www.daha.net

izmirLife – izmir kent günlüğü

izmirLife – izmir kent günlüğü header image 2

Bergama Çığırtması

Aralık 05, 2009 · 4 Comments · Burak Kanlıoğlu, Gezerken

Kurban Bayramı ve tatili vesilesi ile hem Bergama’daki akrabalarımız ziyareti edelim hem havasından suyundan istifade edelim, gitmişken de geçmişinden feyz alalım diyerek ailecek yollara döküldük bayramın üçüncü günü.

Tatil gününün erken saatleri olmasına rağmen özellikle İzmir-Menemen arasında trafik oldukça yoğundu. Çiğli’de yapılan alt geçitler olmasa her halde daha da çok vakit kaybederdik şehir trafiğinde.
Bergama
Menemen çıkışından itibaren her yerde mandıra, lokanta, restaurant ilanları hele de kahvaltı etmeden yola çıktıysanız pek davetkar geliyor göze. Özellikle Eski Foça yol ayrımında konuşlanmış çok sayıda mekan seçim yapmayı daha da zorlaştırıyor. Bu sefer daha önce de deneyip memnun kaldığımız Sakıpağa’nın Süt Evini tercih ettik. Kullanılan malzemeler taze ve özenle seçilmiş, çeşit bol, öğünler tatmin edici. Kahvaltı servisi yapan yerlerde sıkça rastlanan personel azlığı ve tecrübesizliğine bağlı gecikmeler yok. Kahvaltınızı beklerken diğer masalara servis edilenleri seyredecek kadar bile vaktiniz olmuyor, çay zamanında ve sıcak servis ediliyor. Çocuklar için güzel bir oyun parkı, minyatür futbol sahası bile var. Fiyatlar da adisyonu görünce kahvaltı keyfinizi kaçırmayacak gibi. Hedef Bergama olduğu için çok oyalanmadan tekrar yola koyulduk.

Günlerin kısa olması sebebiyle kahvaltı dışında duraklamadan yaklaşık 100 kilometrelik yolu aştık. Tavsiyem ilk olarak Akropole yönelmeniz. Yanınızda dersini çalışmış kimse yoksa Akropol’ün girişine yakın tazgahlarda çeşit çeşit hediyelik eşya ile beraber çeşit çeşit kaynak kitap bulmak mümkün. bergama-anfi-tiyatroTarih boyunca ilklere imza atmış Bergama –kendi adıyla anılan Krallığın’da başkenti- şehrinde kuruluşundan şu ana kadar yer almış bütün medeniyetlerin izlerini bulmak mümkün. Tepsi gibi düz ova üzerindeki en yüksek noktaya kurulmuş Akropol’den kuş bakışı manzara muhteşem. Anadolu’da inşaa edilip günümüze kadar ayakta kalan en dik anfi tiyatro da bu tepenin yamaçlarına kadar uzanıyor. Kendine güvenen sahneye kadar inip bir ses veriyor, ama çıkış biraz zorluyor haliyle.

Oraya kadar çıkıp da 19uncu yüzyılda zamanın yönetiminin izniyle götürülen(!) şu anda Berlin de yine koparıldığı şehrin adıyla anılan müzede endam eden Zeus Altarı’nın yerinde büyümüş fıstık çamlarına bakıp “cık, cık” etmeden geçmeyin.

Birçok medeniyeti konuk etmiş olan Bergama’nın namı o kadar yayılmış ki – bu yayılmada, ceylan dersisinden parşömeni icat edip sağa sola hava atacağız diye bütün krallara parşömene yazılmış göndermelerinin de etkisi olabilir- Mısır’lılar bile gözünü buraya dikmiş. Mısır medeniyetine ait kalıntılar bile var Bergama’da.
Bergama Kızıl Avlu
En belirgin örneği aşağı kentte yer alan Mısır Tanrısı Serapis’e adanmış tapınak. Kızıl tuğladan yapıldığı için Kızıl avlu olarak da anılan bir zamanların ihtişamlı yapısında yenileme çalışmaları devam ediyor.

Bergama ve yakın çevresinde bir gün hatta bir hafta sonu gezmekle bitmeyecek kadar çok doğal, tarihi ve turistik yer var. Biz kısa kış günümüze ancak bu kadar yer sığdırabildik. Yemek bile yemeye vakit kalmadı. Güzelim Bergama Çığırtmasını -bu seferlik – tadamadan gerisin geri İzmir’e dönmek zorunda kaldık. Siz siz olun, basit bir patlıcan yemeği diyenlere kanmayın, hele patlıcan yemeklerinin meraklısı iseniz denemeden karar vermeyin derim. Çok sayıda alternatif var ancak benim önerim restore edilmiş eski bir konak olan Bergama Ticaret Odası Lokali olacak. Servisi, ferah ortamı, hoş manzarası, lezzetli yemekleri ve uygun fiyatları ile ağız tadınıza uygun bir şeyler bulabileceğiniz, yeni tadları keyifle deneyebileceğinizi düşünüyorum.

Bir sonraki seyahatimiz için her türlü önerilerinize açığız, sağlıcakla kalın.

·····

4 Yorum

  • Selim

    Koca sunağı nasıl taşımışlar hayret ederim. Bize de kala kala çığırtma kalır. Onu da yunan sahiplenir. Biz de kalırız yine böyle!

  • burak

    bir şeyi sahiplenmek için kar merkezi haline gelmesi adet haline geldi maalesef… kar getirmeyen, ticari olmıyan hiç bir şeyi sahiplenmiyoruz. Ne zamanki başkası sahipleniyor, bize de kaybettiğimiz hakları geri almak için mücadele edecek birilerinin çıkmasını beklemek kalıyor :(

  • Demir

    10 sene önce bir festival için Bergama’daydım. Kalacak yer bulamadığım için beni evine alan bir aile vardı. Misafirperver insanlardı. Kahvaltıda yediğim peynir kızartmasını unutamam :)

  • tarihçi soner

    çok güzel bi yer

Gönlümüzde bir iz bırakın!

Evleniyor musunuz?