05, January, 2009

Sarıkamış Harekatı’nın gerçekleri Rus arşivlerinden çıktı

Kategorilenmemiş kategorisinden bir yazı okuyorsunuz. 1 Yorum var.

sarikamis.jpgBirinci Dünya Savaşı‘nın büyük çarpışmalarının yaşandığı Sarıkamış Harekatı‘nın önemli gerçekleri Rus KGB arşividen çıktı geçtiğimiz günlerde. Ülkemizde hâlâ tartışılagelen bu harekat, birçok insanın kaybına neden olmuştu. Tarihçilerin bir kısmı bu harekatın önderi Enver Paşa’yı eleştirirken, bir kısmı ise harekatın büyük idealler uğruna yapıldığını ve meşrû olduğunu savunur. Ben de ilk görüşe katılmaktayım.
İdealler uğruna da olsa yaklaşık 90 bin insan orada ölmüştür. Tabiki başarı kazanılacaksa risk alınmalıdır. Fakat, bukadar büyük riskler almak akıl kârı değildir. Askerinizin kıyafetini, kış şartlarını, fiziksel gücünü düşünmeden, ideal peşinde koşmakta doğru olmamıştır sanırım. Her tarihi olayda olduğu gibi bu harekatı da dönemin gidişatı içinde ele alırsak, kabul edilebilir bir yanı olabilir belki. Başka bir açıdan bakarsak,başarısız olunacağı bilinen bir savaşta çarpışarak ölmek sağ kalmaya yeğlenebilir. Tarihin insanı yargılayacağı düşüncesi, bu tür savları destekleyici niteliktedir. Tarih, bazen kendi kahramanlarını yaratırken, bazen de yapay kahramanlar bu boşluğu doldurur bildiğiniz gibi. Tarih yazımında da karşılaşılan bu yaklaşımlar, bazı savaşların bizim gibi muhafazakar toplumlar tarafından hassas şekilde algılanmasına yol açıyor.

İşte arşivden çıkan bilgiler:

Birinci Dünya Savaşı’nda esir kampı olarak kullanılan, 10 bine yakın Türk asker ve sivilin şehit edildiği tahmin edilen Hazar Denizi‘ndeki Rus’lara ait Nargin Adası‘nın görüntüleri, Rus Gizli Servis Teşlikatı‘nın (KGB) arşivlerinden çıktı.Tam 92 yıl sonra, Sarıkamış Dayanışma Grubu‘nun uzun çalışmalarıyla ortaya çıkan kayıtlarda, 1914-1915 yıllarında, Sarıkamış Harekatı’nda Anadolu köylerinden esir alınan sivil ve askerlerin görüntüleri yer alıyor. Tarihi kaynaklarda, Türk esirlerin çoğunun, susuzluktan, yılanların zehirlemesi ve Rus’ların kurşuna dizmesiyle
şehit olduğu yazıyor.

ÇOCUKLAR VE YAŞLILAR DA KAMPTA ÖLDÜ

KGB tarafından propaganda amaçlı çekilen kayıtlarda, 10-15 kişilik gruplar halinde ortada bulunan bir tencereden yemeklerini yiyen,açlık ve ağır kış şartlarına dayanamadıkları için hafızalarını ve sağlıklarını kaybettiği anlaşılan ve sağa sola sallanarak yürüyen esirlerin görüntüleri var. Esir düşenlerin çoğunun şehit olduğu bilinen adada çekilen görüntüler arasında, çoğu anne ve babasız kalan bebek ve çocukların toplu halde denize girmeleri de kaydedilmiş. Sarıkamış Dayanışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, Nargin Adası’nın bir kısmının tamamen mezarlık olduğunu vebu mezarlıktan getirdikleri kemikler üzerinde yapılan incelemelerde aralarında Türkler’in de olduğunun ortaya çıktığını belirterek, Ada’nın Türk şehitliği yapılması için çalışacaklarını da ifade
etti.
ESİRLER “SU” DİYE YALVARIYORDU
Bakü’deki Hümmet Parti Başkanı olan Dr. Neriman Nerimanov o tarihlerde şehir dumasına sunduğu raporda şunları söylüyordu:

“Burada su çetinlikle ele düşen bir şeydir. Burası adeta arsa-ikerbeladır. Su olanda hörek yok, hörek tapılanda su yoktur. Bu yılanlar yuvasında yaşamaya değil, ölmeye mahkum olan zavallılar susuzluktan göğermiş, kurumuş dillerini ağızlarından çıkarıp dudaklarını kemiriyor, ’su’ diye ah vah ediyorlardı. Burada içmeye de su tapılmıyor. Buraya su karadan geliyor. Cezirenin özünün içmelik suyu yoktur. Bazen oluyor ki deryada şiddetli külek oluyor. O günlerde barkazlar cezireye yanaşmıyorlar. Barkaz gelmeyince su da yok. Sivil esirler içinde 80 yaşında bitmiş halde ihtiyar kişilerle, 2 yaşından 15 yaşına kadar körpe çocuklar vardı”.

BİR ADI DA “CEHENNEM ADASI”
Rus’lar tarafından ağır suçluların konulduğu ada, Birinci Dünya Savaşı sırasında, Prens Oldenburg‘un talimatıyla esir kampına dönüştürüldü. Azerbaycan’ın başkenti Bakü’nün karşısında Hazar Denizi’nde bulunan Nargin Adası, yaklaşık 900 dekarlık yüz ölçümüyle bölgenin en büyük adası. Su kaynağı ve bitki örtüsü bulunmayan, yılanlarıyla ünlenen ada, bu nedenle tarihte Yılan Adası olarak anıldı. Rus’ların uzun yıllar hapishane olarak kullandığı Nargin Adası, içinde bulundurduğu azılı esirler ve zehirli yılanlarıyla ‘cehennem ada‘ olarak da adlandırılıyordu.
Tarihten ders almak, insanoğlunun en başta gelen ödevlerinden birisiolmalı. Böyle büyük acıları tekrar yaşamamak dileğiyle…
Yazıyı Ruhi Su‘nun Sarıkamış üzerine yazdığı türkü ile sonlandıralım:

Oltu’dan girdik de Sarıkamış’a
Akıl ermez orda yatan üleşe
Askeri kırdıran Enveri Paşa
Kitlendi kapılar, mekan ağladı
Yüzbaşılar, Yüzbaşılar
Tabur tabura karşılar
Yağmur yağıp gün değişin
Yatan şehitler ışılar
İbrişimin kozaları
Battın avşar kazaları
Sarıkamış’ta kırıldı
Gonca gülün tazeleri

Kaynak: haberturk, yenisafak

Üzeyir KADIOĞLU

Sizden sonraki yorumları takip etmek için RSS kullanın. Çekinmeyin...

Benim de söyleyeceklerim var!

izmirLife.com'un herhangi bir kurum, kuruluş vesair "şey" ile alakası yoktur. Hele dergi olan İzmir Life ile hiç alakası yoktur. Birbirimizi tanımayız:)Tamamen bireysel bi'şeydir bu izmirLife.
Yazıların sorumluluğu yazarların kendisine aittir. Bu noktada yazarın o sorumluluğu hissetmesi mühimdir. Yazılara yapılan yorumların sorumluluğu boştadır, isterseniz nüfusunuza geçirebilirsiniz.
İletişmek icabederse "buraya tıklanır" yazan yere tıklanır. buraya tıklanır
hit counters