şarkının sözleri:</p>
<p>“<em>Fark var, seninle iyi arasında büyük bir fark var, benimle senin aranda kocaman bir fark var, kötüyle benim aramda irice bir fark var, iyiyle kötü arasında duran.</em></p>
<p><em>Maymunlar cehennemindeyim, hiç kimse duymamış, sordum hiç kimse görmemiş ve hiç kimse konuşmamış, korkular dolup taşınca komşularda kalmamış, yalancı şahitler çoğalmış, ordularda saf almış, sanki herkes zan altında, pozisyon sert penaltı, yeraltından çıktım ben çoktan fareydim çok yol aldım, korktum bazen ben de herkes gibi umudum kalmadı, fakat sabrımsa aramızdaki en büyük farktır, gönlüm kavga etmek istemez bıktım da zaten, çelimsizlerle uğraşıp, şaşırmışa laf anlatmak, beyinsizlerle sohbetler, gereksizlere öğütler, bakışlardan bellidir kim ne ister, niyetse nedir, orda kimse yok mu hadi biraz ses ver, burada ben sıkıldım yaklaş bana el ver, eninde sonunda görüşeceğiz elbet, şimdilik benden bu kadar iyi bu mesafe.</em></p>
<p><em>Fark var seninle iyi arasında büyük bir fark var, benimle senin aranda kocaman bir fark var, kötüyle benim aramda irice bir fark var, iyiyle kötü arasında duran.</em></p>
<p><em>İyice havaya gir havaya gir iyice, ben yorulmam kondisyonum top da dj, sahnede büyülerim tam bir buçuk saat, seyirciyle birleşir bir bütün oluruz o an, gözünü kapat ve dinle bence en azından, yüzde yüz gerçek ve canlı çokta rahatız burada,gönlünü sen hoş tut, olacaksın hoşnut, boşluklar dolar yavrum biz boşuna mı koştuk, ayrılmış birbirinden millet, hep uzak blok blok, sallandıkça kendinden geçmiş sınıflar hep tok, yeni moda glock, bizde ise barış stok, yanlış söyler horoskop ve vakitsiz ötmüş horoz, festivaller özgürlük, barış demekti n’oldu, insanoğlu İstanbul’da bu kuralı bozdu, neyse bizim işimiz çok dinlemek ve eğlenmek, dinletmek ve eğlemek gerek beklerler çünkü bizde.</em></p>
<p><em><br />
Fark var seninle iyi arasında büyük bir fark var, benimle senin aranda kocaman bir fark var, kötüyle benim aramda irice bir fark var, iyiyle kötü arasında duran.</em></p>
<p><em>Uzaklaştıkça uzaklaşır insanlar yabancılaştı, ortamlar yabanileşti, kelamlar acayipleşti, saygıysa çölde bir yerde her dilde bir aşk şarkısı, kördüğümle düğümlenen yollarda arkadaşlıklar, eğlenmek de şart biraz, kafa dağılmadan oynanmaz, her gün bayram olmaz ancak arada bir coşmak farz, kuruntulardan kurtulmak, kırıntılarla kalmamak, yosun tutan bir kimse değil de ışığı parlayan olmak, sen sıkma canını ben buradayım her daim, coşturmak için hazır gönüllerde yer varsa, geldiğim yerdeyim, elimde kağıt kalemim, elimde açık kartlarım ve elimdeki mikrofonla.</em></p>
<p><em><br />
Fark var, seninle iyi arasında büyük bir fark var, benimle senin aranda kocaman bir fark var, kötüyle benim aramda irice bir fark var, iyiyle kötü arasında duran.</em>”</p>
<p>Nasıl? Bir miktar, insanı hipnotize edici etkisi yok mu, sizce de?</p>
<p>“<em>Uzaklaştıkça uzaklaşır insanlar yabancılaştı, ortamlar yabanileşti, kelamlar acayipleşti, saygıysa çölde bir yerde her dilde bir aşk şarkısı, kördüğümle düğümlenen yollarda arkadaşlıklar&#8230;”<br />
</em><br />
Al benden de o kadar Sevgili Ceza, al benden de o kadar&#8230;<br />
<a title="Diğer yazılarım" href="http://www.izmirlife.com/category/yazarlar/aydin-sevinc/"><strong>Aydın Sevinç</strong></a></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2009/03/21/seninle-benim-aramda-kocaman-bir-fark-var/&title=Seninle Benim Aramda Kocaman Bir Fark Var&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2009/03/21/seninle-benim-aramda-kocaman-bir-fark-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rüyada, kıçının üstüne düşmek</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2009/03/02/ruyada-kicinin-ustune-dusmek/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2009/03/02/ruyada-kicinin-ustune-dusmek/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2009 20:37:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Sevinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[Nablusi]]></category>
		<category><![CDATA[Rüya Tabiri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=2909</guid>
		<description><![CDATA[

“Rüyada, kıçının üstüne düştüğünü görmek ne demektir usta?”
“Ulan oğlum, göre göre bu rüyayı mı gördün? Dikkat etsene biraz.”
“Ya Usta ya! Dalga geçmeyi bırak da ne demek onu söyle. Sen anlarsın bu işlerden.”
