Koltukta kucağımda dergiler, elimde çayım, yağmurun sesini dinliyorum dışarda.Hava soğuk.Derginin birinde şehirleri anlatıyor.Her şehirden bir şey sinermiş ruhumuza oradan ayrıldığımızda.Tadı, kokusu, rengi kalırmış bizde.
Kendi hayatımı düşündüm o satırları okuyunca.Yaşadığım şehirleri.Çeşitli sebeplerden birinden diğerine öncekinin hatıralarıyla gitmişim.İz kalmış kimi derin kimi değil.Kiminin kokusu kalmış saçlarımda, kiminin tadı damağımda.
O şehirler…
Üç şehir…
Hayatımda bir iz bırakan şehirler…
Ankara : Gece Sıhhiye Köprüsü üzerinden bakınca sapsarı ışıklarla aydınlanmış şehir, sarı, sıcacık…Fırından yeni çıkmış ekmek tadında, kokusunda…
İstanbul: Haydarpaşa - Kadıköy vapurunun arkasında gördüğüm ışıl ışıl siyah şehir.Balık kokulu, deniz tadında, aşk kokulu şehir…
İzmir: Buğulu şehir…Gece mavi mavi yanan şehir…Kokusunu bana bırakan şehir…Beni çağıran şehir…Öpücük tadında…