www.daha.net

izmirLife – izmir kent günlüğü

izmirLife – izmir kent günlüğü header image 2

Kadınlar Gününü Kutlamak İstemiyorum

Mart 10, 2009 · No Comments · Nilüfer Veldet

29 Mart yerel seçimlerine 21 gün kala bugün; 8 Mart dünya kadınlar günü çerçevesinde, günün önemine dikkat çeken, en sıkı feministten daha da ateşli erkekler (politikacı ya da kadınlar gününden bir çıkarı olan) ya da tükettiğiniz kadar var olduğunuzu, yüceldiğinizi dikte eden kurumlarla karşılaşabilirsiniz.

Cep telefon numaranızı ve e-mail adresinizi bir şekilde ele geçirmiş; geçmişte bu günü, haklarını söke söke almış kadınları sırf tüketim aracı olarak gören mağazalardan –alacağınız her üründe size özel + 3 taksit- ya da kadınlar gününe özel size kredi diyen bankaların da bu günü nasıl kullandıklarını görürüsünüz. Ya da KDV si kaldırılmış, toplu iğne başı kadar “bi tek taş” size hediye edildiğinde size tüm haklarınız verilmiştir!!!

Günün mana ve önemi çerçevesinde dünya kadınlar günü, kadınların giydiği -giydirildiği- kostümler çerçevesinde kutlanacakmış. Kadınlar resmigeçidini görmek üzere caddeye çıktım.

Yok olmuş-edilmiş- varlığını tüketerek var etmeye çalışan kadınlar gördüm.

Hakkınız bu muydu?

Kadının her zaman daha düşük ücretle çalıştırıldığını gördüm.

Hakkınız bu muydu?

Cadde kenarında etini satmak için pazarlık yapan kadınlar gördüm.

Hakkınız bu muydu?

Töre diye uydurulmuş, kendi namussuzluklarını yok etmek için kadınların katledilişini gördüm.

Hakkınız bu muydu?

Kadını kadına düşman eden hırslar yaratıldığını gördüm.

Hakkınız bu muydu?

Çalıştığınız işyerlerinde sözlü ve fiziksel tacizlere uğradığınızı gördüm

Hakkınız bu muydu?

Politikada var etme nedenlerinin, sizin görüntünüzün vitrin olarak sergilediklerini gördüm.

Hakkınız bu muydu?

İnsan olduklarını; içi boş, insanı günbegün aptallaştıran kadın programlarıyla beyinlerinin yok edilişini gördüm.

Hakkınız bu muydu?

Gece belli bir saatten sonra sırf kadın olduğu için sokağa çıkamayan kadınlar gördüm.

Hakkınız bu muydu?

Oysa bugün; kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği temsili savaşın başlangıcı 8 Mart 1857 yılında Amerika’nın New York kentinde tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadının düşük ücretlerini, uzun çalışma saatlerini ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için grevler yapması olarak kabul edilmektedir. 1908 New York:15.000 kadın kadın daha kısa çalışma saati, daha iyi gelir ve oy hakkı için ürüdü. Doğum izni istedi. Kullandıkları slogan “Ekmek ve Gül” idi. Ekmek yaşama güvencesi, karın tokluğunu, gül ise daha kaliteli yaşamı simgeliyordu.

Ekmek ve Gül

Yürüyoruz yürüyoruz, günün aydınlığında

Donuk fabrika bacalarına, yoksul mutfaklara

Çarpıyor sesimiz ve birden parlayan

Bir ışık gibi ulaşıyor insanlara

“Ekmek ve gül! Ekmek vegül!”

Yürüyoruz yürüyoruz, erkekler için de yürüyoruz

Çünkü hâlâ bizim oğullarımızdır onlar

Ve biz hâlâ analık ederiz onlara

En zorlu iş, en ağır emek

Ve çalışmak doğuştan mezara dek

Ve böyle sürsün gitsin istemiyoruz

Yaşamak için ekmek

Ruhumuz için gül istiyoruz!

Yürüyoruz yürüyoruz kol kola

Saflarımızda ölüp gitmiş arkadaşlarımız

Ve türkümüzde onların kederli “Ekmek!” çığlıkları

Çünkü bi köle gibi çalıştırıldı onlar

Sanattan, güzellikten, sevgiden yoksun

Biz de bugün hâlâ onların özlemini haykırıyoruz

İş ve ekmek istiyoruz

Ama gül de istiyoruz

Yürüyoruz yürüyoruz, yan yana, güzel günler adına

Kadınız, insanız, insanlığı ayağa kaldırıyoruz

Paydos bundan böyle köleliğe, aylaklığa

Herkes çalışsın, bölüşülsün kardeşçe, yaşamın sundukları

İşte bunun için yükseliyor yüreklerimizden

Bu ekmek ve gül türküleri

Ve yineliyoruz hep bir ağızdan

“Ekmek ve gül! Ekmek ve gül!”

James OPPENHEIM

Kadınların bir gün bu günü kutlamamalarını diliyorum. Bir gün kadınların da erkeklerle eşit olduğu, böyle özel günlere gereksinim olmadığı günler diliyorum. Kadınlara ikinci sınıf insan muamelesinin ve pozitif ayrımcılığın yapılmadığı, insan kimliğinden ayırıp kadın cinsinin ezikmişcesine senede bir kez sokaklarda ellerine tutuşturulmuş bayat kırmızı güllerin, bir çocuğu kandırmak için verilen elma şekeri gibi kutlanmadığı bir gelecek diliyorum.

Nilüfer VELDET

·

İlk sözü siz söylemek ister misiniz?

:)

Gönlümüzde bir iz bırakın!

Evleniyor musunuz?