“Oğlum, rüyasında kıçının üstüne düşen bir kimse, kısa bir süre içerisinde çok değer verdiği bir şeyi ya da kimseyi kaybedecek demektir. Yok, kıçın açıkta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2009/03/02/ruyada-kicinin-ustune-dusmek/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2009%2F03%2F02%2Fruyada-kicinin-ustune-dusmek%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22R%C3%BCyada%2C%20k%C4%B1%C3%A7%C4%B1n%C4%B1n%20%C3%BCst%C3%BCne%20d%C3%BC%C5%9Fmek%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-2911" style="border: 3px solid black; margin: 5px 10px;" title="Rüyada, kıçının üstüne düşmek" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/2009/03/ruya-tabiri.jpg" alt="" width="250" height="357" />“Rüyada, kıçının üstüne düştüğünü görmek ne demektir usta?”</p>
<p>“Ulan oğlum, göre göre bu rüyayı mı gördün? Dikkat etsene biraz.”</p>
<p>“Ya Usta ya! Dalga geçmeyi bırak da ne demek onu söyle. Sen anlarsın bu işlerden.”</p>
<p>“Oğlum, rüyasında kıçının üstüne düşen bir kimse, kısa bir süre içerisinde çok değer verdiği bir şeyi ya da kimseyi kaybedecek demektir. Yok, kıçın açıkta kaldıysa gece uykunda, bu söylediklerim hükmünü yitirir tabi.”</p>
<p>“Yapma Usta ya&#8230;”</p>
<p>“Dur hemen üzülme. Düştüğün yer nasıldı? Sert miydi, yumuşak mıydı?”</p>
<p>“Valla Usta, taşlı kesekli tarla gibi bir yerdi. Uykudan kalktığımda bile popomun acıdığını hissettim ya.”</p>
<p>“Vah vah vah. Sen ölmüşsün de ağlayanın yok be oğlum. Şimdi durum daha da vahim bir hal aldı. Kıçının üstüne düştüğün yer taşlı, kesekli bir tarla ise ve canın çok yanmışsa, bu kaybının yerine, telafi şansın olmayacak demektir.”</p>
<p>“&#8230;”</p>
<p>“Dur, hemen koyverme. Peki kıçının üstüne düştükten sonra hemen kalkabildin mi, yoksa iki seksen uzandın kaldın mı yere?”</p>
<p>“Usta sen ne diyorsun? İki seksen uzanıp kalsam yere yine iyi. Tam o anda arkamda peydahlanıveren üç-dört tane afet-i devran, anadan üryan, sarı saçlı, doksan altmış doksan hatun üzerimden geçti gitti. İlk önce manzara iyi gibiydi, ulan cennete mi düştük falan dedim ama hepsi sıfır numara topuklu ayakkabı giymişti be Usta. Delik deşik ettiler vallahi beni. Gördük cenneti cehennemi.”</p>
<p>“Evladım, sen bu dünyada ne çekersen kadınlardan çekeceksin. Eline diline belki sahip olacaksın ama beline sahip olamadığın için iflah etmeyeceksin.”</p>
<p>“Dur Usta ya. Benim o işlerde bezim olmaz&#8230;”</p>
<p>“Oğlum rüyalar yalan söylemez. Koskoca Nablusi’yi, seksen dört defa hatmetmiş adamım ben. Bana güvenmiyor musun?”</p>
<p>“Estağfurullah Usta, güvenmesem sorar mıyım? Da insan bir de iyi bir şeyler söyler yahu, yedin bitirdin gençliğimi valla.”</p>
<p>“Evladım, rüyayı sen gördün, ben değil. Bana düşen yorumunu yapmak. Sana son bir sorum olacak. Belki buradan iyi bir şeyler tutturabiliriz.”</p>
<p>“Sor Usta. Nasıl olsa yanmışız söndürenimiz yok. Ver bir bet haber daha tam olsun.”</p>
<p>“Peki Evladım, sen kıçının üstüne nasıl düştün? Ayağın mı takıldı, tökezledin mi, başın mı döndü, ne oldu da yerle yeksan, popodan taban oldun?”</p>
<p>“Usta bizim avrat çelme taktı. Neymiş efendim, karşı apartmandaki körpe kız kardeşlere pek bir dikkatli bakıyor, gece yarılarına kadar balkondan içeri girmek bilmiyor muşum?”</p>
<p>“A benim salak Oğlum. Bakışları malak Oğlum. Sen rüyanı kendin yorumla. Benim de canımı çok sıkma. Ufak ufak buradan kalk Oğlum.”</p>
<p>“Ama Usta&#8230;”</p>
<p>“Sus ulan şerefsiz. Has&#8230; git şuradan. Git rüyanı karına yorumlat lan. O yapmış yorumunu da, tabirini de zaten senin. Ahlaksız, röntgenci, dikizci, ırz düşmanı seni. Yemişsin herzeyi, hala bana rüya yorumlatmaya çalışıyorsun. İmam Nablusi gece düşüme girer de çarpıp atar valla beni. Tövbe estağfurullah tövbe Ya Rabbi.”</p>
<p>* * *</p>
<p>Evet dostlar. Yasal dinleme prosedürüne uymadan da olsa Tabirci Usta ile rüya gören vatandaşın konuşmalarını dinleyip, buradan sizlere aktardım.</p>
<p>Usta, sizin de okuduğunuz gibi; rüya tabirinde dünya otoritesi olarak kabul edilen, yazmış olduğu kerpiç gibi ciltlerce rüya tabirleri ansiklopedileri olan Nablusi’yi; tam seksen dört defa devirdiğini söylüyor. Alanında bir otorite. Biraz ağzı bozuk ama ne yapalım, böyle başa böyle tarak durumları.</p>
<p>Şayet sizin de gördüğünüz ve yorumunu merak ettiğiniz enteresan rüyalarınız varsa iletebilirsiniz. Kendisinin değerli yorumlarından istifade edebiliriz. İsimleriniz bizde kalmak şartıyla tabi.</p>
<p><a title="Diğer yazılarım" href="http://www.izmirlife.com/category/yazarlar/aydin-sevinc/"><strong>Aydın Sevinç</strong></a></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2009/03/02/ruyada-kicinin-ustune-dusmek/&title=Rüyada, kıçının üstüne düşmek&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2009/03/02/ruyada-kicinin-ustune-dusmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İzmirli, kokoreçe kimyonla atar imzasını</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2009/02/23/izmirli-kokorece-kimyonla-atar-imzasini/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2009/02/23/izmirli-kokorece-kimyonla-atar-imzasini/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Feb 2009 21:50:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Sevinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[Kimyon]]></category>
		<category><![CDATA[Kokoreç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=2829</guid>
		<description><![CDATA[

Baktım, iki seneyi geçmiş. Bir yazı yazmış ve demiştim ki sen olmasaydın diğerleri hiç olmazdı be karabiberim. Baharatların şahısın sen, canımsın, ciğerimsin makamından haklı övgüler düzmüştüm kendisine. Hala da aynı yerdeyim, sözünden dönen namerttir.
