www.daha.net

izmirLife – izmir kent günlüğü

izmirLife – izmir kent günlüğü header image 2

İzmir’de Mayıs 2009 Etkinlikleri

Mayıs 07, 2009 · No Comments · SmyrNazan


“Benim için, sıcaklık 27 dereceyi geçmedikçe yaz gelmemiştir!” diyenlerden değilseniz Mayıs ayıyla birlikte kapalı salonlara sığamayanlardansınız, demektir. Çalışan kesimden, bu bahar akşamları ile hafta sonu karanlıkta oturmayı sevenler ise işçi filmlerini izliyor. Hafta içi çalışma saatlerine gelince, İşçi Filmleri Festivali film gösterimleri çok az izleyicinin katılımıyla sürüyor. Gala gecesinde gösterilen 1990-1991 yılları arasında Zonguldak maden işçilerinin toplu iş sözleşme hakkı için başlattıkları grev ve yürüyüşü konu alan “100 Bin Kişiydiler” belgeseli dün, teknik bir aksaklık nedeniyle gösterilemeyen film yerine yeniden izlendi. Geçen yıl gösterilen “Maraş Katliamı” belgeseli gibi herkesin izlemesi gereken önemli bir belgeseldi.

Konak Belediyesi ve Halkevleri’nin ortaklaşa düzenledikleri IV. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali 2-7 Mayıs 2009 tarihleri arasında. Bu yıl söyleşi daha az ancak film çok. Destek için başvuru sayısı İstanbul’da bini geçmiş. İzmir’de nüfusun daha az oluşuna veriliyor, dünkü listede gönüllü sayısı on kadardı. Festivalin izlencesi şöyle:

2 Mayıs Cumartesi
Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi Avni Anıl Sahnesi
Gala
Açılış Filmi: 100 Bin Kişiydiler
Melike Demirağ Konseri 19:00

3 Mayıs Pazar
Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi 7.Kat Benal Nevzat Salonu
15.20 Karanlığın Gözleri 29’
16.00 Süt ve Çikolata 20’
16.30 Guantanamo Diye Bir Yer 45’
17.20 İplik Hayatlar 27’
17.55 Bozuk Bando 107’
20.05 Hasta 123’

4 Mayıs Pazartesi
Alsancak Kültür Merkezi
15.00 Lilith Kızkardeşleri 41’
15.45 Küresel Karmaşa 80’
17.15 Merdiven Altı Nobel 24’
17.45 Dünyayı Özelleştirmek 62’
18.55 Sevgili Mandela 6’
19.05 Portakal Hasadı 17’
19.30 Silikozis 30’
20.10 Sonbahar 99’
-
Dr. Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi
15.30 Çalışan Çocuklar Üzerine 9’
15.50 Nene’nin Öyküsü 110’
18.00 Herkes İçin Dünya Ayarında Öyküler 40’
18.55 Adana-Paris: Yılmaz Güney 74’
20.10 İsyan 112’

5 Mayıs Salı
Alsancak Kültür Merkezi

15.00 Porto Marhera 52’
16.00 Kedinin İçindeki Fare 10’
16.15 Emek Emperyalizmi 56’
17.15 Sınırdışı 22’
17.45 Demiryol 85’
19.20 Dönüş 18’
19.50 Sarhoş Atlar Zamanı 75’
-
Dr. Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi
16.05 Eğitim Tarihinin Sessiz Kahramanları 50’
17.05 Bitmeyen Yol 105’
19.00 Güvencesiz İşçiler Üzerine Direniş Öyküleri 120’
21.00 Arna’nın Çocukları 84’

6 Mayıs Çarşamba
Dr. Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi

15.30 Silikozis 30’
16.10 Kırlangıcın Yuvası 21’
16.40 Tüm İnsanlar Eşit ve Özgürdür 100’
-
Alsancak Kültür Merkezi
15.30 Göç 21’
15.55 Nazım’ın Küba Seyahati 68’
17.10 Mandolinli Kız 19’
17.35 San Francisco 68 Grevi 56’
18.40 Ariel 72’
19.25 Portakal Hasadı 17’
20.00 Söyleşi İshak IŞITAN
21.00 Özel Gösterim: Brukmanlı Kadınlar

7 Mayıs Perşembe
Dr. Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi

15.30 Sevgili Mandela 6’
15.40 Şehir Sakin 132’
-
Alsancak Kültür Merkezi
15.30 Cocalaro 94’
17.10 Tolya 9’
17.25 Ekmek Parası 17’
17.50 Toprağın Tuzu 94’
19.35 Kırlangıcın Yuvası 21’
20.00 İşte Özgür Dünya 96’

İşçi Filmleri Festivali’nin Dr. Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde galasının olduğu 2 Mayıs akşamı, Güzelyalı Kültür Merkezi’nde Esther Vilar’ın “Dünyanın Başkentinin Mimarı” adlı oyununu İzmir Sahne Oyuncuları başarıyla sergilediler.

