CHP lideri Baykal, büyük tartışma yaratan ‘çarşaf açılımını, “Onlar diğerlerinden farklı, kızlarını çarşafa sokmak istemiyor, zorlamıyorlar” diye savundu.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, CHP’nin büyük tartışma yaratan ‘çarşaf açılımının’ tartışılmasından büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Baykal, “Bizim hassasiyetlerimizi bilerek gelmek isteyen bu insanlara ‘Açılın da gelin’ denilebilir mi? Mutaassıplıkları kendilerine. Üniversitelerde, Meclis’te türban-çarşaf istekleri yok. Kızlarını bile zorla çarşafa sokmuyorlar. Başımızın üstünde yerleri var” dedi. Baykal, ‘çarşaf açılımı’ eleştirilerini şöyle yanıtladı:
* TARTIŞILMASINDAN ÇOK MUTULUYUM: Türkiye’nin büyük ilgisini çektiğini görüyoruz. Bu konunun tartışılmasından çok mutluyum. Televizyonlarda, gazetelerdeki köşe yazılarında bunların konuşulması beni rahatsız etmiyor. Çok da iyi oluyor.
* TEBRİKLER ALDIM: Türkiye’nin değişik bölgelerinden telefonlar geliyor. Bazıları bu olayın samimi olup olmadığını sorguluyor. Bunların bazıları ile de ben konuştum. Samimiyetimize inandılar. Grup konuşmasından sonra o katılımı geçekleştiren Ercan aradı. Çok mutlu olduklarını iletti.
* HERKESİN KENDİLERİNE BENZEMESİNİ İSTEMİYORLAR: Türkiye’nin gerçeği bu insanlar. AKP’nin uygulamalarından, politikalarından rahatsızlar. Onlar “Bu kimliğimizle bizi kabul edin, bizi dışlamayın ne olur” diyorlar. Onlar, siyaseti dine alet eden çarşaflılar gibi, herkesi kendilerine benzetmeye çalışmıyorlar. Modern giyimli kızlara kadınlara ters gözle bakmıyorlar. Onların da kapanmalarını istemiyorlar.
* LAİKLİKLE SORUNLARI YOK: O insanların Türkiye Cumhuriyeti’nin ilkeleriyle, Atatürk’le, laiklikle ilgili bir sorunları yok. Onlar, kızlarını üniversitelerde okutmak istiyorlar, kızlarının gelişmesini, iş sahibi olmasını istiyorlar. Onlar, diğer çarşaflıların aksine, kızlarını çarşafa sokmak istemiyorlar, bunun için zorlamıyorlar.
* AÇILIM NİYETİYLE OLMADI: Biz bu işi bir açılım olsun, oy alalım diye yapmadık. Bir viraj dönme anlayışında değiliz. AKP’den rahatsızlar, siyaset de yapmak istiyorlar. İnsanları kılık kıyafetlerinden dolayı dışlayamazdık. Türkiye’nin bir gerçeği var. Biz de Türkiye partisiyiz. Vatandaşlar arasında ayrım yapamayız.
* ÜNİVERSİTELERDE HUKUK İŞLİYOR: (Üniversitelere girmek isterlerse, meclise girmek isterlerse, böyle bir talepleri olursa eleştirileri ile ilgili olarak) Onların üniversiteler için bir zorlaması yok. Bu olaylarda biz her zaman ‘hukuk’ diyoruz. Hukuk varken, Anayasa varken, yasalar varken bunu zorlamak doğru değil. Anlayışımız değişmedi. Üniversitede türban, çarşaf isteseler o zaman ‘orada dur’ deriz. Bunları istemiyorlar.”
* KARŞI ÇIKANLAR OLABİLİR: Bu girişime veya görüntüye partimiz içinde de karşı çıkanlar olabilir. Belli görevlerde yer alıyor da olabilir. İşte partimizin güzelliği bu. Bu görüşteki insanlar düşüncelerini söyleyebilirler ama onların söyledikleri partimizin politikası olamaz. Onları söyledikleri de kabul.
* AÇILIN DA GELİN DİYEMEYİZ: Şimdi bu insanlar ‘ne olur bizi dışlamayın, bizi de böyle kabul edin’ diyorlar. Bunlara, “Açılın da gelin kardeşim, sizi bu kıyafetinizle biz almayız” diyebilir miyiz?
* BİLEREK GELDİLER: Bu insanlar bizim yolsuzluk, yoksulluk mücadelemizin yanı sıra, laiklikle ilgili düşüncelerimizi de biliyorlar. Bunu bilerek, içlerine sindirerek geldiler. Bizim değerlerimizle bir sorunları yok.