Ama bizim karabibere olan aşkımız, vurgunluğumuz; diğer o caanım baharatları da sevmemize, yoluna düşmemize, damaklarımıza hapsedip, enfes kokularını, güzelliğe aç ve muhtaç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2009/02/23/izmirli-kokorece-kimyonla-atar-imzasini/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2009%2F02%2F23%2Fizmirli-kokorece-kimyonla-atar-imzasini%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22%C4%B0zmirli%2C%20kokore%C3%A7e%20kimyonla%20atar%20imzas%C4%B1n%C4%B1%22%20%7D);"></div>
<p>Baktım, iki seneyi geçmiş. Bir yazı yazmış ve demiştim ki sen olmasaydın diğerleri hiç olmazdı be karabiberim. Baharatların şahısın sen, canımsın, ciğerimsin makamından haklı övgüler düzmüştüm kendisine. Hala da aynı yerdeyim, sözünden dönen <span id="more-2829"></span>namerttir.</p>
<p>Ama bizim karabibere olan aşkımız, vurgunluğumuz; diğer o caanım baharatları da sevmemize, yoluna düşmemize, damaklarımıza hapsedip, enfes kokularını, güzelliğe aç ve muhtaç ciğerlerimize çekmemize engel değil ki. İşte bizimkisi öyle bir yürek, fersah fersah&#8230;</p>
<p>Mesela şu “<em>kimyon</em>” denilen ve insan evladının damağına çifte su verilmiş çelikten tatlar çakıveren bir acayip ruhani lezzet. “<em>Ben, buralıyım. Akdenizliyim, Ortadoğuluyum, oryantalim yani ben</em>” diye haykıra haykıra zerk olmuyorsa içimize, ben de bu gastronomi ve gurmelik kitabının kapağını dahi çevirmemiş olayım hayatımda. Yazıklar olsun bir küçük lezzetin peşinden yaptığım yüzlerce kilometrelere, hatmettiğim onlarca kerpiç kalınlığındaki kitaba, dinlediğim üstatlara, devirdiğim şişelere ve tabaklara, Ya Huu&#8230;</p>
<p>Değerli dostlar, lezzet severler; bu kimyon denilen uhrevi baharatın bitkisi, aslen Doğu Akdeniz ve Ortadoğuludur. Genelinde tüm Akdeniz havzasında, Anadolu’nun içlerinde yetişir, yetiştirilir.</p>
<p>Kokusuna ve tadına, muhtaç ve müptela damağım; her kimyon sevişmesinin ardından hissettiği orgazmik dinginliğinde Ankara’mın Sakarya Caddesi’ne alır götürür beni. Mithatpaşa postanesinin hemen arkasındaki karşılıklı duran, iki Mersin tantunicisinden aldığımız, bol acılı ve baharatlı, ağzı etin suyuna batırılıp çıkarılmış ekmek aralarımızı hatırlarım. Ve o soğuk Ankara akşamlarında yangın yerine dönen damaklarımızın, buz gibi fıçı biraya susayan yangınlığını.</p>
<p>Oradan koşar Bahçeli yedinci caddedeki Kıraç Mantı’da alırım soluğu. Beyaz porselen tabaklarda gelen mantıların üzerine aceleyle serpiştirdiğim kimyon-karabiber-kekik-kırmızı pul biber kombinasyonlarım aklıma gelir. Gülümserim ve de özlerim.</p>
<p>Ah o kimyon yok mu kimyon. Tutar çeker kolumdan ve hop, Aydın-Ortaklara götürüverir beni. Harikulade çöp şişleri, kağıdın üzerine serpiştirilivermiş kara dağ kekikli, kimyonlu, kara biberli karışıma bandırıp bandırıp yemelerime bir de.</p>
<p>Manisa’daki Köfteci Ali hiç kalır mı geride. Hemen hatırlatır kendini damak düğünümde. Harikulade köftelerini ve kömürde pişirip getirdiği kuru soğanı kimyonla halvet edip, yanına da mis gibi Akhisar sızmasıyla lezzeti taçlandırılmış, horoz fasulyesinden piyazı yoldaş ettik mi ne kalır geriye gerisin geri.</p>
<p>İzmir’de, caanım kokoreçi kimyonla yapar, kimyonla yer İzmirli. N’olur affedin beni, İzmirli der ki “<em>kimyon</p>
<p>kokoreçin pezevengidir</em>”. Hem nokta, hem vesselam. Atana rahmet, İzmirli. Kimyonlu kokoreçinle et bir kelam. Ya Huu&#8230;Aşk olsun.</p>
<p>Bu arada küçük bir not. Ülkemin diğer yörelerinde kokoreç yapıp satan değerli abilerim, ablalarım. Can kardeşlerim. Aman ha bir İzmirli kokoreççiyi örnek alıp da, kokoreçe kimyon atacağız diye köri falan atmayın. Zinhar, mundar edersiniz bağırsak dolmasını, yazık olur. Zaten bu Hint malı köri denilen şey, baharat değildir aslında. Onlarca farklı baharatın karışımı bir şeydir. Yakıştığı yerler de vardır, yakışmadığı yerler de.</p>
<p>Bakın dostlar, bu kimyon denilen şeyin; aynı zamanda yaratıcılığı arttırdığı, beyni hızlı çalıştırdığı, metabolizmayı hızlandırdığı, kanı temizlediği, mide ağrılarına birebir geldiği, hazmı kolaylaştırıcı etkisi olduğu, gaz söktürücü özellikleri falan da okunup-yazılan konulardır. Lokman Hekim gibi mübarek, kendisi.</p>