Belgeli bir gösterim sonrasında başlayan oyun iki kişilik. Albert Speer’in yarı tarihsel gerçek, yarı kurgu olarak 75 yaşında anlattıklarını dinleyebilirdiniz. İzmir Konak Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü 2009 Mayıs Programı, tüm ayrıntılarıyla burada.

Wolfgang Borchert’in Dışarıda Kapının Önünde adlı oyunu Duvara Karşı Tiyatro Topluluğu’nca 8 Mayıs Cuma günü saat 20:00′de, Dr. Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde görülmesi gerekenlerden.

3 Mayıs Pazar ile 4 Mayıs Pazartesi akşamı Devlet Tiyatrosu Konak Sahnesi‘nden Mehmet Ali Alabora geçti. “Muhabir” adlı gösterisinde kendi yaşamını duyguları çerçevesinde aktardı. Neden 19 yaşında bir muhabir olarak İsrail’e gittiğini de kendi kendine sordu, Cannes’da ne işinin olduğunu, kafatası patlamış adamı ne diye görmek zorunda kaldığını da… İzleyiciler, salona girerken kendilerine şarap ikram edip caz müziği eşliğinde dansa kaldırarak gösterisine başlayan Alabora’yı son derece şık giysiler içinde gördü. TRT Televizyonu’nun (elbette) siyah beyaz kapanış izlencesi olan İstiklal Marşı dinlendi, Anıtkabir’de göndere bayrak çeken askerler izlenip saygı duruşunda bulunuldu. Gösterinin sonunda ise oyuncu, yere süt ve kan (olduğunu düşündüren) renkli sıvılar döküp üzerinde yalın ayak kaldı. Çok erken yaşta görmeye başladığı cesetler yüzünden çok üzgün. Hepsini hafızaya atmanın verdiği yükü paylaşmaya çalıştı. Bu cesetlerin belleğine girdiği bir gencin acısını tüm benliğimizle duyumsamamak olanaksızdı. 3 Mayıs akşamını izledim, gece düşlerime girdi; tiyatroda kaldığımı, Memoli’den, belleği başka cesetlerle dolu bir dizüstü gizlemeye çalıştığımı; ortalığın su, buhar ve kan ile dolu olduğunu gördüm. Sanatçı, izleyicinin saygıdan ötürü soluğunun sesini bile nasıl gizleyeceğini bilemeyeceği kadar uzun, derin, düşündürücü sessiz aralıklar bıraktı oyunun içinde. Zülfü Livaneli bugün, son aylarda artık yalın bir biçimde öldürmenin yetmediğini, işi kafa kesmelere dek götüren bir toplumun alarm verdiğini yazmış. Peki, hangi insan diğer 45 insanı birden katletmek isteyebilir? Düğün yerindeki katliamı, köy evlerinin tek tek taranmasından daha “pratik” bulan yamyam ruhlusu olsa gerektir. Nedeni siyasal da olsa; toprak kavgası, kan davası ya da üçüncü sayfalıklardan da olsa cesetleştirilmekle ilgili bir tümce kurup öngörü ya da önerme ile bağlayamayacağım. Aklım Muhabir’e gitti…

