Büyükşehir Belediyesi’nin Karşıyaka ve Bornova bölgelerinden alınan ve analizi yapılan su numunelerindeki arsenik oranını açıklamaması kriz yarattı. Oranların saklanması ve bu bölgelere su verilen bazı Menemen su kuyularının kapatılması üzerine İzmirliler Valilik ve Büyükşehir Belediyesi’nden kamuoyuna tüm bilgilerin ve önlemlerin açıklamasını istedi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve İZSU Genel Müdürü Ahmet Alpaslan, arsenik analiz sonuçlarıyla ilgili bu sabah erken saatlerde Vali Cahit Kıraç’a bilgi verdi. Büyükşehir Belediyesi’nin analiz sonuçlarıyla ilgili yaptığı ilk açıklamada yeralmayan Bornova ve Karşıyaka’dan alınan numunelerin sonuçları ise yine açıklanmadı. Ancak, Büyükşehir Belediyesi ve İZSU yetkilerinin özellikle, Türk Standartı 266 içme ve kullanma suları standardındaki litrede 10 mikrogram sınır değer parametresinin 1 Ocak 2007 tarihinde Avrupa Birliği müktesabatına göre kabul edildiğini, daha önce bu değerin 50 mikrogram olduğunu, üzerine basa basa belirtmeleri dikkat çekti. Bu yaklaşımın, sonuç açıklanmayan bölgelerde arsenik oranının sınır değerin üzerinde olduğu şeklinde algılandı.
Öte yandan, İZSU’nun Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in “İzmir’in suyunda Ankara’nınkinden 4 kat fazla arsenik var” açıklamasından daha önce konuyla ilgili çalışma başlattığı ortaya çıktı. Susuzluk nedeniyle dinlendirilen bazı kuyularda standart değerlerin bozulması üzerine harekete geçen İZSU, arsenik oranını artış gösterdiği Menemen’deki bazı kuyuları sistemde devre dışı bıraktı. Kuyulara arıtma yapılması için çalışma başlattı. Ancak, bu önlemler sınır değerlerin 50 mikrogramdan 10 mikrograma düşmesi nedeniyle ortaya çıkan tartışma ve insan sağlığını tehdit edici ortamın oluşmaması gerekçe gösterilerek kamuoyuyla paylaşılmadı.
Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Halil Gezer, Karşıyaka’daki çeşmelerden kendilerinin de su numunesi aldığını ve analiz sonuçlarını beklediklerini açıkladı. Arseniğin yeraltı yapısıyla ilgili olduğunu, Büyükşehir Belediyesi’nin önlemler alarak üstesinden gelebileceğini belirten Gezer “Kanserojen etkisi olduğu için arsenikle ilgili sınır değerler 1 yıl önce düşürüldü. Bu nedenle, eskisiden daha çok dikkatli hareket etmek, önlem almak gerekir” dedi. İzmirliler de, arsenikle ilgili farklı bilgilendirmelerden yakınarak, Valilik ve Büyükşehir Belediyesi’nin konuyla ilgili soruların tümünü yanıtlayacak açıklama yapmalarını istedi.
GÖKÇEK ‘İZMİR’E BAKIN’ DEMİŞTİ
Ankara’ya Kızılırmak’ın suyunu getiren Melih Gökçek arsenik eleştirileri üzerine kendisini “Ankara’yı bırakın İzmir’in suyuna bakın” diye savunmuştu.
İZMİR BELEDİYESİ’NDEN AÇIKLAMA
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Ankara
Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in, “asıl İzmir’in yıllardır
arsenikli su kullandığı” yönündeki iddiaları üzerine, kentteki su
kaynaklarının son 6 yıllık arsenik analiz sonuçlarını açıkladı.
İzmir Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, küresel
ısınmayla birlikte yaşanan kuraklığın, kentlerin su ihtiyacını sağlayan
yer altı kaynaklarındaki bazı kimyasal parametrelerde değişkenlik
yarattığının bilim dünyası tarafından açıkça ortaya konulduğu belirtildi.
Kuraklıkla birlikte gündeme gelen arsenik sorununun, yüzey sularında
değil, yer altı sularında problem yarattığının, dünya genelinde, korunan
havzalardaki yüzey sularında ise arseniğe rastlanmadığının ifade
edildiği açıklamada, şunlar kaydedildi:
“İzmir’deki su kaynaklarının son 6 yıllık arsenik analiz sonuçlarından
da görüleceği üzere, 2006 yılı sonuna kadar İzmir’in tüm su
kaynaklarında arsenik yoğunluğu açısından en ufak bir sorun yoktur. 2007
yılından itibaren tüm değerler normal sınırlar içinde görülürken,
yalnızca arsenik değerlerinde bir artış gözlenmeye başlanmıştır.
Devlet Su İşlerinin kullanım hakkını tahsis ettiği yer altı kuyularında
küresel ısınmayla ortaya çıkan bu gelişme karşısında, önlem olarak Dokuz
Eylül Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü ile protokol yapılmış,
problemin giderilmesi için aynı bölümden Prof. Dr. Necdet Alpaslan ve
Doç. Dr. Deniz Dölgen ile çalışmalara başlanmıştır.
Kaynak sularındaki arsenik değerlerinin artışına paralel olarak, Göksu
kuyuları devreden çıkarılmış, arıtma sistemiyle ilgili başlatılan
çalışmalar hızlandırılmıştır.”
-YER ALTI SULARINDA YAŞANAN GELİŞME ÜLKENİN ORTAK SORUNU-
Açıklamada ayrıca, Avrupa’da daha önce litrede 50 mikrogram olan içme
suyundaki insan sağlığına zarar vermeyecek arsenik miktarının 1 Ocak
2007 tarihinden itibaren 10 mikrograma düşürüldüğü ve Avrupa Birliği
müktesebatına uyum çerçevesinde bu standardın Türkiye Cumhuriyetince de
kabul edildiği bildirildi.
Standart değerlerdeki bu büyük farklılıkla birlikte, Türkiye genelinde,
su yönetiminden sorumlu tüm kuruluşlar adaptasyon çalışmalarını
sürdürürken, aynı süreçte küresel ısınmaya bağlı olarak yer altı
sularındaki arsenik değerlerinin değişen mevzuatla ters orantılı olarak
hızla yükselmeye devam ettiğine dikkat çekilen açıklamada, şöyle denildi:
“Dolayısıyla bu ortak sorunun giderilmesi, ilgili birimlerin çözüm
arayışı konusunda birlikte hareket etmesini zorunlu kılmaktadır. Şurası
bir gerçektir ki ülkemizde küresel ısınmayla birlikte yer altı suyu
kullanan tüm il, ilçe, belde ve köylerimiz aynı sıkıntıyla karşı
karşıyadır.
Sayın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın yaptığı açıklamalar ise
konuyu tam anlamıyla başka mecralara taşıma çabalarıdır. Azalan
yağışlara bağlı olarak yer altı sularında artan arsenik değerlerinden
siyasi fayda umulması son derece yakışıksız bir davranıştır. Biz de
biliyoruz ki Kızılırmak suyunun Ankara suyuna bugün itibarıyla yüzde
20′yi aşmayan oranlarda karıştırılmasıyla bile, insan sağlığı için son
derece zararlı olan klorür, sülfat, alüminyum ve demir değerlerinde
ciddi yükselmeler yaşanmıştır. Ancak İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu
konuyu hiçbir zaman siyasi bir malzeme haline getirmemiştir.”