Ne Var Ne Yok?

Geçmiş Zaman

Bağlantılar

Flickr'da İzmir

Hidden beauty in Industrial zone...ALACATI - TAŞ EVLERDenize doğru gel gelDev Kozalak :)Özdere - May 2008Özdere - May 2008Özdere - May 200820071021_427_resize
30 Kasım 2007

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ, 5 MİLYAR DOLARLIK YATIRIMIN ÖNÜNÜ AÇTI
Alsancak Limanı’nın arkasından Turan’a kadar uzanan alanı “gökdelen bölgesi” yapacak Yeni Kent Merkezi projesi 7 yıl aradan sonra uygulama aşamasına geldi.
İzmir Liman
Fotoğraf: Koray Taylan

Kamuoyunda “Manhattan Planı” olarak bilinen ve Alsancak Limanı’nın arkasından Turan’a kadar uzanan alanı “gökdelen bölgesi” yapacak Yeni Kent Merkezi planları 7 yıl aradan sonra uygulama aşamasına geldi. İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi, önceki akşamki oturumunda planları onaylayarak, yaklaşık 5 milyar dolarlık yatırımın önünü açmış oldu. Yasaya göre, Valilik, belediye meclis kararına 10 gün içinde itiraz etmezse planlar kesinleşecek ve yatırımcılar belediyelere ruhsat başvurusunda bulunabilecek. Bir aylık askı sürecinde planlara yapılan itirazlar ise yatırımcının ruhsatla ilgili işlerini etkilemeyecek. İtirazlar yine ilgili belediye meclislerinde görüşülüp karara bağlanacak.

(daha fazla…)

30 Kasım 2007

Bu tip enteresan tesadüfleri çok yaşadım ama bu sefer ki çok acı olmakla birlikte, en az bir o kadar da etkileyici. Geçen sene, tam bugün bir yazı* yazmış ve ertesi gün de bu sayfalarda yayınlamıştım. Konu “Atlas Jet Havayolları” firması adına yürütülen bir reklam kampanyası idi. Ve ben yazımın sonunu şu sözlerle bitirmiştim: “Bugüne kadar Türk Hava Yolları dışında bir firma ile iç hatlarda uçmadım hatta düşünmedim bile bunu. Ama ilk yolculuğumda, Atlas Jet’i denemeyi düşünüyorum. Bakalım gerçekten de ikinci oldukları için, birinciliği ne kadar istemekteler.”
Atlas JetBu elim uçak kazasında hayatını kaybeden insanlarımıza rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. Ve sizi tam bir sene önce bugün kaleme aldığım yazımla baş başa bırakıyorum:

(daha fazla…)

30 Kasım 2007

Ege Üniversitesi’nin organize ettiği 2’nci EgeArt Sanat Günleri, 5-9 Aralık tarihlerinde düzenlenecek. Etkinliklere, Türkiye’nin ünlü sanat galerileri de sergileriyle yer alacak.

İzmir’de 5-9 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek 2. EgeArt Sanat Günleri’ne, Türkiye’nin önemli bazı sanat galerileri de katılacak.
EGEART
Organizasyonun yürütme kurulu başkanı Serpil Utku, İstanbul ve Ankara’da, önemli sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapan Galeri Artist, Yurt ve Dünya Sanat Galerisi, Galeri Akdeniz ile Teşvikiye Sanat Galerisi’nin de aralarında olduğu kuruluşların, halen devam eden sergileriyle yer alacağını söyledi.

(daha fazla…)

30 Kasım 2007

Ege ve Dokuz Eylül’de yeni rektör seçilecek. Çünkü ikisinin de görev süresi sekiz ay sonra sona eriyor. Ege’de üç, Dokuz Eylül’de ise dört isim adaylığa soyundu
Rektörlük Yarışı
İzmir’de Ege ve Dokuz Eylül Üniversiteleri’nde rektörlük yarışı erken başladı. Daha şimdiden Ege’de üç, DEÜ’nde ise dört kişi aday oldu.
(daha fazla…)

29 Kasım 2007

*Simit yoktur. Gevrek vardir. Cekirdek yoktur. Cigdem vardir

*Sokak numaralarini takip ederek aradiginiz yeri bulamayabilirsiniz.

*Sasirmayin. 206 sokagin hemen paralelindeki sokakta 2510 sokak
tabelasi olabilir.

*Ucakla gelecekseniz Gaziemir’den Karsiyaka’ya gelinceye kadar Izmir
otogarindan Balikesir’e ulasmis olursunuz.

*Bornova’da oturuyorsaniz Manisa’ya gitmek Narlidere’ye gitmekden
daha kisa surer.