Tiyatro dünyasından genç bir yıldız adayını geçen haftalarda yitirdik. Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencisi Zeynep Özge Tok yürekleri öyle bir dağladı ki… Yalnızca 21 yaşında, yaşamının en güzel çağında, güzel yüzlü, güzel yürekli Zeynep Özge için bir arkadaşı “Gittiğin yerde bir eserin ve sahnen olsun… İzlemeye geleceğiz…” diye yazmış. Ben bilmeden, Zeynep’i son iki oyunda izlemişim, son Lorca’nın Kadınları ile son Başka Topraklar Üzerinde’de… Bernarda Alba’nın kızlarından Angustias’ı oynamıştı. Üstelik en son görüntülü ve sesli kayıtlarını yapmışım. Şimdi çok ağır geliyor. Fakültedeki yoğun yas havası da zor dağılacak ama “Gösteri devam etmeli!”.. Gösteriler, engellenmeye çalışılıyor, gerçi… Bu hafta engellenenlerden birisi Yenikapı Tiyatrosu Yönetmeni Orçun Masatçı ile sergileyecekleri oyunları Gogol’ün Palto’su oldu… Gündeme giren bir başka haber, 1931 doğumlu Augusto Boal’un yaşama gözlerini yumması. Boal, Ezilenlerin Tiyatrosu’nu politikanın hizmetine sokmuş bir tiyatro insanı idi. Bir konuşmasında, “60′larda tiyatro politikleşmişti; bugün 90′larda politikayı teatralleştirmenin zamanı gelmiştir.” demişti. Bilim ve sanatın, insanlık için en gerekli dürtüler olduğuna inananlar adına, izinden yürüyeni çok olsun!

Devlet Tiyatroları izlencesi, Mybilet sayfalarında. İzmir oyunları 9 Mayıs Cumartesi günü “Teyzesi” ile bitmiş görünüyor.

Döris Dörrie’nin Keiner Liebt Mich (Kimse Beni Sevmiyor) adlı filmini daha önce izlemediyseniz Desem‘de… Bir haftada, Büyük Salon ve Bordo Salon ücretsiz gösterimleriyle birlikte toplam üç film görebileceksiniz yine. Bordo Salon’a 13 Mayıs günü saat 19:30′da yönetmeni Çağrı Kınıkoğlu ile “Nazım’ın Küba Seyahati” (El Viaje de Nâzım a Cuba) adlı 68 dakikalık 2008 yapımı HD filmi geliyor. Film, Küba Sanat ve Sinematografi Endüstrisi Kurumu ile Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nin ortak çalışması. Tanıtımında, “İnsanoğlunun gençliği ve umutları üstüne bir hikâye” (Un relato sobre la juventud y las esperanzas de la humanidad) deniyor. En son, 28. Uluslararası İstanbul Film Festivali kapsamında izlenmiş, İzmir’le ilk kez buluşacak. Desem Büyük Salon ve Bordo Salon programına bakabilirsiniz.

Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi Mayıs ayı etkinlik programı. 5 Mayıs 2009 günü saat 10:00′da Yunus Emre Salonu’nda İzmirliler için güzel bir söyleşi var: Ege Üniversitesi Rektörlüğü Kuvayi Milliye ve Milli Mücadelenin Örgütlenişinin 90. Yılı Etkinlikleri’nden biri: “Atatürk’ün İzmir Ziyaretleri”. Konuşmacı Latif Daşdemir (EÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi). Ayrıca “Koy-u Kırmızı” Dans Tiyatrosu Gösterisi de izlenebilir. Ege Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bu ay http://sksdb.ege.edu.tr ‘de. 30. Kültür Sanat ve Spor Şenliği için http://sksdb.ege.edu.tr/senlik_2009/ ‘a bakmak gerekiyor. 7-10 Mayis 2009 tarihlerinde Ege Üniversitesi kampüsünde düzenlenen “Sürdürülebilir Yaşam Gezici Festivali” de çok ses getirecek. Ayrıntı http://syfizmir.wordpress.com/festival-programi/ bağlantısında. 9 Mayıs ve 10 Mayıs günleri MÖTBE’deki izlenceleri, güzel bir hafta sonu geçirmek için önereceklerim arasında:

