Rezervasyon yaptırmış olduğumuz saate göre yaklaşık yarım saat gecikmeli olarak ulaşabiliyoruz Kaplan Dağ Restoran’a. Ve kapıda araçlarımızı park etmeye çalışırken, cep telefonlarımızdan aranıyoruz. Eğer gelemeyeceksek masamız kapanın elinde kalacak. Geldik, kapıdayız diyoruz da durumu kurtarıyoruz.
Evet, İzmir’in yeşiller diyarı bereketli ilçesi Tire’nin Kaplan köyünde bulunan “Kaplan Dağ Restoran”ı, her geçen gün ününe ün katmaya devam ediyor. E haklılık payları da yok değil tabi bu durumda.
Burası daha önceleri köyün kahvesi imiş… Ve işletmecisi tarafından kiralanarak bir restoran haline dönüştürülmüş. Özellikle Ege otları ve tabi ki meşhur Tire köftesi ağırlıklı zengin mutfakları ile kısa zamanda adlarını duyurmayı başarmışlar. Ünlü gezgin ve gurme Mehmet Yaşin’in yazı ve kitaplarında, tv programında kendilerinden bahsetmesiyle de bilinirlikleri iyiden iyiye artmış.

Şu anda “Kaplan Dağ Restoranı”na rezervasyon yaptırmadan gittiğinizde boş masa bulup da yemek yeme şansınız yok denecek kadar zayıf. Belki çok sakin ve hafta içi günlerinde bir ihtimal.
Tire’nin içinden Toptepe mevkiine doğru, kısa ama inanılmaz virajlı ve dik bir yoldan tırmandıktan sonra Kaplan Köyü’ne ve harikulade-enfes orman yolunun bittiği yerde de restorana ulaşıyoruz. Sağımız solumuz, her yer; ceviz, kestane, palamut ve çam ağaçları ile çevrilmiş durumda. Tertemiz bir serinlik var, doğal mı doğal ortamda. Ve hemen aşağıda göz alabildiğince geniş ve bereketli Tire Ovası uzanıyor.
Kartal yuvası gibi dağın ovaya tüm ihtişamıyla nazar ettiği uçurumda kurulu mekana girdiğimizde, rezerve edilen masamıza yerleşiyoruz. Yaklaşık on beş kadar çeşidin olduğu meze tabaklarından müteşekkil tepsi ile garsonumuz meze siparişlerini almaya geliyor yanımıza. Envai çeşit ve türde zeytinyağlıların neredeyse her birinden birer tabak sipariş etmemek için kendimizi zorluyoruz.
Kabak çiçeği dolmaları, zeytinyağlı yaprak sarmaları, sızma zeytinyağı ve baharatlarla aromatize ettikleri arpacık soğan turşuları ve mellengeçli kara kabakları özellikle dikkatimi çekiyor.
Ana yemek olarak tabi ki Tire köftesi ve keşkek söylüyoruz. Koyun kıymasından yapılan köfteler ve az pişirilmiş domatesleri oldukça lezzetli. Keşkek de başarılı ama üzerinde salça ile servis etmelerini biraz yadırgıyorum. Bunun yerine tereyağında çevrilmiş kırmızı pul biber sosu ilave ederek sunsalar sanki daha iyi olacak gibime geliyor. Üzerine koyacakları birkaç dal maydonoz ise ala olacak bence.
Serviste biraz geç kalabiliyorlar. Bu denli yoğun trafiği olan meşhur bir restoran için çok daha profesyonel işleyen bir servis sistemi arıyor gözlerim. Ekmekler kızarmış geliyor ama yemek esnasında sipariş ettiğinizde biraz beklemeniz gerekebiliyor.
Özetle, Tire Kaplan Dağ Restoranı damak tutkunları için kesinlikle gidip görülmesi ve lezzetlerinden tadılması gereken bir mekan. Bence geliştirmeye açık yönleri var ama yine de kazanmış oldukları ünlerini hak ederek bu noktaya geldikleri kesin.