(daha fazla…)

29 Kasım 2007

En son tanıttığım “Ölüm Üzerine” adlı kitaptan sonra şöyle içinizi açacak, aydınlatacak herkesin tamam işte diyeceği, kimsenin es geçmeyeceği, içinde bir şeyleri canlandıracağı, uzaklara çok uzaklara gidecekleri bir konu seçtim “AŞK

Aşık Veysel’in dediği gibi; “Güzelliğin on par’etmez bu bendeki aşk olmasa”
AŞK
Ben şimdi buradan aşk ile ilgili ahkam kesecek değilim ama aşk üzerine okunacak kitaplar neler, hangi dergiler de aşk sayısı işlenmiş bunları anlatacağım sizleri.

İlk kitabımız Sel yayınlarından çıkan (ki bu kitabın ilk baskısı Yapı Kredi Yayınlarından çıkmıştı) Alain de Botton‘ un “Aşk üzerine” kitabı. Bu kitapta yüzyılımızı, aşklarımızı, yenilgilerimizi, ihtiraslarımızı tam da “Ah, ben de öyle düşünmüştüm / hissetmiştim / yapmıştım” dediğimiz yerden yakalıyor. İçinde yaşadığımız dünyanın “aşk” diye adlandırdığı şeyin, doğum günü hediyelerinden, hafta sonu kaçamaklarından, yılbaşı partilerini beraber geçirmekten başka bir şey olduğunu düşünenler için harika bir kitap.

(daha fazla…)

29 Kasım 2007

shalimarNasıl başlayacağımı bilemedim. Yazacak kelime bulamadım nedense. Çevremde o kadar çok boşanmış insan var ki. Küçücük bebeleri ile tek başına kalmış bir sürü insan. Kadını ve erkeğiyle yapayalnızlar. Aileleri vardır tabii ama ”eş” daha bir başka sanki. Bana mı öyle geliyor yoksa?

Hayat şartları eskiye nazaran daha iyi. Eğitim koşulları, iş olanakları, maddi imkanlar çok değil on yıl öncesine göre hayal edilemez düzeyde. Herşey daha iyiye gidiyor aile bağları haricinde. Tek ebeveynli o kadar çok çocuk var ki. Üstelik bu durum normal kabul ediliyor artık toplumumuzda.

(daha fazla…)

28 Kasım 2007

Reklamın iyisi kötüsü olmaz denir. Bir yere kadar doğrudur. Nereye kadar doğru olduğunun limitini ise her kişi ya da kurum kendisi belirler. Buradaki belirteç ise kişi ya da kurumların moral ya da soft değerleridir.

Geçtiğimiz pazar gecesi, televizyon ekranlarında müthiş bir reklam-tanıtım olayına şahit olduk. Bu, bilinçli ve programlı yapılmış bir durum muydu, yoksa irticalen mi gelişti, bilemiyorum.

Efendim, ünlü türkücü Mahzun Kırmızıgül, senaryosunu da kendi yazdığı bir film çekmiş. “Beyaz Melek” isimli sinema filmi şu an vizyonda ve oldukça da rağbet görüyor. Ben seyretmedim.
Beyaz Melek

(daha fazla…)

28 Kasım 2007

Gül, Milano’yla yarışan kentin bundan sonra daha fazla gayret göstermesi gerektiğini söyledi

GülEXPO 2015′e evsahipliği yapmak için mücadele eden İzmir’in önceki gün Paris’te Uluslararası Sergiler Bürosu (BIE) Genel Kurulu’nda yaptığı sunuma katılan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bundan sonraki süreçte İzmirliler’in çabalarını artırarak sürdürmesi gerektiğini söyledi. Gül, “Ben yapacağımı yaptım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en üst seviyede desteğini ortaya koydum. Bundan sonra İzmirlilerin gayret sarfetmesi gerek. Onun altını çiziyorum” dedi. Dışişleri Bakanlığı döneminden bu yana İzmir’in EXPO çalışmalarını sahiplenen ve önceki günkü sunumda “Devlet olarak İzmir’in arkasındayız” mesajı veren Gül, dün Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği’nde basın mensuplarıyla sohbet toplantısı düzenledi. Tüm uluslararası görüşmelerde EXPO 2015 konusunu gündeme getirdiklerini söyleyen Gül, “Umut ediyorum ki, Mart ayında yapılacak seçimlerde İzmir ve Türkiye bu işi kazanır. Uluslararası şirketler, buna göre İzmir’i öncelikli yatırım merkezi haline getirecektir” diye konuştu. Ayrıca, önceki gece Türkiye Büyükelçiliği’nde İzmir’in onuruna verilen resepsiyonda basınla ayaküstü sohbet eden Cumhurbaşkanı, İzmir’in EXPO 2015′e baş koyduğunu dile getirerek sözlerini daha önce de söylediği bir Kayseri deyişiyle özetledi: “El içinde vasiyet ettik ölmeden olmaz.”