09 Mayıs 2009 13:00 Sürdürülebilir Yaşam Gezici Festivali – İZMİR- Enerjinin Evrimi
09 Mayıs 2009 13:30 Söyleşi: Sürdürülebilir Mimari Zeynep Arsan
09 Mayıs 2009 14:15 Halkın Gücü: Küba Petrol krizini nasıl aştı?
09 Mayıs 2009 15:30 Kutsal Tohumlar
09 Mayıs 2009 16:00 Tohum ve Organik Gıdalar Gürsel Tombul Filiz Telek
09 Mayıs 2009 17:00 Maquilapolis
09 Mayıs 2009 18:30 Ladakh’tan öğrenmek
09 Mayıs 2009 19:45 Şeylerin Hikayesi
09 Mayıs 2009 20:15 Tambogrande: Mango Cinayet Madencilik
10 Mayıs 2009 13:00 Meatrix 1 Bio Da Vesiity Şifresi Meatrix 2 – 2,5
10 Mayıs 2009 13:20 Susuzluk
10 Mayıs 2009 14:30 Enerjinin Evrimi
10 Mayıs 2009 15:00 Topraksızlar
10 Mayıs 2009 15:45 Söyleşi: Topraksızlar Hareketi-Metin Yeğin
10 Mayıs 2009 16:30 Şeylerin Hikayesi
10 Mayıs 2009 16:50 Hakikat
10 Mayıs 2009 17:40 Kilovatlar Bizim
10 Mayıs 2009 18:15 Gıdanın Geleceği
10 Mayıs 2009 20:00 Konser: Yaşar Üniversitesi Oda Orkestrası

Bu arada, KEY ödemeleri peşinde koşmak da bir etkinlik sayılabilir diye düşünüyorum, gözümün önünde yenilenen İzmir SGK binası… Kutlu olsun, İzmirlilere uğurlu gelsin! Ayrıca onlarca çalışanına kolaylıklar dilerim. KEY ödemenizin yapılması için SGK, dekont ve liste fotokopilerini kesinlikle istiyor. Üçüncü dalga Temmuz’da imiş. Temmuz ayında adınıza bir ödeme yoksa iş mahkemeleri kişisel başvurularınızı bekliyor olacak. Özel sandıklı bankalarda çalışmış olanlar, yalnızca bankaların genel müdürlüklerindeki Key ödemeleriyle ilgili masayı arayıp TC kimlik numaralarını bıraksın. SSK’lı çalışanları olan özel bankalar ise on yıl sonrasında o dekont ve listeleri tutmak zorunda olmadıklarını söyleyip yakılmış, kıymalanmış, fıstık külahı olmuş kısaca “imha” edilmiş olabileceğini belirtebiliyor, topu SSK’ya atıyorlar; personel dosyaları saklanır diye biliyorum ama onlar da SSK’ya devrettiklerini söyleyip konut edindirme yardımı kesintilerini geriye alamayan bir yığın insan oluşturuyorlar, uğraşmaya zamanınız ve yüreğiniz varsa buyrun iş mahkemelerine. Aslında o Key ödemeleri yıllar önce karbonmonoksit ya da karbon iki oksite dönüşerek stratosfere ulaşmıştır, oradan sormalı.

Fotoğraf sanatını sevenlere İFOD‘un en yakın tarihli etkinliklerinden biri, İzmir Sanat Merkezi Oditoryum’unda. Birol Üzmez’in Kortejo”Aile Evleri” gösterimini 7 Mayıs Perşembe günü saat 19:00′da izleyebilirsiniz. Aylık programın tümü http://www.ifod.org ‘ta.

İzmir Sanat Merkezi dolu dolu bir ay sözünü yine veriyor, http://www.izmirsanat.org.tr/aylik_program.asp ‘de. Ferhan Şensoy’un Fername’si ayın sonuna doğru.

TAD, www.izmir-taa.org.tr ‘de şu izlenceleri kaçırmamanızı öneriyor:
4 Mayıs Serhat Demiroğlu Dia Gösterisi
5 Mayıs Ahmet Akgün-Düriye Küçükkurt Resim Sergisi Açılışı
12 Mayıs Çağdaş Alapınar Gençay-Yusuf Gençay Viyola-Piyano Resitali
14 Mayıs Prof. Dr. Şadan Gökovalı ile Söyleşi
22 Mayıs FİLM GÖSTERİSİ – İskoçya’nın Son Kralı ( The Last King of Scotland)
26 Mayıs Umut Türker Resim Sergisi Açılışı

Alman Kültür Merkezi 12 Mayıs- 4 Haziran arası Bilder vom Jazz – Die Balance des Augenblicks im Foto Ergebnisse eines Fotographie-Workshops (Caz Resimleri – Defalarca/ Fotoğrafta anların dengesi Fotoğraf Workshop’un sonuçları) adlı sergiyi açık tutacak.