<p>Size ufacık bir tavsiye. Şöyle mükemmel bir sofra kurdunuz. Sevdiğiniz dostlarınızı, yakınlarınızı ağırlayacaksınız. Yemek masanıza iki beyaz porselen küçük kayık tabak yerleştirin. Taş baskı ya da onu bulamadınız en azından soğuk sıkım hakiki sızma zeytinyağını tabaklarınıza koyun. Üzerine de azar azar; kara dağ kekiği, fesleğen, kimyon, karabiber, kırmızı pul biber ve çok az tuz serpiştirin. Misafirlerinizden, yemekten önce, lokmalar halinde kestiğiniz ekmekleri –ki ekmekler sakın ola beyaz ekmek olmasın-, tabaklara batırıp, damaklarında lezzeti hissetmelerini rica edin. Gerisini takip edersiniz artık.</p>
<p>Bu arada, bu önerimi, şu malum yemek yarışması programlarında falan kullanmaya kalkan yarışmacılar olursa telif isterim ona göre.</p>
<p>Hayatınızın, hep kendisini renklendiren ve lezzetlendiren farklı tatları olması dileğiyle, afiyetler olsun efendim.</p>
<p><a title="Diğer yazılarım" href="http://www.izmirlife.com/category/yazarlar/aydin-sevinc/"><strong>Aydın Sevinç</strong></a></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2009/02/23/izmirli-kokorece-kimyonla-atar-imzasini/&title=İzmirli, kokoreçe kimyonla atar imzasını&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2009/02/23/izmirli-kokorece-kimyonla-atar-imzasini/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;in Kuşları eve döndü</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2009/02/20/izmirin-kuslari-eve-dondu/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2009/02/20/izmirin-kuslari-eve-dondu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2009 22:08:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Sevinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mavişehir]]></category>
		<category><![CDATA[Sasalı Doğal Yaşam Parkı]]></category>
		<category><![CDATA[Sasalı Kuş Cenneti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=2831</guid>
		<description><![CDATA[


Tam on iki senedir, işim gereği, Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ne gidip gelirim. İlk yılları hatırlarım ki özellikle, bölgeye Mavişehir tarafından girilen bölümdeki sulak alanlarda envai çeşitlilik ve miktarda kuş yaşardı. Sabahları oralardan geçerken, bu sevimli kuşların harikulade görüntüsü içinizi ısıtır, kent dokusu içerisindeki, hem de bir sanayi bölgesindeki bu enfes doğal fotoğraftan inanılmaz haz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2009/02/20/izmirin-kuslari-eve-dondu/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2009%2F02%2F20%2Fizmirin-kuslari-eve-dondu%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22%C4%B0zmir%27in%20Ku%C5%9Flar%C4%B1%20eve%20d%C3%B6nd%C3%BC%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2832" style="border: 3px solid black; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;" title="İzmir'in Kuşları eve döndü" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/2009/02/flamingo.jpg" alt="" width="550" height="238" /><br />
Tam on iki senedir, işim gereği, Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ne gidip gelirim. İlk yılları hatırlarım ki özellikle, bölgeye Mavişehir tarafından girilen bölümdeki sulak <span id="more-2831"></span>alanlarda envai çeşitlilik ve miktarda kuş yaşardı. Sabahları oralardan geçerken, bu sevimli kuşların harikulade görüntüsü içinizi ısıtır, kent dokusu içerisindeki, hem de bir sanayi bölgesindeki bu enfes doğal fotoğraftan inanılmaz haz alır, mutlu olurdunuz.<br />
Malum bizler tarafından, insanlık eliyle yapılan bilinçsiz doğa talanı, çevre tahribatı önce yağışları azalttı. İklim değişti. Fauna ve floranın genetik kodları dejenere oldu. Ve bizim kuşlar da bu duruma pek bir içerlediler ve terk-i diyar ettiler.</p>
<p>Meşhur <em>Sasalı Kuş Cenneti</em>’nin –ki yakın zaman önce açılan <em>Sasalı Doğal Yaşam Parkı </em>ile daha bir tanınır oldu- sınırları aslında bu bahsettiğim alanlardan başlıyor. <em>Sasalı Kuş Havzası</em> yani. Böyle bir bölgede koskoca sanayi bölgesinin ne işi var diyeceksiniz, o da bizim eblehliğimiz işte.</p>
<p>Bu bölge, belki de dünyada bir ilk ve numuneliktir. Birinci dereceden doğal sit alanı ilan edilen bir lokasyonla; her türlü zararlı atığa, zehirli baca gazı emisyonlarına sahip anlı-şanlı sanayi tesislerinin bu şekilde dip dibe, kucak kucağa olmasından bahsediyorum.</p>
<p>Neyse malum bu kış, tüm ülke genelinde olduğu gibi, bizim güzel İzmir ve çevresi de son yıllarda eşine rastlanmayan oran ve nitelikte yağış aldı. Bazen de aklıma, ulan acaba bu kriz nedeniyle sanayi üretimi bu kadar düştü, neredeyse çark-dişli dönmez noktaya geldi, yağışlar da bundan dolayı mı arttı sorusu gelmiyor değil.</p>
