05, January, 2009

Arsenik denetimi kimde?

Yazının Etiketleri: , ,
Haber kategorisinden bir yazı okuyorsunuz. 2 Yorum var.

İl Sağlık Müdürlüğü: Gıdaların her türlü denetimi Tarım İl Müdürlüğü’nün görevidir.

Tarım İl Müdürlüğü: Musluk suyunu İl Sağlık Müdürlüğü denetler. Bizim yönetmelikte arsenik denetimi yok.

İzmir Büyükşehir Belediyesi: Gıdaların üretimiyle ilgili denetim Tarım İl Müdürlüğü’ne attir.

Altay Spor Kulübü Başkanı Melih Tunç Tandoğan: “Tabi ki bu görev bizim değil. Bu görev Tarım İl Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi ve Hıfzıssıhha İl Müdürlüğü ortaklığı ile denetlenmelidir.”

İzmir Mağara Araştırma Derneği Başkanı Onur Gora: “Keşke bizde olsa da araştırsak. Eğer bu görev bizde olsaydı mağaraların derinliklerinde araştırırdık.”

İzmir Devlet Opera ve Balesi yetkilileri: “Elbette bizim görevimiz değil.”

İzmir’de musluktan akan suyun içilmemesi ve yemeklerde kullanılmaması uyarısı yapılırken, lokanta, restoran, kafeterya ve fırınların arsenikli su kullanıp kullanmadığını denetleyecek bir kurum ve düzenleme olmadığı ortaya çıktı. Arsenikli suyla yemek yapıp yapmamak esnafın vicdanına kalırken hiçbir kurum, denetleme görevini üstlenmedi.

ÇALIŞMA YOK
Gıdaların sağlıklı üretilmesinden sorumlu olan Tarım İl Müdürlüğü, yönetmeliklerinde arsenik denetiminin bulunmadığını, İzmir Büyükşehir Belediyesi ise sorumluluğun kendisinde olmadığını ve bu konuyla ilgili bir çalışması bulunmadığını söyledi. Çeşme’den akan suyun sağlıklı olup olmadığından sorumlu olan İl Sağlık Müdürlüğü’nün yetkilileri de, gıdalarla ilgili her türlü denetim görevinin Tarım İl Müdürlüğü’ne ait olduğunu kaydetti.

LOKANTA AFİŞLERİ
Sudaki yüksek arsenik oranı dikkati lokanta, restoran, kafeterya ve fırınlar başta olmak üzere gıda üreten işyerlerine çevirdi. Vatandaş tükettiği gıdanın hangi suyla yapıldığını merak ederken İzmir’de müşterilerini rahatlatmak isteyen bazı lokantalar, yemeklerini arseniksiz suyla ürettiklerini belirten afişler asmaya başladı. Ancak yiyecek ve içeceklerdeki arsenik oranlarının denetlenmesi konusunu hiçbir kurum üstlenmedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, gıdaların sağlıklı üretilip üretilmediğini denetleme görevinin Tarım İl Müdürlüğü’ne ait olduğunu belirtirken Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri ise, yönetmeliklerinde arsenik denetiminin bulunmadığını açıkladı.

YÖNETMELİKTEN ÇIKTI
Kent merkezinde 3 ekiple sürekli gıda maddesi denetimi yaptıklarını belirten Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri, şu açıklamayı yaptı: “Artezyen suyu kullanan işyerlerinden suyun analizini istiyor, sağlıklı ise üretime izin veriyoruz. Çeşmeden akan suyun sağlıklı olup olmadığıyla ilgili denetim yetkisi ise İl Sağlık Müdürlüğü’ne ait. Ayrıca 17 Mayıs 2008 tarihinde bakanlığımız tarafından çıkarılan ‘Türk Gıda Kodeksi Gıda Maddeleri’ndeki Bulaşanların Maksimum Limitleri’ hakkındaki yönetmelikte arsenik ölçümü çıkarıldı. Bu tarihten önceki yönetmelikte arsenik değerine bakılıyordu. Ancak Mayıs’tan bu yana kontrol ettiğimiz gıdalarda bu yönetmelik gereği kurşun, katmiyum, civa ve kalay oranı değerlerine bakıyoruz. Ne yazık ki arseniği değerlendirme şansımız yok. Değerlendirmemiz için bakanlığımızın yeni bir yönetmelik çıkarması gerekiyor.”