Halime Odağ Vakfı‘nda 28 Mayıs 2009 Perşembe günü saat 18:00′de “Yedinci Kıta” (Yönetmen: Michael Haneke – 1989) izlenecek. Yorumcu: Halis Ulaş Telefon numaraları 420 17 19.

AASSM‘nin son üç konseri http://www.aassm.org.tr/programlar.html ‘de. Biletler ise İsmet İnönü Sanat Merkezi gişesinde, 445 24 56′ya yer kalıp kalmadığını sorabilirsiniz.

İZDOB da son temsillerini sunacak. 29 Nisan Çarşamba akşamı İspanyol Bestecileri Gecesi’nde İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdür ve Sanat Yönetmeni Aytül Büyüksaraç solistlere (soprano Nancy Rodriguez, soprano Guadalupe Sanchez, tenor Rafael IIedo, tenor Enrique Ferrer ile piyanist Tulio Gagliardo Varas) birer plaket verdi. Bu ay prömyeri yapılacak olan M. De Falla La Vida Breve – R. Chapi La Muerte De Garcilaso’da zaten İZDOB sanatçısı olan Enrique Ferrer’in yanı sıra diğer sanatçıların da konuk olarak rol aldıklarını duyurdu. 16 Mayıs Cumartesi programı Türk Bestecileri Gecesi, Elhamra’dan AASSM’ye alındı.

Ürkmez’de yeni bir kültür merkezi açıldı: Akşit Kültür Düşün ve Yazınevi. Kurucu beyefendiyi kitap fuarında tanıdım. Ailece kitap okumayı çok seviyorlar, Avusturya’dan Türkiye’ye 70 bin kitabın taşınması konusunda her iki ülkenin Kültür Bakanlığı yardımcı olmuş. Yazın bir haftanızı bile Ürkmez’de geçiriyorsanız ya da yolunuzun üzerindeyse kafeteryasına uğramazlık etmeyin. Tüm etkinlikleri ile bu yazınevini tanımak için http://www.aksitkultur.com ‘u inceleyebilirsiniz. Yakın tarihlilere bakacak olursanız, yazarlık işliği öğretmenimiz yazar Hidayet Karakuş’un, Temmuz ve Ağustos aylarında birer hafta “Şiir Okuma, İnceleme ve Yazma Çalışmaları” ile “Öyküden Romana Düzyazı Çalışmaları” adlı çalıştayları yöneteceğini okursunuz. Hidayet Bey’in sınıfında olmak bir ayrıcalıktır. Her sözünden, paylaştığı deneyimlerinden edinilecek, hata edinildiği çok sonradan anlaşılacak yetiler katılacaktır kişiliğinize, yaşamınıza… Örneğin değerli öğretmenimizin kimi öğrencileri için sonuncu İzmir Kitap Fuarı, diğer kitap fuarlarından çok ayrı yer tutacak, anılarında. Çünkü yedi arkadaşımız Yıldız İlhan, Ayşen Göreleli, Nihat Coşkun, Gönül İlhan, Gönül Ocak, Nermin Gürbüz, Nilüfer Marım “Yedi Çay, Biri Açık” adlı kitaplarını ilk kez okuyucuyla buluşturdu, onlar için imzaladı. Hidayet Karakuş’un bir başka öğrencisi Ferda Ardalı da “Düşlerde Kalan Girit” adlı ilk romanını bu fuara yetiştirdi.

Yaz ayları, “Çeşme yolları taştan!” demeyenler için en çok, okumalarla, serin salonlarda ve Tepekule deli rüzgârları eşliğindeki akşam sinemalarıyla, bir de açık hava temsilleriyle geçecek sanırım. Ama gün ışığında çillenmemeye dikkat! Artık annemizin Çil Fazıl’ı iş göremiyor; cam güzelleri ile gölgede dolaşanlar da güneşten koruyucu bir krem kullanmalı.

Önceki aylarda olduğu gibi sonradan belirlenen izlenceler ile atlanmış etkinlikleri ay içinde yine metnin gövdesine ekliyorum. Sizin de bildirecekleriniz varsa seve seve ajandamızı güncellerim.

İzmirlilere mutlu bir yaz dileğiyle…

SmyrNazan

··········

İlk sözü siz söylemek ister misiniz?

:)

Gönlümüzde bir iz bırakın!

Evleniyor musunuz?