<p>Ve birkaç haftadır dikkatle gözlemliyorum gelip geçerken. Karabataklar, bembeyaz tüylü balıkçıllar, kırmızı ayaklı ve pembe gagalı flamingolar ve adını-türünü bilemediğim onlarca çeşitteki yüzlerce kuş; Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nin Mavişehir tarafındaki son açılan giriş yolunu, sağlı-sollu çevreleyen sulak alanlarda arz-ı endam etmekte.</p>
<p>Vallahi insanın inip aracından, bata çıka suya dalıp, her birini kucaklayıp öpesi, tüylerini, o pembe gagalarını okşayası geliyor. Su hayattır, siz hayatsınız nidalarıyla.</p>
<p>Hoş geldiniz dostlar. Ne olur bırakıp gitmeyin bir daha bizi. Bak bu son bayram, Bostanlı Balıkçı Barınağında, o her zamanki yerimizde ve kızıla boyalı sabah saatimizde bayramlaşmaya geldim, bulamadım yerinizde sizi.<br />
Hoş geldiniz dostlar, hoş geldiniz.</p>
<p><a title="Diğer yazılarım" href="http://www.izmirlife.com/category/yazarlar/aydin-sevinc/"><strong>Aydın Sevinç</strong></a></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2009/02/20/izmirin-kuslari-eve-dondu/&title=İzmir'in Kuşları eve döndü&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2009/02/20/izmirin-kuslari-eve-dondu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çıplak Dj Niki Belucci bize geliyor</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2009/02/14/ciplak-dj-niki-belucci-bize-geliyor/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2009/02/14/ciplak-dj-niki-belucci-bize-geliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2009 12:08:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Sevinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[Niki Belucci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=2802</guid>
		<description><![CDATA[


Bize dediysem,  bizim eve değil tabi,  İzmir’e geliyormuş. Bir süre önce Adana’da da program yapmış. Hatta oradaki programında,  galiba bizim Tecavüzcü Coşkun Ağabey,  Niki hanım kızımıza biraz fazla yakınlık göstermiş olacak ki,  objektiflere ağzı bir karış açık şuh kareler vermiş.
Efendim bu Macar asıllı ve dünya çapında ün ve şöhret yakalamakta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2009/02/14/ciplak-dj-niki-belucci-bize-geliyor/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2009%2F02%2F14%2Fciplak-dj-niki-belucci-bize-geliyor%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22%C3%87%C4%B1plak%20Dj%20Niki%20Belucci%20bize%20geliyor%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2804" style="border: 3px solid black; margin-top: 5px; margin-bottom: 5px;" title="Çıplak Dj Niki Belucci " src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/2009/02/niki-belluci.jpg" alt="" width="550" height="216" /><br />
Bize dediysem,  bizim eve değil tabi,  İzmir’e geliyormuş. Bir süre önce Adana’da da program yapmış. Hatta oradaki programında,  galiba bizim <span id="more-2802"></span>Tecavüzcü Coşkun Ağabey,  Niki hanım kızımıza biraz fazla yakınlık göstermiş olacak ki,  objektiflere ağzı bir karış açık şuh kareler vermiş.</p>
<p>Efendim bu Macar asıllı ve dünya çapında ün ve şöhret yakalamakta nedense hiç de zorlanmamış olan disk jokey bayanın,  nam-ı diğer çıplak dj Niki Belucci’nin en büyük marifeti,  giyim tarzıymış. Öyle engin bir müzik bilgisi falan değil yani. Bakınız yanda gördüğünüz fotoğraftaki kıyafetine,  ne demek istediğimi anlayacaksınız. Biliyorum,  “<em>yahu kardeşim,  ne kıyafeti,  bu düpedüz çıplak”</em> diyenleriniz olacaktır hatta olmuştur. Aman efendim,  lütfen dikkat buyurunuz. Sayın Belucci’nin çok şık ve transparan bir gece elbisesi var üzerinde. Haksızlık etmeyiniz.</p>
<p>Önümüzdeki günlerde,  İzmirli bir gece kulübü de “<em>ulan bizim Adana’dan ne eksiğimiz var” </em>demiş olacak ki kapılarını Niki’ye açmış,  müşterilerine müthiş bir Belucci şovu hazırlamaktaymış.</p>
<p>Haydi İzmirli dostlar. Bakın size,  sevgilinize müthiş bir Sevgililer Günü hediyesi sunma fırsatı verilmekte. Kapın şimdiden biletlerinizi. Gerçi St.Valentin’s Day’den birkaç gün sonra galiba ama olsun siz de “<em>geçmiş sevgililer günün kutlu olsun</em> <em>canikom</em>” edalarıyla olayı idare edersiniz yani.</p>
<p>Düşünsenize,  müthiş bir müzik ziyafeti çekilecek gece boyunca. Sabahlara kadar dans. İnsan,  daha ne istesin Allah’tan yahu? E gecenin ilerleyen saatlerinde harikulade çıplak Macar Dj Niki Belucci ablamız bir de soyunup dans ederse,  yani pardon müzik ziyafetine görsel şov eklerse diyelim biz yine de buna. Yeme de yanında yat durumları olmaz mı? Bence olur vallahi.</p>