Midenizi tıka basa doyurduysanız da dert etmeyin. Yemeğin üzerine yapacağınız bir dağ yürüyüşü tüm yediklerinizi eritecek kadar güçlü bir etkiye sahip. Gökyüzünüzü göremeyeceğiniz kadar sık ağaçlarla kaplı ormana bırakabilirsiniz kendinizi.
Fotoğraf: Yalçın Özgül (Flickr)

deneme
amaç köfte yemekse çarşı içindeki köfteleri tercih ederim… en azından geçirmiyorlar….
Amaç köfte yemekse, en güzeli evinizde yapılandır Murat Bey Kardeşim
köftenin tirelisini evinde yapan varsa beri gelsin aydın abi!!!
Gelelim Abim
4-5 kez gittiğim bir yer… Eğer hava biraz da sisli ise manzarası inanılmaz güzel bir yer. Muhakkak görülmesi gereken bir yer ve tadılması gereken mezeler…
Teşekkür ederim yazı için! izmirli olmama rağmen hiç duymamıştım burayı, yazı üzerine gittik, bayıldık. Yemekten sonra hemen yanındaki ormanda yürüyüş yapma olanığıyla muhteşem bir yer. Cevizli havuçlu yoğurt ve keşkek bizim ailecek favorimiz oldu.
Sevgili Mustafa Kırmacı ve Sevgili Deniz, ben de sizlere teşekkür ederim. İlgi ve katkınızın devamını dilerim.
4-5 kez gittiğim bir yer… Eğer hava biraz da sisli ise manzarası inanılmaz güzel bir yer. Muhakkak görülmesi gereken bir yer ve tadılması gereken mezeler…
İlgi ve katkınız için teşekkür ederim Sevgili Amy.
-Bizler TRAKYA’dan,bu mükemmel LEZZET SARAYI’nın -NAM-ı,nı duyduk ve 800 km yol kat edip geldik,,,Geldiğimizede bin kez MUTLU OLDUK…Ege ve İzmir çevresinde yaşayıpta buranın nam’ı,nı duymamak çok ilginç bir şey(!)…..TRAKYA’ki,TÜRKİYE’nin yemeyi içmeyi en çok seven insanları’nın bulunduğu en çağdaş Coğrafyasıdır…Buna karşın İstanbul’da dahil TİRE KAPLAN DAĞ RESTAURANT gibi bir bir işletme buralarda bulunmamaktadır….Eğer olmuş olsa idi ,günlük rezervasyon talebi en az 10.000.kişi olurdu…Saygıdeğer Lütfü bey’in(restaurant sahibi)eşi’de,Trakyalıdır-Tekirdağ,Şarköy- Evet,ne yazıkki KAPLAN RESTAURANT buraya çok uzak ama yinede yılda bir iki kez oraya gidenlerimiz oluyor..Son cümle:KAPLAN DAĞ RESTAURANT DÜNYA’nın,ÇEKİM MERKEZİDİR.
Çok teşekkür ederim, ilgi ve katkınız için.
-aydın SEVİNÇ ,MİSLİ MİSLİ BİR MUKABELE bende size çok teşekkür ederim.TRAKYA’dan sevgiler.TÜRKİYE’nin iki çağdaş coğrafyası(EGE-TRAKYA)Sevgiler.KAPLAN DAĞ RESTAURANT=NUMBER ONE….YEEESSS.
-Okullar ‘ın tatiline az bir süre kaldı,Şimdiden TRAKYA’nın,ehli-keyf,profilinden oluşan arkadaşlarımı…KAPLAN DAĞ RESTAURANT’a,elimdeki liste ile kaydetmeye başladım…Gerekli rezervasyonu yaparak,bir otobüs dolusu geleceğiz…Valla FAHRİ(…)temsilcilik yapıyorum,ama o kadar yüksek bir GÜVENİM ve HAYRANLIĞIM varki,Bununda nedeni bu işletme’nin,bi zatihi kendisidir…BU İŞLETME ATATÜRKÇÜ mantalite’nin en güzel örneğidir.Saygılarımla.