(daha fazla…)

27 Kasım 2007

shalimarAşk hakkında ne düşünüyorum acaba? O kadar çok şey var ki aklıma gelen hangi birini yazsam? Dünya kurulduğundan beri herşey aşk üzerine bina edilmiş. Yeryüzünde medeniyetler gelmiş geçmiş, insanoğlu gün be gün her alanda ilerlemiş. Oturduğu evden üzerindeki elbiseye kullandığı binekten cebindeki paraya kadar herşey değişmiş ama duyguları aynı kalmış. İlk insan aşık olduğunda neler hissettiyse günümüzün insanı da aynı şeyi hissetmiş ve hissediyor.

O ilk bakış ilk yanyana geliş ilk konuşma hep aynı. Sevdiğine dün yazdığı nameden bugün yolladığı e-maile kadar değişen birşey yok, aynı kelimelerle ifade edilmiş duygular. Sevmek aynı, kavuşmak aynı, ayrılmak aynı. Ayrılıkta dibe vurup kahrolmak da. Fark kişilerin davranışlarında galiba. Hele ki aşkın sonu hüsran ise insanlar çok şey yapabiliyor. Ayrılma anı insanın tam anlamıyla karakterinin ortaya çıktığı bir an aslında. Ya acısını içine gömüp hayatına devam ediyor ya da öfkesinin ve gururunun kurbanı oluyor. Eğitimin rafa kalktığı aile terbiyesinin bir kenara konduğu bir savaş başlıyor. Maskeler iniyor, silahlar kuşanıyor. Bu savaşın galibi yok. Karşı taraf indirilen her darbe aslında kişinin kendine. İki kişi yok oluyor o meydanda. Ya benimsin ya kara toprağın hesabı sanırım. Etrafta bol miktarda örneklerini görüyoruz. Yazım ayrılık üzerine bir denemeye dönüşüyor gibi, olsun devam edeyim benim de sözüm olsun bu konuda.


Fotoğraf: Meliha Şen

(daha fazla…)

27 Kasım 2007

İzmir’de önceki gece “dur” ihtarına uymayınca polisin açtığı ateşle ensesinden vurulan ve derin komaya giren Baran Tursun (20), yaşam destek ünitesine bağlı olarak yaşatılırken, İçişleri Bakanlığı olaya el koydu. Bakanlık olayla ilgili soruşturma yapmak üzere iki müfettiş görevlendirdi. Müfettişlerin, Tursun’u vurduğu iddia edilen ve tutuklanan polis memuru O.A. ile yanındaki polis memuru V.A’nın ifadesine başvuracağı ve konuyla ilgili toplanan delilleri inceleyeceği belirtildi. Müfettişlerin ayrıca polis yetkilileri ile Tursun’un ailesi ve olay sırasında yanında olan arkadaşları Emre Ökçelik (20) ve Atilla Doğan’ı (20) da dinleyeceği kaydedildi.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay da, “Hatası olan biri varsa cezasını görür” dedi. Öte yandan Baba Mehmet Tursun ise, “Gerekirse tüm servetimi harcayacağım ama bu işin peşini bırakmayacağım” diye konuştu.

“Dur” ihtarına uymadı ensesinden vuruldu
(daha fazla…)

27 Kasım 2007

EXPO için Paris’teki BIE Genel Kurulu’nda başarılı bir sunum yaptık. Kocaoğlu, Hotamışlıgil, Levi ve Gül kentin avantajlarını anlattı.

İzmir, dün EXPO 2015 adaylığı kapsamında Paris’te Uluslararası Sergiler Bürosu (BIE) Genel Kurulu’nda başarılı bir sunum yaptı. Aralık 2006 ve Haziran 2007′de yaptığı ilk iki sunumdan bu defa daha başarılı bir perfonmans gösteren İzmir, rakibi Milano’nun da önüne geçti. İzmir, EXPO için seçtiği “Herkes için sağlık” teması ve gerçekleştireceği projeleri, “Gezegende herkesin doyurulması, yaşam için enerji” temasını seçen Milano’ya göre daha sade ve daha anlaşılır şekilde ortaya koydu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, dünyada şişmanlık genini bulan Dr. Gökhan Hotamışlıgil ve Fransız yazar Marc Levy’nin de birer konuşma yaparak İzmir’e destek istediği sunumun sonunda Türkiye’nin dizili domino taşlarıyla gerçekleştirdiği görsel sunum da delegeler üzerinde olumlu etki bıraktı.