<p>Bu arada ufak bir not. Kriz nedeniyle maddi sıkıntı yaşayan dostlarımız olabilir ve çıplak ablamız yüzünden bilet fiyatlarına bir miktar dokunması muhtemel olan işletme nedeniyle de programa katılamayabilirler. Programdan sonra kesin Topçu’da çöp şiş yemeye götürürler kendisini,  haberiniz ola.</p>
<p>Tabi orada,  görsel şov(?!) yapar mı onu bilemem.</p>
<p>Hey büyük Allah’ım ya? Sen nelere kadirsin de biz nelere inanırız,  akıl sır erecek gibi değil vallahi.</p>
<p><a title="Diğer yazılarım" href="http://www.izmirlife.com/category/yazarlar/aydin-sevinc/"><strong>Aydın Sevinç</strong></a></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2009/02/14/ciplak-dj-niki-belucci-bize-geliyor/&title=Çıplak Dj Niki Belucci bize geliyor&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2009/02/14/ciplak-dj-niki-belucci-bize-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Masal masal matitas, kaynanamın g&#8230; tas</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2009/02/11/masal-masal-matitas-kaynanamin-gotu-tas/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2009/02/11/masal-masal-matitas-kaynanamin-gotu-tas/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2009 07:13:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Sevinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Arman]]></category>
		<category><![CDATA[masal masal matitas]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=2766</guid>
		<description><![CDATA[

Çocukluğumda defalarca duyduğum bu tekerlemeyi, Hürriyet Pazar ekinde yayınlanan Ayşe Arman röportajında okuduğumda enteresan bir hissiyata kapıldım. Arman’ın röportaj yaptığı kişi, doğma büyüme İstanbullu bir Rum gazeteciydi. Ve bu sözü, İstanbul Rum’u ninesinden dinlediğini anlatıyordu.
Gelelim benim hikayemdeki kesişme noktasına. Yazıya girişte tekerleme dedim ama bu söz aslında bir masal girizgahıdır. Hani o hepimizin çok iyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2009/02/11/masal-masal-matitas-kaynanamin-gotu-tas/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2009%2F02%2F11%2Fmasal-masal-matitas-kaynanamin-gotu-tas%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Masal%20masal%20matitas%2C%20kaynanam%C4%B1n%20g...%20tas%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-2767" style="border: 3px solid black; margin: 5px 10px;" title="Masal masal matitas, kaynanamın g... tas" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/2009/02/masal.jpg" alt="" width="300" height="347" />Çocukluğumda defalarca duyduğum bu tekerlemeyi, Hürriyet Pazar ekinde yayınlanan Ayşe Arman röportajında okuduğumda enteresan bir hissiyata kapıldım. Arman’ın röportaj yaptığı kişi, doğma büyüme İstanbullu bir Rum gazeteciydi. Ve bu sözü, İstanbul Rum’u ninesinden dinlediğini anlatıyordu.</p>
<p>Gelelim benim hikayemdeki kesişme noktasına. Yazıya girişte tekerleme dedim ama bu söz aslında bir masal girizgahıdır. Hani o hepimizin çok iyi bildiği “<em>evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken&#8230;” </em>diye devam edip giden masal girizgahı gibi. Ama bu “<em>masal masal matitas, kaynanamın g&#8230; tas</em>” klişesi çok bilinmez, çok söylenmez Anadolu’da. E malum işin biraz argo tarafı da var.</p>
<p>Ben de bu sözü, İstanbullu Rum gazeteci gibi bir aile büyüğümden duymuştum. Anneannemin annesinden. Evet yanlış okumadınız. Pek çok Kafkas kadını, insanı gibi O da uzun ve sağlıklı bir ömür yaşadı. 1983 yılında 83 yaşında vefat etti. Ve ben kendisinin masallarıyla, mızıkasıyla çaldığı Kafkas ezgileriyle büyüdüm.</p>
<p>Daha üç-dört yaşlarında Kazaska’da tırnağa kalkmayı, Cezayir’de buğulanmayı O’ndan öğrendim. Pişpirik oynamayı, plazma televizyon ekranı gibi geniş ve renkli camlı gözlüklerinden eline bakıp pişti üstüne pişti yapmayı bir de.</p>
<p>Nanim –<em>ki</em> <em>Çeçence’de anne demektir ve ailenin en büyük kadınlarına bu şekilde hitap edilir- </em>Kafkasya doğumluydu. Küçük yaşlarda Türkiye’ye gelmiş, gençlik yıllarının bir bölümü İzmir’de, Atatürk ve cumhuriyetin o ilk İzmir’inde geçmişti. Gazi Paşa’ya, Kordon’da yaptığı bir geçit resminde, nasıl da el salladığını gururla anlatırdı.</p>