* TEHDİTLER NİYE: Bu olay birilerini rahatsız etti. Din üzerinden siyaset yapanları, onları kendi aboneleri gibi görenleri telaşa düşürdü. Bizim rozet taktığımız o kadını AKP’li belediye başkanı çağırdı. ‘İstifa et, yapmayın” dedi. O kadın çok kararlı bir şekilde, “Hayır istifa etmeyeceğim, CHP’liyim artık” diyerek rest çekti. Bu çok önemli bir gösterge… Bir şeylerden korkuyorlar. Neden korkuyorlar, bu tehditler niye?
* O SALONDA NE YAZIYORDU: Törenin düzenlendiği salonda ne yazıyordu dikkatinizi çekti mi? O salonda, ‘Türkiye laik Cumhuriyettir’, ‘Türk-Kürt kardeştir’ pankartları asılmıştı. Bu bizim organizasyonumuz değildi. Yani bu insanlar, inançlı insanlar. ‘Mutaassıp’ olarak kendilerini görüyorlar. Görsünler canım, bunun ne sakıncası var. her insan kendini sınıflar, onun gereğini yapar. Yeter ki kanunlara uysun, diğerlerini kendisine benzetmeye çalışmasın.
* SÖZÜM LİBERALLERE DEĞİL: Eleştiriler yapılıyor. Tamam da, benim sözüm liberallere değil. Grup konuşmamda “Sizin gibi liberaller olacağına mutaassıp olsunlar” dedi. Bunun bir anlamı var. Sözüm her liberale değil.
* GÜL’E EŞİNİN TÜRBANINDAN ÖTÜRÜ KARŞI ÇIKMADIK: Gül’ün cumhurbaşkanlığına eşinin türbanı nedeniyle karşı çıkmıştı eleştirileri üzerine) Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Çankaya’ya çıkmasına eşinin türbanı nedeniyle karşı çıkmamıştık. Hiçbir zaman bunu söylemedik. İtirazımız, Gül’ün kafasına, düşüncelerine ve yapmak istediklerine idi. Gelinen noktada itirazımızın haklı olduğu görülüyor. Türkiye dağınık, toparlanamıyor. Sorumlusu da Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesidir.
ahmet der ki Perşembe, Kasım 20, 2008, 15:35
Bu kadar da olmaz… Üniversiteye giremezler meclise giremezler kamusal alanların hiç birine giremezler.. ama CHP’ye girerlerrrr.. Deniz Baykal tükürdüğünü yalıyo.. Boşuna uğraşıyo bitti onun devri..
herris der ki Perşembe, Kasım 20, 2008, 15:55
Baykalın çarşaflıları üniversiteye ve meclise girmek istemiyomuşş.. o zaman onlar laikliğe zarar veremez
Yoksa baykal yavşak* veya kaypak** değildir.
*http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=veritbn&kelimesec=338667
**http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=veritbn&kelimesec=188364
osman der ki Perşembe, Kasım 20, 2008, 16:05
Bu çarşaflı, türbanlı chpliler aslında böyle değiller, başı açık bayanlar. Seçim propagandası için böyle bir kaçını giydirip çıkartıyorlar. Tebrik ediyorum sizi “Sayın” Baykal.
hayriye sönmez der ki Cuma, Kasım 21, 2008, 14:53
Baykal bu seçimlerde tarihe gömülecek. Siyasetteki son günlerini yaşıyor..
abdullah der ki Cuma, Kasım 21, 2008, 22:50
Deniz Baykalı tebrik ediyorum.Geçmişteki hatalardan ders alındı.Keramet giyside değil kafada,CHP yıllardır şekille uğraştı şimdi bu tabu yıkıldı bravo.Atatürk ün devrimlerinde kılıkkıyafette sadece fes ve peçe söz konusu..Türk kadını çağın gereğine göre ne giyeceğine kendi karar verir demişti.Nitekim de öyle oldu.Cumhuriyetin ilk yıllarında Atatürk ün eşli Latife hanımda çarşaflıydı.Atatürkle çekilmiş çarşaflı resimleri var.Atatürk isteseydi latife hanımın çarşafını çıkarttırırdı.Ama görüntü önemli değil niyet önemli kafa önemli.İnanç uğruna örtünmek güzel şey siyasi simge olursa o tehlike.
Mumin der ki Çarşamba, Aralık 17, 2008, 8:54
Made in CHP olduklari icin mi farklilar? :):):)