
Önceki gece düzenlenen saldırılarda 10 Filistinli daha hayatını kaybetti, ölü sayısının 400 yaklaştığı kaydedildi. İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırılar ise tüm dünyada protesto ediliyor. Göstericiler İsrail kadar ABD’ye de tepkili.
Gazze Şeridi Cumartesi gününden bu yana İsrail savaş uçaklarının ağır bombardımanı altında. Saldırıların bilançosu ağır. Neredeyse 300’ü ilk gün olmak üzere 400’e yakın ölü, yüzlerce yaralı var. Ölenler arasında çok sayıda kadın ve çocuk da bulunuyor. Gazze’ye düzenlenen bu saldırı son 60 yılın en ağır saldırısı olarak değerlendiriliyor.
İsrail aşırı güç kullandığı için eleştiriliyor, kınanıyor. Ancak Bush yönetiminin açık desteğini alan İsrail, bildiğini okuyor. Önceki gece düşen füzelerle 10 Filistinli daha hayatını kaybetti, ölü sayısının 400’e yaklaştığı ifade ediliyor. Bu arada günlerdir süren saldırıda ilk kez bir İsrailli asker de Gazze’den açılan havan topu ateşinde öldü. Olmert hükümeti, şu aşamada ateşkes önerileriyle ilgilenmediğini açıkladı.
Hava saldırılarında masum çocuklar da hayatını kaybediyor. Beyt Hanun kentinde ölenlerden ikisinin, 10 ve 12 yaşlarında iki kız kardeş oldukları, Cebaliye mülteci kampında ise biri 4, diğeri 11 yaşlarında iki kız kardeşin hayatını yitirdiği açıklandı.
İsrail kan akıtıyor
İsrail Gazze’de çoğu Hamas’a ait 325 binayı yerle bir ederken, İsrail donanması da denizden Gazze Şeridi’ni vuruyor.
İsrail Başbakanı Ehud Olmert çok aşamalı operasyonun henüz ilk safhasında olduklarını bildirdi ve ateşkesi reddetti. Gazze sınırına yapılan yığınak da, kara operasyonu ihtimalini güçlendiriyor.
Öte yandan Hamas, İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği operasyona karşı, İsrailli liderlere suikast düzenleme tehdidinde bulundu. Hamas, İsrail’e 43 roket, altı havan topu mermisi attıklarını, diğer Filistinli grupların da saldırılarını sürdürdüklerini duyurdu.
Müzakereler askıya alındı
Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas, İsrail’in operasyonu ile ilgili olarak, doğrudan olmasa bile Hamas’ı suçlayarak, onları ateşkeste mutabık kalmaları için uyardığını söylemişti. Abbas, “Hamas’ı uyardık. Gelebilecek olan tehlikenin kuvvetli olacağını anlattık. İsrail’in potansiyel saldırısını önlemenin yollarını aradık, ama maalesef olan oldu. Bu katliam önlenebilirdi” demişti.
Öte yandan Filistin’in baş müzakerecisi Ahmed Kuri, ABD tarafından desteklenen İsrail-Filistin barış müzakerelerinin Gazze’ye yönelik saldırıların ardından askıya alındığını bildirdi.
Tepkiler çığ gibi
ABD, İngiltere, Almanya, Yunanistan, Güney Kore, Endonezya ve Ortadoğu’da protesto gösterileri düzenlendi. Düzenlenen gösterilerde hükümetler İsrail’e yeterince tepki göstermemekle suçlanırken, bu ülkeye boykot ve yaptırım uygulanması çağrısında bulunuldu.
Washington’da Barack Obama’nın bürosunun önünde toplanan bir grup gösterici de “Gazze için ümit ışığı doğacak” yazılı pankartlar taşıdı.
Ortadoğu’da ise hükümetler İsrail’i kınamakla yetinirken, halkın tepkisi artıyor.
Yemen’de Mısır’ın Refah Sınır Kapısı’nı açmamasını protesto eden yüzlerce kişi, Aden’de Mısır Konsolosluğu’na saldırdı. Konsolosluğa giren göstericiler bilgisayarları pencereden attı, çatıdaki Mısır bayrağı ateşe verildi. Göstericiler, Mısır’ı, İsrail saldırısı için yeşil ışık yakmakla suçladı.
Çek Dışişleri Bakanı İsrail’i destekledi
AB’nin bir sonraki dönem başkanı Çek Cumhuriyeti, İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarını savundu. Dönem başkanlığını 1 Ocak’ta Fransa’dan devralacak Çek Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanı Karel Schwarzenberg, “Hamas’ın, ateşkesin sona erdiği 19 Aralıktan sonra İsrail’e roket saldırılarını aşırı derecede artırdığını, bunun “kabul edilemez” olduğunu söyledi.
Schwarzenberg, İsrail’in kendini savunma hakkı bulunduğunu ifade etti.
Hamas’ın roket saldırılarını düzenleyerek kendisini ciddi siyasi tartışmaların dışında bıraktığını savunan Schwarzenberg, ayrıca Hamas’ı, “üslerini ve silah depolarını yoğun yerleşim bölgelerine kurduğu için” ölü sayısının artmasından dolaylı olarak sorumlu tuttu.
Schwarzenberg, dönem başkanlığı süresince barışı getirecek bir politika izlemeye çalışacağını da kaydetti. Taraf tutmayacağını söyleyen Schwarzenberg, arabulucu rolü üstleneceğini ifade etti.


İlk sözü siz söylemek ister misiniz?
:)