<p>Ben, Pazar günü yayınlanan Ayşe Arman röportajını okuyana dek; bu “<em>masal masal matitas</em>&#8230;” sözünün Kafkasya kültürüne ait olduğunu düşünürdüm hep. Ama gördüm ki İstanbul Rum kültüründe de var. Belki de Nanim, İzmir yıllarında; İzmirli Rum, dost ve komşularından duydu ya da ne bileyim Anadolu Rumları Kafkasyalılardan.</p>
<p>Kimin kimden duyduğu çok da önemli değil. Benim derdim ise hiç değil. Önemli olan, bu kadim Anadolu topraklarının ve kültürünün çok renkli ve çok sesliliğidir dostlar. Yeryüzünde böyle bir coğrafya bu anlamda yoktur. Ve çok acıdır ki bunun kıymeti maalesef bilinememektedir.</p>
<p>Bu toprakların insanı asırlar boyu bu bilinçle yaşamıştır. Ama gelin görün ki ayrık otları da hiç ama hiç eksik olmamıştır. Tıpkı bugün de olduğu gibi. Bu toprak Anadolu’dur. Medeniyetlere beşiklik etmiş bir coğrafyanın kutlu adıdır Anadolu.</p>
<p>Tam 938 senedir Türk yurdudur. Ama Hıristiyanlığın ilk ve en önemli ibadethaneleri, kutsal mekanları; Japon dini Şintoizm’in mukaddesleri; İslam medeniyetinin en önemli yapı ve emanetleri; Hitit, Roma, Yunan ve tabi ki onlarca Türk beylik ve devletinden günümüze kalan tarih mirası ile beşeriyet tarihi hazinesine sahiptir bu topraklar.</p>
<p>Gördüğünüz gibi “<em>masal masal matitas&#8230;”ı </em>bir Müslüman Kafkas kadınından da duyabilirsiniz, bir Ortodoks Rum kocasından da. Ve şükürler edersiniz, bu coğrafyanın havasını soluduğunuz, rüzgarında kavrulduğunuz, yağmurunda ıslandığınız için binlerce kez Tanrı’ya&#8230;</p>
<p><a title="Diğer yazılarım" href="http://www.izmirlife.com/category/yazarlar/aydin-sevinc/"><strong>Aydın Sevinç</strong></a></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2009/02/11/masal-masal-matitas-kaynanamin-gotu-tas/&title=Masal masal matitas, kaynanamın g... tas&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2009/02/11/masal-masal-matitas-kaynanamin-gotu-tas/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Disco Disco Partizani; Düm Tek Düm Tek Hadise Hani?</title>
		<link>http://www.izmirlife.com/2009/02/06/disco-disco-partizani-dum-tek-dum-tek-hadise-hani/</link>
		<comments>http://www.izmirlife.com/2009/02/06/disco-disco-partizani-dum-tek-dum-tek-hadise-hani/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2009 22:23:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın Sevinç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın Sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[çav bella]]></category>
		<category><![CDATA[Çiğli]]></category>
		<category><![CDATA[Disco Disco Partizani]]></category>
		<category><![CDATA[Düm Tek Tek]]></category>
		<category><![CDATA[Hadise]]></category>
		<category><![CDATA[Kipa AVM]]></category>
		<category><![CDATA[Shantel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.izmirlife.com/?p=2724</guid>
		<description><![CDATA[

Yer, İzmir-Çiğli’deki Kipa AVM’nin kültür salonu. Bizim minik delikanlıyla birlikte, bir çocuk tiyatro oyununu seyretmek için oradayız.
Oyun, vasat. Hatta vasatın da altında. Kopuk konular, ucuz kostümler, yerlerde sürünen oyunculuk performansları. Bir saat boyunca, sanıyorum bir ya da iki defa, bir salon dolusu çocuğun ilgisini aynı anda kendilerine çekebildiklerini gözlemliyorum.
Neyse asıl anlatacağım mesele bunlar değil. Esas [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="right" style="float:right;padding:0px 0px 5px 5px;"><a name="fb_share" type="button_count" share_url="http://www.izmirlife.com/2009/02/06/disco-disco-partizani-dum-tek-dum-tek-hadise-hani/"></a></div>
<div class="topsy_widget_data topsy_theme_blue" style="float: right;margin-left: 0.75em; background: url(data:,%7B%20%22url%22%3A%20%22http%3A%2F%2Fwww.izmirlife.com%2F2009%2F02%2F06%2Fdisco-disco-partizani-dum-tek-dum-tek-hadise-hani%2F%22%2C%20%22style%22%3A%20%22small%22%2C%20%22title%22%3A%20%22Disco%20Disco%20Partizani%3B%20D%C3%BCm%20Tek%20D%C3%BCm%20Tek%20Hadise%20Hani%3F%22%20%7D);"></div>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-2725" style="border: 3px solid black; margin: 5px 10px;" title="Hadise" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/uploads/2009/02/hadise.jpg" alt="" width="200" height="307" />Yer, İzmir-Çiğli’deki Kipa AVM’nin kültür salonu. Bizim minik delikanlıyla birlikte, bir çocuk tiyatro oyununu seyretmek için oradayız.</p>
<p>Oyun, vasat. Hatta vasatın da altında. Kopuk konular, ucuz kostümler, yerlerde sürünen oyunculuk performansları. Bir saat boyunca, sanıyorum bir ya da iki defa, bir salon dolusu çocuğun ilgisini aynı anda kendilerine çekebildiklerini gözlemliyorum.</p>