Milano ise, Cumhurbaşkanı Gül’ün gelerek “İzmir’in arkasında devlet bulunuyor” mesajıyla desteklediği İzmir’in karşısına İtalya Başbakanı Romana Prodi’yi çıkardı. Dans gösterileri ve görsel şovlar ağırlıkta olduğu Milano’nun sonunda Başbakan Prodi ve tüm İtalyan ekibi sahneye çıkıp, çocuk ve gençleri aynı yere toplayıp birlikte şarkı söyledi. En sonunda da Milano Belediye Başkanı Bayan Letizia Moratti’nin de yaşgününü, bir pastayla kutlayıp mum üfletildi. Ancak, genel kurul salonunda oluşan hava İzmir’in sunumuyla daha önplana çıktığı şeklindeydi.

(daha fazla…)

26 Kasım 2007

Hani diyordu ya Şair: “Dört nala gelip Uzak Asya’dan Akdeniz’e; bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim.” İşte o Uzak Asya ile Akdeniz’e uzanan kısrak başının en uç burun noktası, güzel İzmir’i iç içe harman eden çok enteresan bir yer Kımız Çiftliği ya da nam-ı diğer Kazak Vadisi.

İzmir’e sadece yarım saat mesafede. İzmir-Ankara yolundan devam ederken Kemalpaşa ayrımından sağa kıvrılıyor ve bu şirin Batı Anadolu ilçesini de Torbalı-Selçuk istikametine doğru geçtikten yaklaşık dört kilometre sonra, yine sağdaki toprak yoldan sekiz yüz metre daha içeri girip Kazak Vadisi-Kımız Çiftliği’ne ulaşıyoruz. Bulabilir miyiz, yolu karıştırır mıyız diye hiç endişe etmeyiniz, yol üzerinde bol miktarda tabela-levha mevcut.

Çiftlik; zeytin, çam ve çok çeşitli meyve ağaçlarından oluşan yemyeşil bir ormanın yanı başında hemen. Coğrafi konumu itibarıyla, Nif Dağı’nın eteklerinde yerleşik.

(daha fazla…)

26 Kasım 2007

shalimarCamdan dışarısını seyrediyorum. Yağmurlu bir hava. Böyle havalarda deniz harika görünüyor nedense. Koltuğumda hem manzarayı seyrediyorum hem de çayımı içiyorum. Çay servisimi hazırlarken dantel örtüsünü de serdim tepsiye her zamanki gibi. Göz zevkim için.

Gündelik hayatın temposu hem hızlı hem de yorucu. Hayatımız koşturmaca içinde geçip gidiyor. Yapılacak iş çok zaman yok. Evlerimizde ve işyerlerimizde son model teknolojik cihazlarımız var. Amaçları hayatımızı kolaylaştırmak ve bizlere sevdiklerimizle geçirecek daha fazla zaman bırakmak. İşten gelince çamaşırı bulaşığı makinada yıkıyoruz, yemeği onbeş dakikada son model tencerede pişiriyoruz. Yine de annelerimizin zamanındaki mutluluğu bulamıyoruz niyeyse. Ki o zamanlar ne makina varmış ne de böyle koca koca marketler. Bütün gün ev işiyle uğraşır, saatlerce mutfakta yemek pişirirlermiş. Çarşafları, çocukların kıyafetlerini genellikle kendileri hazırlarlarmış. Ne işleri ne de gezmeleri yarım kalırmış. Üstüne üstlük hertürlü kışlık erzak da evde hazırlanırmış o zaman. Çalışan hanımlarımız da aynı tempodaymış, annemden biliyorum. Şimdi de ben çalışıyorum, herşeyimi hazır alıyorum. Beceriksizim ama para bende. Market rafları benim için hazırlanmış ürünlerle dolu. Kendi elimle yaptıklarım iki kavanoz reçelden bir bidon turşudan öteye gidemiyor. Kızım o kadarına bile bayılıyor. Dantellerim bile hazır. Almışım vaktiyle, şimdi keyifle kullanıyorum. Nasıl bir emek, nasıl bir göz nuru ama bayılıyorum hepsine de. Asıl hoşuma giden verilen emek aslında. Bir dantel örtü bana ”hayatın kendisi” gibi geliyor artık. İlmek ilmek örülmüş, zincir zincir çekilmiş ümitler var o örtüde. Sabır var, sükunet var, dinginlik var, huzur var, aşk var. Psikolog nedir bilmeyen kadının tığıyla paylaştığı dertleri var belki de, kimbilir.

(daha fazla…)

25 Kasım 2007

Mekan: Ooze Venue
Tarih: 29 Kasım Perşembe, 22:00
Biletler 28,50 / indirimlisi 23,50
18 yaş sınırı var malesef. İçeri kamera sokabilirsem isteyenlere bi cd gönderebilirim:)
şaka len şaka:)
www.kirac.net

Next Page

Ara ki bulasın!

     

Sayfalar

Son Yazılar

Ne diyolar?

E-posta Grubu

izmirLife.com e-posta grubuna kayıt için...
E-posta:

ANKET

AKP n'olsun?
Sonuclar

Kapat
E-posta ile paylaş