06, January, 2009

Ben Her Pazartesi Aşık Olurum

Haber kategorisinden bir yazı okuyorsunuz. 5 Yorum var.

Pazartesi sendromu gibi bir şey bu. Ama vallahi güzel; ruhuna, bakım-onarım molası veriyor insanın.

Fotoğraf: Özlem Demirtaş
Ben, her pazartesi akşamı, toplam iki saat boyunca; eşime, şehrime, denizime, yollarıma ve sokaklarıma, sokak aralarıma ve köşe başlarıma, gevrekçiye, midyeci, buz bademci ve lokmacıya, köşedeki o balık restoranına, önünde her daim mis gibi kahve kokusu kokladığım kuruyemişçiye, şehrimin en meşhur waffelcısına, kumrucu ve kumpirciye, çilekçiye, çağla bademciye, oğluma, anneme, babama, gözümün gördüğü, gönlümün eriştiği tüm güzelliklerime yeniden, yeniden aşık olurum.

Tazelerim aşkımı, tazelenirim. Geriye doğru atarım hayat takvimimin saman kağıdından yapraklarını. Kaldırımdaki topal kedi, berberin kapısındaki tek gözü kör köpek ve kanadı kırık muhabbet kuşu daha bir fazla acıtır yüreğimi.

İş biter, paydos olur. Oğlanı okuldan alır, kursa bırakırım. Kasparov’un yerinde gözü var da keratanın. Sonrasında iki saat; kaçmak, kaçamak başlar hayattan her pazartesi. Dedim ya, ben her pazartesi aşık olurum; eşime ve şehrime yeniden, yeniden, hiç bıkmadan, ha bir de usanmadan.

İzmir, Karşıyaka, Bostanlı; bazen yarım ekmek arasında bol baharatlı kokoreç ve yanında acılı şalgam suyu veya buz gibi bira olur. Bazen de Bostanlı yalıda, denize nazır bir masada zeytinyağlı yaprak sarma ile bol limon ve sarımsaklı patlıcan salata.

Denizin mavisi ile güzelim parkların yeşilinin öpüşüp koklaştığı yerde, portatif şezlonglarımızda ayak uzatırken batan İzmir güneşinin o en harikulade kızıllığına; taze-sıcak çerezlerimizin damaklarımıza bıraktığı tuz tadına, aşklarımız karışır. Sevişir, sevişir durur iyot ve yosun kokan imbat, göğsümüzün tam orta yerinde.

Ve bıkmadan usanmadan teşekkürler ederiz Tanrıya. Bizi bu, cennet köşede, nefes alıp-veriyor kıldığı ve de bunun kıymetini bilenlerden ettiği için.

Ben her pazartesi aşık olurum; eşime, şehrime ve tüm güzelliklerimin karşı koyamadığım esaretine. Bu en güzel mahpusluğuma.

Bana müsaade efendim. Birazdan kontak kapanacak, şartel inecek, tüm ışıkları sönecek yaşamın. Ve topun oyunda olmadığı ekstra zamanları oynanacak gerçek hayatın.

Sizden sonraki yorumları takip etmek için RSS kullanın. Çekinmeyin...

Benim de söyleyeceklerim var!

izmirLife.com'un herhangi bir kurum, kuruluş vesair "şey" ile alakası yoktur. Hele dergi olan İzmir Life ile hiç alakası yoktur. Birbirimizi tanımayız:)Tamamen bireysel bi'şeydir bu izmirLife.
Yazıların sorumluluğu yazarların kendisine aittir. Bu noktada yazarın o sorumluluğu hissetmesi mühimdir. Yazılara yapılan yorumların sorumluluğu boştadır, isterseniz nüfusunuza geçirebilirsiniz.
İletişmek icabederse "buraya tıklanır" yazan yere tıklanır. buraya tıklanır
hit counters