“ZOR BİR SÜREÇ”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre ve Sağlık Daire Başkanı Yıldız Sezgin ise arsenik denetimi yetkisine sahip olduklarını söyledi. Gıda satan işletmelerin denetlenmesi konusunun belediye yönetiminde gündeme gelmediğini belirten Sezgin, “Denetleme konusu gündemimize gelse dahi bunu Tarım İl Müdürlüğü ya da ilçe belediyeler yapar. Ayrıca yiyecek ve içecek maddesinde arsenik oranının tespiti için ileri düzeyde tetkikler yapılması gerekir. Bu zor bir süreç” diye konuştu. Konak Belediyesi Zabıta Müdürü Mustafa Duman ise, arsenik denetiminin Tarım İl Müdürlüğü’ne ait olduğunu belirterek, “Bu görev Tarım İl Müdürlüğü’ne ait. Ancak bize sıkıntılı yerleri bildirirlerse destek sağlarız. Ama böyle bir talep de gelmedi” dedi.

“GÖREVİMİZ DEĞİL”
Musluktan akan suyun temizliğinden sorumlu ve denetlemekle görevli olan İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri de, gıda denetiminin kendisine ait olmadığını savundu. İl Sağlık Müdürü Mehmet Özkan, “Gıdaların sağlıklı olup olmadığını Tarım İl Müdürlüğü kontrol edebilir. Bu görev Tarım İl Müdürlüğü’ne aittir” şeklinde konuştu. Özkan, kentin değişik yerlerinden alınan su örneklerinin analiz sonuçlarını sürekli internet sitelerinden yayınladıklarını dile getirdi.

Okullara sişe ya da damacana verilecek
Arsenikli su tedirginliği, 1 Eylül’den itibaren eğitime başlayacak okulları da sardı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü, çocukların musluk suyu içmesini önlemenin yollarını aramaya başladı. Arsenik oranı yüksek bölgelerdeki okulları ve öğrenci sayılarını tespit etmek üzere çalışma başlattıklarını belirten İl Milli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan, şişe suyu ya da damacana dağıtma yolunu seçmeyi düşündüklerini söyledi. Arsenik tehdidi altındaki okul ve öğrenci sayısının tespiti sonrasında konuyla ilgili mali portreyi belirleyeceklerini kaydeden Aydoğan, “Okulların su ihtiyacı sonrasındaki mali tabloyu tespit ettikten sonra kaynak bulacağız. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden de konuyla ilgili yardım isteyeceğiz. Okullara damacana ya da öğrencilere şişe suyu dağıtırsak maliyeti ne olur onu belirlemeye çabalıyoruz. Hangisi daha uygun olursa onu seçeceğiz” dedi.

