20, November, 2008

Kedi Bile “Miyav” Dedi…

Kategorilenmemiş kategorisinden bir yazı okuyorsunuz. 2 Yorum var.

Her sabah olduğu gibi bu sabah da evimin kapısından çıkıp arabama binene kadar olan kısa mesafede görebildiğim, tanıdık-tanımadık tüm insanlara “günaydın” diyerek yürümekteydim. Karşılık olarak aldığım ve kendilerine çok acayip bir şeyler söylemişim tarzındaki tepkilere aldırış etmeden, bunu her sabah yapmaktayım.
Sarman
Hatta birkaç hafta önce, tam bizim apartman kapısının önünde aracına binmekte olan orta yaşlardaki, hali vakti, kılığı kıyafeti yerinde olan bir adama –aracının ön camında doktor amblemli çıkartma vardı- yine gülümseyerek ve gözlerinin içine bakarak “günaydın” demiştim. Okumuş-yazmış, eğitimli(?) olduğu her halinden belli olan temiz yüzlü bey, bana acayip acayip baktığında, bir kere daha ve daha yüksek sesle ama yine gülümseyerek “günaydın” deyince; diliyle dişinin arasında ve nesli tükenmekte olan bir hayvana atılan garabet dolu bakışlar eşliğinde, bir “günaydın” diyebilme lütfunda bulunmuştu.

İşte bu sabah da aracımı park ettiğim yere yaklaşırken, önünden geçtiğim, sokağın çöp bidonlarının hemen yanında, okul servisi beklemekte olan, bir lise talebesine “günaydın” dedim. Genç delikanlı, kocaman kocaman açtığı gözleri ve anlamsız bakışlarıyla bana bön bön bakarken, çöp bidonun içinden “miyav” diye bir ses duyuldu.

Sonra içerden, sapsarı ve kocaman tüylü bir sarman çıkıp, gözlerimin ta içine bakarak bir “miyav” daha dedi. Işıl ışıldı gözleri ve yanmış, is olmuştu kümük burnunun sadece bir yanı.

Bir kediye baktım, bir de lise öğrencisi delikanlıya. Gülümsedim her ikisine de bir daha.

Bu yazımı okuyan tüm anne ve babalardan, mesleğine halen devam eden tüm öğretmenlerimiz ve her türlü eğitmenlerimizden gönül dolusu bir ricam var:

Lütfen bugün, yaşlarına bakmaksızın, ulaşabildiğiniz tüm çocuk, öğrenci ve kursiyerlerinize “günaydın” demeyi ve “gülümseme” yi öğretiniz.

İnanınız ki onların; o binlerce matematik denkleminden, vektör hesaplarından, katalizörlerden, organik kimya formüllerinden, tanjanttan, hipotenüsten, endoplazmik retikulumdan, Himalaya Dağları ’nın yüksekliği, Lut Çukuru ‘nun derinliğinden, Mercidabık ‘tan, failatun failatun failundan, simple present tense ile near future tense arasındaki farklardan çok daha fazla işine yarayacak, insan olduklarının farkına vardıracaktır.

N’olursunuz…Lütfen…

Sizden sonraki yorumları takip etmek için RSS kullanın. Çekinmeyin...

Benim de söyleyeceklerim var!

izmirLife.com'un herhangi bir kurum, kuruluş vesair "şey" ile alakası yoktur. Hele dergi olan İzmir Life ile hiç alakası yoktur. Birbirimizi tanımayız:)Tamamen bireysel bi'şeydir bu izmirLife.
Yazıların sorumluluğu yazarların kendisine aittir. Bu noktada yazarın o sorumluluğu hissetmesi mühimdir. Yazılara yapılan yorumların sorumluluğu boştadır, isterseniz nüfusunuza geçirebilirsiniz.
İletişmek icabederse "buraya tıklanır" yazan yere tıklanır. buraya tıklanır
hit counters