<p>Neyse asıl anlatacağım mesele bunlar değil. Esas konumuz, çocuk tiyatrosu oyununun muhteşem müzikleri. Şayet varsa, müzik ya da sanat yönetmenini tebrik(!) etmek lazım.</p>
<p>Bugüne dek, oğluma tiyatro, sinema sevgisini aşılamak adına, kültürle, sanatla büyüsün amacıyla sayısız çocuk oyununa gittim. Nedir efendim konunun aslı özetle? O yaş gruplarındaki çocuklara anlatılmak istenen mesajlar; şarkıyla, oyunla, dansla ve hatta ineraktif olarak karşılıklı diyaloglarla verilir. O yaş grubunun dikkati ancak bu yöntemlerle ayakta tutulabilir. Bu şekilde de anlatmak istediklerinizi anlatmaya çalışırsınız. Ve de küçük müşterilerinizi eğlendirmeye tabi.</p>
<p>Dünkü oyunda da genel olarak bunlar vardı ama şarkılar bir acayipti. Çocuk oyunlarından alışmış olduğumuz sevgili, barışlı, dostluklu, dürüstlüklü, yardımseverlikli şarkılar gitmiş ve yerlerine iki muhteşem(?) ve mesaj yüklü(!) şarkı yerleştirilmişti.</p>
<p>Müzikli ve danslı bölümlerin şarkısı “<em>Disco Disco Partizani</em>” adlı bir parçaydı. Bu şarkıyı bir yerlerden duymuşluğum vardı ama kim söyler, nedir, ne değildir çıkaramadım tabi. Çocuk şarkısı ya da o yaş gruplarındaki çocuklara hitap edebilecek bir şarkı olmadığı konusunda ise emindim.</p>
<p>Ve oyunun final sahnesi geldi çattı. Üç kahraman başladılar sahnede dans etmeye. Ben yine “Disco Partizani” gelecek diye beklerken, bundan önceki tüm ara dans sahnelerinde olduğu gibi; finali daha da müthiş bir çocuk şarkısıyla(?) yaptılar: “<em>Hadise</em>”den, “<em>Düm Tek Tek</em>”.</p>
<p>Allah sizin iyiliğinizi versin, ne diyeyim?<br />
Düm Tek Tek’i iyi biliyoruz. Hatta toplum olarak burnumuzdan gelircesine aşinayız, yazacak çok fazla bir şey yok. Ama şu “partizani”yi merak ettim, biraz araştırdım. Nedir, ne değildir, acaba bir çocuk şarkısı mıdır diye. Cehalet kötü şey dostlar, kusurumuza bakmayınız.</p>
<p>“<em>Disco Partizani” </em>adlı şarkı “<em>Shantel</em>” isimli bir Alman müzisyenin yeni albümünün çıkış parçasıymış. Ve ağırlıklı olarak Balkan müzikleri varmış albümde. Ve daha da ilginç olanı, bu malum ve meşhur şarkıya nerede klip çekmiş Shantel kardeşimiz biliyor musunuz? İnanmayacaksınız ama İstanbul’da.</p>
<p>Klibi buldum netten ve izledim. Mesela bir eczane sahnesi var ki hakikaten enteresan. Emekli sandığı, bağ-kur reçeteleri yapılır yazısını görünce bir hoş oluyorsunuz. Bir de diğer sahnedeki fotokopi-faks çekilir yazısını. Gidip şenlik olsun diye faks çektiresiniz geliyor içinizden. Ya da arkalı önlü nüfus cüzdan fotokopisi. İlla ki bir gün lazım olur nasıl olsa.</p>
<p>Şarkıda Boşnakça, Rumence ve Sırpça kelimeler kullanılmış. Ama ağırlıklı sözler İngilizce. Şarkının ve albümün sahibi Alman. Kullanılan müzik formu Balkan müziği. Klip mekanı İstanbul. Aslında hoş değil mi?</p>
<p>Bu “<em>partizan</em>” kelimesini duymaya, şu bizim meşhur devrimci şarkımız “çav <em>bella</em>” dan alışkın kulaklarım; “<em>disco disco partizani</em>” diye dans ettirip, göbek attıran ritimlerini, ne bileyim işte, biraz yadırgadı. Bir de hani şu meşhur “<em>partizan marşı</em>” geldi mesela aklıma. Ya çocuk oyunu?</p>
<p>İşte böyle karmakarışık duygular içinde çıktım tiyatro salonundan. Bu arada oğluma fikrini sormayı da ihmal etmedim tabi:</p>
<p>“<em>Nasıldı Kuzucuğum oyun, beğendin mi?”</em><em>“<br />
Boşver Babacığım ya. Biz en iyisi bir de sinemaya gidelim!”<br />
“&#8230;”</em></p>
<p><a title="Diğer yazılarım" href="http://www.izmirlife.com/category/yazarlar/aydin-sevinc/"><strong>Aydın Sevinç</strong></a></p>

<div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.izmirlife.com/2009/02/06/disco-disco-partizani-dum-tek-dum-tek-hadise-hani/&title=Disco Disco Partizani; Düm Tek Düm Tek Hadise Hani?&srcTitle=izmirLife - izmir kent günlüğü&srcURL=http://www.izmirlife.com"target="_blank" rel=""><img border="0" src="http://www.izmirlife.com/wp-content/plugins/wp-google-buzz/icon/5.png" style="opacity:1;filter:alpha(opacity=100)" onmouseover="this.style.opacity=0.8;this.filters.alpha.opacity=80" onmouseout="this.style.opacity=1;this.filters.alpha.opacity=100"/> </a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.izmirlife.com/2009/02/06/disco-disco-partizani-dum-tek-dum-tek-hadise-hani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