“Başkanlar bu sorunu çözmeli”
Sağlık Bakan Recep Akdağ, aralarında İzmir’in de bulunduğu 6 ildeki içme suyundaki arsenik oranının belirlenen değerlerin üzerinde olduğunu ifade ederek, “Bu illerimizin belediye başkanları için söylüyorum. Üzerlerine düşen vazife, işi siyaset malzemesi yapmadan bu sorunu bir an önce çözüp vatandaşa sağlıklı içme suyu sağlamak olmalıdır. 3 yıl içinde gerekli tedbirler alınmış olsa bu sorun ortaya çıkmazdı” dedi. Uzun süreli arsenikli içme suyu kullanılmasının kanser riskini artırdığının bilindiğini de ifade eden Akdağ, “Bu teknik bir konudur. 2004-2005 yılında çağdaş ülkelerin uyguladığı düzenlemeyi Türkiye için geçerli hale getirdik. Bu düzenleme ile içme sularındaki arsenik miktarı 10 mikrogram/desilitre altında olması gerekiyor. Biz belediyelere bunun için üç yıllık bir süre verdik. 2005′de yönetmeliği yayınladık. 2008 Şubat ayına kadar da fırsat tanıdık. 2005 yılında 12 belediyemizde problem vardı. Bu arada belediyelerimizden 5′i meselelerini halletti. Birisi de halletmek üzere. Böylece 12 belediyeden altısı meselesini halletmiş oluyor. İçinde İzmir ilimizin de bulunduğu birkaç ilimizde, Nevşehir, Aksaray, Niğde, Van ve Kars, bu illerimizde arsenik oranı çok yüksek çıkıyor” diye konuştu.

Büyükşehir’den bilgilendirme broşürüyle bakanlıklara çağrı
İzmir Büyükşehir Belediyesi, su kesintilerini sona erdirmek için daha önce yüksek arsenik değerleri içerdiği için kapattığı kuyuları açıp şehrin tamamına arsenikli su vermeye başlamasının ardından bir bilgilendirme kampanyası başlattı. Konuyla ilgili hazırlanan el ilanlarını ev ve işyerlerine bırakan görevliler, aynı zamana halkın yoğun olarak bulunduğu merkezlerde de elden dağıtım gerçekleştiriliyor. El ilanında ayrıca, İzmir’in su sorunun kesin bir şekilde çözmesi beklenen Bostanlı, Değirmendere, Gördes ve Çamlı barajlarıyla ilgili gerekli izinlerin verilip arazi tahsislerinin gerçekleştirilmesi için Çevre ve Orman Bakanlığı’yla Maliye Bakanlığı’na çağrı yapıldı.
El ilanında “İlgili bakanlıkların İzmir’i su sıkıntısından kurtaracak bu projeler konusunda, gereken hassasiyeti göstereceğine inanmaktayız” denildi.

1 MİLYON ADET
İlk etapta 1 milyon adet basılan el ilanları, İZSU sayaç okuyucuları tarafından 800 bin konut abonesine teslim edilecek. Hazırlanan broşürlerde, yaşanan sıkıntının neden ortaya çıktığı, çözüm için hangi önlemlerin alındığı ve vatandaşların suyu nasıl kullanması gerektiği anlatılıyor. Son dönemde arsenik değerlerinin yüksek çıkmasıyla, önce sorunlu kuyular Göksu ve Sarıkız’ın kapatıldığı, ancak yaşanan kuraklıkla Tahtalı Barajı’ndaki suyun da kritik seviyelere düşmesi nedeniyle bir tercih yapılması gerektiği belirtilen açıklamada, şu ifadeler yer alıyor:

ZORUNLU KARAR
“Bugün geldiğimiz noktada, önemli bir karar vermemiz gerekiyordu. Ya Tahtalı Barajı’ndaki azalma nedeniyle uzun süreli su kesintileriyle hemşehrilerimizi el-yüz yıkayacak, gündelik temizliklerini yapacak sudan mahrum bırakacaktık, ya da gerekli uyarıları yaparak kapattığımız kuyuları yeniden devreye sokacaktık. Sonunda İzmir’in su ihtiyacının yüzde 40′ını karşılayan Göksu ve Sarıkız kuyularını yeniden devreye almaya karar verdik.”

SIKINTI OLMASIN
“Arıtmalar tamamlanıncaya kadar bu kuyulardan vereceğimiz su ile şebekedeki arsenik oranının yükseleceğini biliyoruz” denilen açıklamada, “Ancak İZSU’nun hemşehrilerimize sağlıklı su temin etme çalışmaları yoğun bir şekilde sürerken, sizlerin, şu sıcak günlerde, hiç olmazsa kullanma suyu konusunda bir sıkıntı yaşamamanızı istiyoruz. Musluklarınızdan akan suyu, kullanma suyu olarak kabul ederek içme ve yemek pişirme suyu olarak kullanmamanız, sizi arseniğin olumsuz etkilerinden koruyacaktır” ifadesi kullanıldı.
Ayrıca yaşanan durumun hiçbir zaman sürekli olmadığının ve olmayacağının belirtildiği açıklamada, “Yeni kuyularımızla, arıtmaların üç ay içerisinde devreye girmesinin ardından, kentimiz kesintisiz ve temiz suya tamamen kavuşacaktır” deniliyor.

Baraj talepleri
“İzmir’e yeni su kaynakları sağlayacak, Çamlı, Bostanlı, Değirmendere ve Gördes barajlarına ilişkin taleplerimizi de bir kez daha yinelemekte yarar görüyoruz” denilen el ilanında, bu talepler şöyle sıralandı:
“Çamlı Barajı için çevre etki değeri raporu ile Hazine ve Orman arazi tahsislerinin bir an önce verilmesi gerekir. Bostanlı ve Değirmendere Barajlarıyla ilgili tahsisleri yapılmalıdır. Gördes Barajı isale hattının Devlet Su İşleri tarafından yapılarak süratle devreye alınması da kentimiz için çok önemlidir. İlgili bakanlıkların İzmir’i su sıkıntısından kurtaracak bu projeler konusunda, gereken hassasiyeti göstereceğine inanmaktayız.”

Yeni Asır

Sizden sonraki yorumları takip etmek için RSS kullanın. Çekinmeyin...

“Arsenik denetimi kimde?” için 2 Yorum

  1. Kazım İrfet SÖNMEZ [ Basın Danışmanı ] der ki Salı, Eylül 2, 2008, 6:25

    Kazım İrfet SÖNMEZ Turizmin sesi.com un izmir koordinatörü ayrıca İç Anadolu Derneklerbirliği Fderasyonu Basın Danışmanı İzmir in Turizmini ve spor etkinliklerini artırmaya çalıştıgımız şu günlerde özellikle yabancı turisti İve sporcuları İzmir e çekmeye ugraştıgımız düşünülürse bu konuda çalışma yapan basın,sivil toplum örgütleri,tüm yerel yönetimler,ve diğer kamu kurum ve kuruluşları bence İzmir in içme ve kullanma suyunda çıkan ve daha önceleride kimsenin umursamadıgı arsenik miktarının yüksekliginden ötürü sukutü hayale ugramışlardır.Gelen turiste misafirlere vede sporcuya aman kardeşim bu suyu içmeyin sakın duş almayın.deme gibi bir şansımız yok ve acıyorum İzmir için harcanan emeklere çabalara acıyorum bence bunu İzmir ve İzmir halkı haketmedi ve bu konuyla ilgili suçlularıda affetmeyecek .Umarım bu büyük hata telafi edilir ve herkez derin bir nefes alır.Saygılarımla KAZIM İRFET SÖNMEZ Basın Danışmanı İZMİR

  2. başçavuş der ki Salı, Eylül 9, 2008, 1:57

    Su sıkıntısı üzerinden reyting yaptık olmadı , kazma kürek kazın su arayın dedik oda olmadı, şimdi arsenik arıyoruz

Benim de söyleyeceklerim var!

izmirLife.com'un herhangi bir kurum, kuruluş vesair "şey" ile alakası yoktur. Hele dergi olan İzmir Life ile hiç alakası yoktur. Birbirimizi tanımayız:)Tamamen bireysel bi'şeydir bu izmirLife.
Yazıların sorumluluğu yazarların kendisine aittir. Bu noktada yazarın o sorumluluğu hissetmesi mühimdir. Yazılara yapılan yorumların sorumluluğu boştadır, isterseniz nüfusunuza geçirebilirsiniz.
İletişmek icabederse "buraya tıklanır" yazan yere tıklanır. buraya tıklanır
hit counters